350.000 Tefsir

Her şey bizim malumatımıza münhasrı olamadığı.. bizim 350 bin tefsiri isim isim bilmememiz olmadığı manasına gelmemektedir. Binaenaleyh Asa-yı Musa üçüncü meselede Üstad  Bediüzzaman Hazretlerine gençlerin 40-50 sene sonra ki ahvalleri görünmesini misal alacak olursak levh-i mahfuzun açılıp 350.000 tefsirin o zamana dek kaleme alınmış olması mutemeldir. 

Kur’ân ile direkt ilgisi olmayan, ilimlerin de Kur’ân ilmi saydığı anlaşılmaktadır. Dolaylı da olsa Kur’ân’ın tıp, astronomi, matematik, fizik, kimya, coğrafya, biyoloji, jeoloji, Botanik, Embriyoloji gibi fen ilimleri, Ruhiyat (psikoloji), içtimaiyat (sosyoloji), talim-terbiye (eğitim), edebiyat, dil, folklor gibi sosyal ilimler olarak ele alınmalı ve günümüzde Kur’anda astronomiden bahseden ayetler üzerine bir çalışma yapılsa bu mana-i ismiyle de olsa mana-i harfi ile de olsa bu bir nevi o ayatın tefsiri hükmündedir. Bir şey mana-i ismi ile deolsa bizim nazarımız Harfi ile olsa onu Mana-i harfi ile görmemiz sebebiyle o bir tefsir sayılabilmektedir.
Bu ilimler, Kur’ânî oldukları halde, her ne kadar, direkt Kur’ân ilimlerinden sayılmamışsa da, Kur’ân ilmi muhtevasındadırlar. Binaenaleyh Mana-i Harfi nazarıyla değerlendirmelere göre Müslümanların yazdığı kelâm, fıkıh, tasavvuf, ahlâk, edebiyat, dil, siyer, tarih, psikoloji (ruhiyat), pedagoji, eğitim, sosyoloji (içtimaiyat) coğrafya, tıp, astronomi, fizik, kimya, biyoloji, ilm-i hayvanat (zooloji) vs. bütün mânevî, fen ve sosyal ilimleri tefsir kabul etmektedir.
Bu sebeple Dirayet ve Rivayet tefsiri kabilinden bakacak olursan hepsi Rivayet tefsiri kabilinden 350.000 tefsir olarak değil Bu nazarla bakılacak olursa Dirayet tefsiri kabilinden derlendirme yapsak yanlış olmaz.
Muhammed Numan ÖZEL
www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin