Aile İçi Sohbet Ve Önemi

Üstad Bediüzzaman (r.a.) Hz.’lerinin veciz bir ifadesi ile konumuza başlayalım;

Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir. / Risale-i Nur 

Sohbetler hayatımızda önemli bir yere sahiptir, bazı sohbetler olur ki hayatımızda dönüm noktası oluşturur; sohbet öncesi bambaşka biri, sohbet sonrası bambaşka bir insan oluruz.

Konumuz aile içi sohbet etkinliği; Ailevi bağlarımızın güçlenmesi ve ailede huzuru sağlayabilmek için, aile içi sohbet etkinliği adı altında tüm ailenin sık sık toplanıp sohbet yapması, ailevi sorunların ortaya konulması, dini sohbetler düzenlenmesi, ailemizin mutluluğu ve saadeti için büyük önem taşır. Sohbetlerin aile bireylerine en huzur vereni ve en geliştirici olanı, şüphesiz ki aile içi sohbetlerden geçiyor. Aile sohbetleri özellikle çocuklar üzerinde olumlu etkiler bırakır. 

Çünkü eğitim ilk önce aileden başlar.

Çocukların kalpleri saf ve temizdir. “Ağaç yaş iken eğilir” atasözü misali ile çocuk kalbi adeta temiz bir toprak gibidir, o toprağa ne ekersen onun mahsulünü alırsın. Çocuğun o temiz kalbine Kur’an tohumları ekersek Allah’ın hidayetiyle mahsul yine Kur’an olacaktır. 

Evimizde belirli günlerde oluşturacağımız normal ve dini küçük bir sohbet halkası, çocuklarımız üzerinde tüm hayatı boyunca ona başarı sağlayacak etkiler bırakabilir. Evde yapacağımız aile sohbetleri, çocuklarımıza dinleme, anlama ve konuşma kabiliyetini ve en önemlisi dini yönden gelişme eğiliminin artmasına vesile olur. Örneğin, aile sohbetlerinde çocuğun dinlenmesi, ona söz hakkı verilmesi, çocuğun kendisine olan öz güveninin artmasına vesile olur ve toplum içinde kendini rahatlıkla ifade eden bir birey olur. Eğer durum tam tersi olursa, çocuk toplum içinde içine kapanık ve kendini ifade edemeyen bir birey olabilir. İşte bu sebepledir ki aile içi sohbet, özellikle çocuklarımız için çok önemlidir. Bu sohbetler, çocuğa gelecek hayatında, okulda ve sosyal hayatında daha anlayışlı ve daha başarılı olmasını sağlar. Sorunlara kaba kuvvet ile değil, sakin bir üslup ve güzel bir lisan ile karşısındaki insanla anlaşma yolu ile sorunu karara bağlamayı öğretir. İşte buna benzer birçok etkinliğin temeli aileden başlar.

Çocuklarımıza eğitim vermek onu güzel ahlak ile yetiştirmek dinimizin emridir. Çünkü dinimiz ilk önce aileden başlamamızı emreder. Rabbimiz buyurur ki,

Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” / Tahrim Suresi 6

Allah’ın emri gereği ailemize sahip çıkmalıyız, ailemizde huzuru sağlamalıyız ve ailemize dini vecibeleri anlatmakla mükellef olduğumuzu unutmamalıyız.

Günümüzde aile içi sohbet etkinliğini engelleyecek birçok unsur mevcuttur.

Evimizde bulunan teknolojik cihazlarda aile kurumunu olumsuz etkileyebilir, örneğin televizyon, bilgisayar, cep telefonu ve buna benzer teknolojik cihazlara bağımlı kalmak, aile içi kurumunu olumsuz etkileyebilmektedir. Günümüzde şahit oluyoruz ki, ailede her odada televizyon olabiliyor, anne dizi izler, baba maç ve haber, çocuk ise ya bilgisayar başında oyun yâda odasında televizyon varsa onunla meşgul olur. Kısacası aynı çatı altında herkes birbirinden habersiz ve bağımsız, hal böyle olunca kavgalar, aile içi huzursuzluk, anlaşamama, birbiriyle iletişim kuramama gibi problemler yaşanmaktadır ve böylece aile kurumu harap olup gitmektedir. Bu tür sorunların yaşanmaması için, sohbet etkinliğini ailemizden eksik etmememiz gerekir, Çünkü sohbet; ailemizin saadeti için çok önemli olmakla birlikte, toplum içinde çok önemlidir. Her aile her gün azda olsa bir miktar zamanını aile saadeti için manevi eğitime yani sohbete yer vermelidir. Azda olsa devamlı yapılan aile dersleri, bizim ve çocuklarımızın hayatında olumlu neticeler verir. Örneğin güzel ahlakı, terbiyeyi, sevgi ve saygıyı en önemlisi dinini, çocuk ailesinden öğrenir. Çocuklarımıza dinini ve güzel ahlakı öğretmek anne – babalar olarak boynumuzun borcudur.

Efendimiz (a.s.m.) buyur ki;

Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakamaz / Tirmizî, “Birr”, 33

Çocuklarımıza güzel terbiye ve ahlak vermekle yükümlüyüz ve bunun ilk kaynağı ailedir. Geleceğin huzurlu dünyası için eğitimde aile içi sohbete çok önem vermeliyiz. Çünkü mutluluk ailede başlar, aile mutlu olunca toplumda mutlu olur.

Üstad Bediüzzaman (r.a.); Aileyi dünyanın küçük bir cenneti diye tarif eder.

Hem her insanın küçük bir dünyası, belki küçük bir cenneti dahi kendi hanesidir. Eğer iman-ı âhiret o hanenin saadetinde hükmetmezse, o aile efradı, herbiri şefkat ve muhabbet ve alâkadarlığı derecesinde elîm endişeler ve azaplar çeker. O cenneti, cehenneme döner veyahut muvakkat eğlenceler ve sefahetlerle aklını tenvim edip uyutur.  / Risale-i Nur / İman Ve Küfür Muvazeneleri  

Yani insanın küçük bir dünyası ve küçük bir cenneti kendi evidir. Eğer ahiret inancı evimizin saadetine hükmetmezse, aile bireylerinden her biri şefkatten ve muhabbetten uzak acı endişeler ve azap çekerler ve dünyadaki küçük cenneti dahi cehenneme döner veya geçici zevkler ve eğlenceler ile aklını uyutup kendini tatmin eder. 

Çocukluk yıllarımda unutamadığım bir anımı özetlemek istiyorum; Televizyonun hayatımızda olmadığı zamanlarda, büyüklerimiz bizlerle oturur sohbet halkası oluşturur ve bize ömrümüz boyunca unutamadığımız sohbetler, nasihatler ve hikâyeler anlatırlardı, büyüdükçe o yapılan sohbetlerin çok faydası olduğunu şimdi çok iyi anlıyorum. Bu anlattıklarım hemen hemen çoğumuzun hayatında yaşanmıştır.

Bunu şimdide hayatınıza uygulayabilirsiniz. Mesela evinizde bulunan televizyon, bilgisayar gibi cihazları kapatın ve aile efradınızla sohbet çemberi oluşturup sohbetler yapın, çocuklarınıza anılarınızı anlatın, dini sohbet yapın, onlara hikâyeler anlatın, inanın çok faydasını göreceksiniz ve ailenize mutluluk katacaktır. 

Kısacası teknolojinin getirdiği uğraşlar yüzünden ailemizi ihmal etmeyelim. Hayatımızı planlı bir şekilde de sürdürmek mümkündür ve bu planlar arasında ailemize en büyük payı vermeliyiz. Aile içi dini sohbet yapmanın önemini acizane anlatmaya çalıştım, sözü fazla uzatmadan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (a.s.m.) bir hadisi ile yazıma son vermek istiyorum.

Bir mecliste oturup orada Allah’ı zikretmeyen ve Peygamberlerine salavat getirmeyen bir topluluk, mutlaka Allah tarafından bu kusurlarından dolayı pişmanlığa uğratılır. Allah dilerse onlara azab eder, dilerse onları bağışlar. / Tirmizi

Mehmet Kazar

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin