“Ahlaksız Sanat” ve “Dinsiz Bilim” Olur Mu?

Seminer Duyurusu:

Risale-i Nur’u İnsanlığa Mal Etme Çabası: İzah Çalışmaları (1.Bölüm)

(Risale-i Nur Eğitim Programı Ek Bölümler-3)

Tarih/Saat: 22 Haziran 2019 Cumartesi 15.00-17.00

Adres: KorkutReis Mah. Cihan Sok. 11/1 Sıhhiye/ANKARA (Enerji-Sa karşısındaki Sürmeli Otelin karşı çaprazı)

Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı’mızın ek bölümleri içine alınan ve “Risale-i Nur’u İnsanlığa Mal Etme Çabası: İzah Çalışmaları” isimli kitapla aynı içeriğe sahip olan bölümlerin, eğitim programının bir parçası olarak görsel destekli seminerlerle sunulması planlanmıştır. Seminer sunumlarının gerçekleşmesi beklenmeden yayına almayı uygun gördüğümüz aynı isimli görsel/interaktif kitabın içeriği, yaklaşık 7 saatlik bir sunumla 3-4 seminer ile sunulacak ve inşallah yukarıda adresi verilen oynatma listesine videoları eklenecektir. Kitabın aşağıda adresi verilen sayfasına giderek seminer programı hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz:

https://risaleinuregitimprogrami.com/risale-i-nuru-insanliga-mal-etme-cabasi-izah-calismalari

“Ahlaksız Sanat” ve “Dinsiz Bilim” Olur Mu?

 “Ahlaksız sanat”? “İslamî sanat”?

“Dinsiz bilim”? “İslamî bilim”?

Böyle ayrımlar ve tabirler uygun mudur acaba?

Sanat bir alettir, nasıl kullanırsanız öyle anlamını bulur.

Bıçak gibi… İnsan öldürmek için de, güzel yemekler yapmak için de kullanılabildiği gibi…

Veya içine girdiği kabın şeklini alan ve yönünü nereye çevirirseniz oraya giden su gibi…

Hem elmayla armudu (hatta elmayla cep telefonunu) kıyaslamak gibi din-sanat kıyası (sanki aynı kategoridelermiş gibi) pek uygun düşmüyor.

Birinin hedefi rehberlikse, diğerinin estetik ürünler ortaya koymaktır.

Siz ise bu estetik aracı ne yönde ve maksatta kullanırsanız içindeki mana ona göre şekillenir.

Örneğin bir sanatçı hassasiyeti ile hazırlamış olduğumuz Risale-i Nur eğitim programlarımızın müzikli fragmanları (tanıtım videoları) ve görsel destekli sunumları elbette sanat boyutu olan bir iştir ve dinin temel maksadına hizmetkârdır.

Evet, sanat bir alettir… Din ise bir rehberdir…

Bir de şunu ifade etmek gerek: Birileri sanatı (veya bilimi) ahlaksızlığa veya dinsizliğe alet olarak kullanırsa, sanatın (veya bilimin) ne suçu var?

“Katil bıçak” gibi bir tabir ne kadar abesse, bizce “ahlaksız sanat” veya “dinsiz bilim” ya da “İslâmî bilim” veya “İslâmî sanat” tabirleri o derece uygunsuz düşüyor.

Sanat ve bilim değil, o aletleri kullanan insanlar (veya o sanat veya bilim yaklaşımı ve yorumu) ahlaksız veya dinsiz oluyor.

Tabi bu tabirler “İslâm’a uygun bilim ve sanat” manasıyla bir derece maksadı ifade edebilir.

Yine de uygun düşmüyorlar…

Bir son not: Öncelikle bu son notta kısaca temas edilen meselenin en detaylı şekilde işlendiği kaynak yazımızın adresini aşağıya alalım:

https://risaleinuregitimprogrami.com/2018/06/27/mesru-demokrasi-ruhu-seriattandir-hayati-da-ondandir/

Sanat ve bilim için söz konusu olan aynı hakikat ve onlar için kullanılan aynı mantıkî çıkarım metodu, demokrasi için de aynen geçerli ve uygundur. Demokrasi de yalnızca bir yönetim şeklidir. Bir sistemdir, bir yönetim aracıdır, alettir. Şeriat ve İslâm kaidelerinin hâkim kılındığı bir demokrasi de gayet rahatlıkla olabilir ve olur. Şu an itibariyle bu kaidelerin uygulanmaması demokrasiyi kötü yapmaz. Demokrasi kullanışlı bir alet gibidir. Nasıl kullanırsanız öyle anlam kazanır. Televizyon gibi. İyi-kötü programlar seyretmek sizin iradenizdedir. Veya bıçak gibi. Yemek yapmak için de öldürmek için de kullanabilirsiniz. Tercih tamamen size ait. İnsanlığın şu an itibariyle ulaştığı en ileri yönetim sistemine suçu atmak ve kötülükleri ve şeriata zıt işleri ondan bilmek ise acizlik ve muhakemesizliktir.

Demokrasiye küfür rejimi demek, çok önemli bir kategori hatası yapmaktır. Ve televizyondaki bir programda inkâr sözleri işittiğinizde, televizyona küfür aleti veya kâfir demekten farksızdır. Çünkü nasıl ki televizyon bir cihazdır ve cihazların dinî inançları olmaz. Hangi programı yüklerseniz onu gösterirler. Aynen bunun gibi, demokrasi de bir yönetim sistemidir. Yönetim sistemlerinin dinleri olmaz. Küfre girmez, imandan çıkmazlar. Hangi temel kaideleri yüklerseniz ve nasıl uygulamalarda bulunursanız, (âdeta kabın şeklini alan su gibi) ona göre şekil alırlar.

Ediz Sözüer

Sende yorum yazabilirsin