• Sünnet-i Seniyyenin Önemi-2

    İkinci Mes’ele: Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Hakîm’de:   ferman eder. Rivayât-ı sahiha ile Hazret-i Âişe-i Sıddîka (R.A.) gibi sahabe-i güzin, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tarif ettikleri zaman “Hulukuhu’l-Kur’ân” diye tarif ediyorlardı. Yâni: “Kur’ân’ın beyân ettiği mehâsin-i ahlâkın misali, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dır. Ve o mehâsini en ziyâde imtisal eden ve fıtraten o mehâsin üstünde yaratılan odur.” İşte böyle bir zâtın ef’al, ahvâl, akvâl […]

    Sünnet-i Seniyyenin Önemi-2
  • Kuran Bize Yeter

    Yeter Kaşımaktan hiç bıkmadılar, temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. Bu bir Hristiyanlaştırma projesidir, masumane bir başlık bulmuşlar ne var bunda doğru değilmi diye masum Müslümanları kandırmaya çalışıyorlar (Çetin Kılıç)

    Kuran Bize Yeter
  • Vahdetül Vücut

    “Lâ mevcude illa hu” (Ondan başka mevcut yoktur.) diyerek, varlığın ancak Allah’a mahsus olduğunu esas alan ve mahlukatın varlığını kabul etmeyen bir tasavvuf ekolüdür. Ekolun kurucusu Muhyiddin-i Arabî Hazretleridir.(Çetin KILIÇ)

    Vahdetül Vücut
  • Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

    Bunun en büyük nedeni: İnsanların; ‘bildiklerini”, tekrar öğrenmeye ihtiyaç hissetmemesidir. Bunu gereksiz bulmaları; hattâ, bunu saçma ve gereksiz bir vakit kaybı olarak görmeleridir (Ayhan Küflüoğlu)

    Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular
  • Emanet

    Birisine koruması için bırakılan şeyin korunmaması da hıyanet oluyor. Allah’ın kendi yolunda kullanması için verdiği vücut ve azaları nefsinin arzu ettiği gibi harcamak da hıyanet oluyor. (Çetin Kılıç)

    Emanet
  • Sünnet-i Seniyyenin Önemi-1

    Soru: Sünnet-i Seniyye Risalesi olan 11. Lem’anın 11. Nüktesini açıklayabilir misiniz? Cevap: Üstad bu Nükte’yi 3 Mesele olarak incelemiş: BİRİNCİ MESELE: Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Sünnet-i Seniyyesinin menbaı üçtür: akvâli, ef’âli, ahvâlidir. Bu üç kısım dahi üç kısımdır: ferâiz, nevâfil, âdât-ı hasenesidir. [ Hadis kitapları sünneti 4 sınıf olarak ele alırlar. Burada Üstad 4. Kısmı zikretmemiş. Ona takrîrî sünnet deniliyor. […]

    Sünnet-i Seniyyenin Önemi-1
  • Kul Hakkı

    Sâlih amel ise, maddî ve manevî hukuk-u ibada tecavüz etmemekle, hukukullahı da bihakkın îfa etmekten ibarettir. Şirkten sonra günahların en büyüğü kul hakkına tecavüz etmektir.

    Kul Hakkı
  • Temaşanın Tarifi

    İnsanlar, ana hatlarıyla bile olsa, bu güzel tabloyu seyretmekten ulvî bir zevk alır ve tefekkür sevabına nail olurlar. Bu tefekkür, insanlarla, meleklerin ve ruhanîlerin müşterek yanlarıdır. (Çetin Kılıç)

    Temaşanın Tarifi
  • Tabiat Nedir? İlah Diyenler Var

    Bazı güruh, kanun ve kuvvetlere sığınarak, çekim kanununu, suyun kaldırma kuvvetini tabiata vermişler. Oysa bunlar Allah’ın şeriatıdır, Allah nasıl şeriatında göz nereye bakacak? mide ne yiyecek? diye kanun kural koyduysa, büyük insan teşmil edilen aleme de böyle kanun ve kurallar koymuştur. (Çetin KILIÇ)

    Tabiat Nedir? İlah Diyenler Var
  • Yaratma Delili

    Allah her şeyi yoktan var ediyor, daima tazelendiriyor ve her şeye münasip bir vücut giydiriyor. Kediye yapacağı vazifeye uygun vücut verirken, ağaca, aslana, insana en münasip vücudu bahşetmiştir. (Çetin KILIÇ)

    Yaratma Delili

Son Yazılar

Sünnet-i Seniyyenin Önemi-2

Sünnet-i Seniyyenin Önemi-2

İkinci Mes’ele: Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Hakîm’de:   ferman eder. Rivayât-ı sahiha ile Hazret-i Âişe-i Sıddîka (R.A.) gibi sahabe-i güzin, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ı tarif ettikleri zaman “Hulukuhu’l-Kur’ân” diye tarif ediyorlardı. Yâni: “Kur’ân’ın beyân ettiği mehâsin-i ahlâkın misali, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dır. Ve o mehâsini en ziyâde imtisal eden ve fıtraten o mehâsin üstünde yaratılan odur.” İşte böyle bir zâtın ef’al, ahvâl, akvâl […]

Devamını oku ›
Kuran Bize Yeter

Kuran Bize Yeter

Yeter Kaşımaktan hiç bıkmadılar, temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtıp önümüze koyuyorlar. Bu bir Hristiyanlaştırma projesidir, masumane bir başlık bulmuşlar ne var bunda doğru değilmi diye masum Müslümanları kandırmaya çalışıyorlar (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›
Vahdetül Vücut

Vahdetül Vücut

“Lâ mevcude illa hu” (Ondan başka mevcut yoktur.) diyerek, varlığın ancak Allah’a mahsus olduğunu esas alan ve mahlukatın varlığını kabul etmeyen bir tasavvuf ekolüdür. Ekolun kurucusu Muhyiddin-i Arabî Hazretleridir.(Çetin KILIÇ)

Devamını oku ›
Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

Doğru bildiğimiz Yanlışlar ve Eksik bildiğimiz Doğrular

Bunun en büyük nedeni: İnsanların; ‘bildiklerini”, tekrar öğrenmeye ihtiyaç hissetmemesidir. Bunu gereksiz bulmaları; hattâ, bunu saçma ve gereksiz bir vakit kaybı olarak görmeleridir (Ayhan Küflüoğlu)

Devamını oku ›
Emanet

Emanet

Birisine koruması için bırakılan şeyin korunmaması da hıyanet oluyor. Allah’ın kendi yolunda kullanması için verdiği vücut ve azaları nefsinin arzu ettiği gibi harcamak da hıyanet oluyor. (Çetin Kılıç)

Devamını oku ›