Akıllı Tasarım, Tesadüf ve Maddî Sebepler (Tabiat Risalesi Açılımları-4)

Önemli Bilgilendirme: Tabiat Risalesi Açılımları, görsel destekli ve akademik nitelikli “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nın “İman Hazinesinin Varlığını Delillerle İspatlamak” isimli ikinci ana bölümünün 1. Hakikat’i olup, “Allah’a İman” hakikatinin mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır. Derslerimizde sunulan hakikatlerin tam olarak hissedilerek pekiştirilmesi için yazımızın sonundaki görsel destekli ders videosunu da izlemenizi tavsiye ediyoruz. Eğitim programının önceki derslerine sayfanın sonundaki “Etiketler” bölümünden ismimize tıklayarak ulaşabilirsiniz

Etrafımızdaki eşyanın işleyişini, tabiatçı düşüncenin iddialarını ve eserde ileri sürülen delilleri zihnimizde daha net kavrayabilmek için temel kavramları ele aldık ve bu meşhur “tabiat, tesadüf, sebepler ve kanunlar” denen şeyler gerçekte neymiş, ne değilmiş incelemeye devam ediyoruz.

Akıllı Tasarım

Şimdi temel kavramlara geri dönüyoruz. Madem önceki yazımızda bahsi geçti, “akıllı tasarım” kavramı üzerinde de duralım. Bir yaratıcının meydana getirdiği kâinat modelinde akıllı tasarım önemli bir argüman ve kavramdır. Bir nesnenin tasarlanıp tasarlanmadığını nereden bilebiliriz? Tasarım, birden çok parçanın belirlenmiş bir maksada yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmesidir. Bu özelliğe sahip olan her ne ise ona akıllı tasarım deriz, tesadüfî olmaz çünkü. Bu şekilde bakıldığında bir yolcu gemisi, denizde; bir hızlı tren, karada ulaşım maksadına yönelik olarak düzenli biçimde bir araya getirilmiş birçok parçadan oluşan karmaşık tasarımlardır.

Tüm canlılara baktığımızda da bir tasarımın temel özelliklerini aynen ve mükemmelen görüyoruz.

İşte bir kuşun kanatları:

-Uçmak gibi bir gayeye yönelik olarak içi boş hafif kemikler,

-Bu kemikleri hareket ettirecek güçlü göğüs kasları ve

-Havada tutunmayı sağlayan tüyler,

-Aerodinamik yani planlanan şekilde hareketini hava içerisinde devam ettirebilen kanatlar ve

-Yüksek enerji ihtiyacını karşılayacak metabolizma.

Kuşların göçlerini biliyorsunuz. Nasıl uzak mesafelerde gidiyorlar, hiç yakıt ikmali yapmadan, yemeden, içmeden sürekli havada bulunuyorlar. Neresinden bakarsanız bakın, bu sistemin bir tasarım ürünü olduğunu kabul etmek, en mantıklı olandır bizce. Bizim kanaatimiz budur.

Tasarım ise, bir tasarımcıyı arattırır. Ayrıca, tasarımcı olarak kabul edilecek kim veya ne ise, onun o tasarımı yapabilecek özelliklere sahip olması beklenir. Yoksa ciddiye alınmaz iddianız. “Ben yaptım bu resmi!” diye iddia etseniz, gelecek ilk soru şudur: “Resim kabiliyetiniz var mı?” Eğer kabiliyetiniz yoksa, iddianız manasız bir sözden ibaret kalır.

Bir tasarım oluşturmak için ise ilim, irade, kudret üçlüsü lâzımdır. Yani nasıl yapacağını bilecek, yapmayı tercih edecek ve bunu gerçekleştirecek güce sahip olacak.

Tesadüf ve Maddî Sebepler

Şimdi eşyanın varoluşu, kendilerine dayandırılmaya çalışılan maddî sebepler ve tesadüf kavramlarının sahip oldukları temel özelliklere bakalım. Meşhur “tesadüf”ümüz, en az tabiat kadar şöhret sahibi bir kavram. Bu kavramlar yaratıcının yerini almışlar. Kelime anlamına bir bakalım: Rast gelme, rastlantı, hiç hesapta yokken planlanmamış bir olayın gerçekleşmesi.

Yani, tesadüfte önceden plan yok. Bir gaye yok. Dolayısıyla elde edilmesi düşünülen bir fayda da yok. Yani, meşhur tesadüfümüzün iradesi ve şuuru yok. Görerek, bilerek ve birileriyle haberleşerek, bir araya gelerek ortaklaşa iş yapmak gibi özelliklere de sahip değil. Bana bir şey söyleseniz duyarım, elinizi kaldırsanız görürüm. Ama meşhur tesadüfümüz kör, sağır ve cansız. Yani “vah, yazık!” diyeceğiniz kadar aciz. Tıpkı tabiat ve sebepler gibi. Allah’ın her şeyi yaratabileceğine inanmayanlar ve O’na inanmakta zorlananlar; bu aciz sebeplere, tabiata, tesadüfe veriyor. Sanki onlar daha lâyık! Onların yapması daha kolay sanki!

Şimdi öne sürülen maddî sebeplere bakalım. Bunlar su, güneş, rüzgâr, çekim kuvveti, elektromanyetik kuvvet, toprak, sıcaklık, soğukluk gibi şeylerdir. Tüm bu sebeplerin de temel özelliklerine baktığımızda ise şuursuz oldukları, bilerek iş yapma özelliğine sahip olmadıkları, herhangi bir tercihte bulunabilecek iradelerinin olmadığı, karmakarışık, hedefsiz ve cansız oldukları açıkça görülüyor. Hâlbuki ne kadar ilginçtir ki, bu sebeplere bağlı olarak meydana gelen neticelere baktığımızda farklı bir tablo ile karşılaşıyoruz. Düzenli, sanatlı, insanı hayran bırakan tasarım harikası ürünler ortada görülüyor. Hayret! Nasıl oluyor ki bu iş acaba?

Demek yol temel olarak iki görünüyor. Ya eşyanın varoluş ve işleyişini izah etmek için kâinatın içinden bir sebep arayacağız ya da eşyanın haricinde bulunan bir etki edici ve gizli bir işleyicinin varlığına hükmedeceğiz. Tabiat Risalesi’nde, mevcut eşyayı yine kendi içinde izah etmek için üretilmiş alternatif açıklama olan “eşyanın, tabiat ve sebepler tarafından kendi kendine oluşması” için aşılması gereken zorlukların, bu durumda ortaya çıkacak imkânsızlıkların ve akıl dışılıkların teker teker ele alındığını görüyoruz.

Eşyanın sebeplerle, tabiat ile ve kendi kendine oluşmuş olabileceği şeklindeki üç maddenin arasındaki ayrımı iyi yapabilmek için, bir izah daha yapmamız gerekiyor. Çünkü bu üç maddenin zihinlerde karıştığını ve iç içe geçtiğini sıklıkla duyuyoruz. Risale-i Nur’da bazen kavramlara aşina olunduğu düşünülerek, kavram tarifi yapılmadan işe girişilir. Burada da, kavramların genel kullanımının esas alındığını ve inkârcı tezleri ne yönde gelişmişse o şekilde bir taksim yapılmış olduğunu düşünüyoruz. Fakat biz kendimiz, eserdeki kullanım tarzını inceleyerek ve sözlüklerden araştırarak, bu kavramlara detaylı tarifler getirmeye çalıştık. Esasında Tabiat Risalesi’nde her bir maddeye ait çıkarımlara ve verilen misallerin detaylarına dikkat edildiğinde, kavramlar arasındaki ince ayrımlar çok daha açık görünebiliyor ve eserin ilerleyen bölümlerinde çok müthiş kavram tariflerine de rastlıyorsunuz.

Bu kavramların aslında kesiştikleri noktalar da var, fakat temelde ayrı gidiyorlar. Şöyle ki: “Tabiat” kavramından kastedilenin, “bir şeyin veya işin kendi tabiatı gereği öyle olduğunu söylemek” olduğundan bahsetmiştik. Bu da aslında “kendi kendine” maddesiyle kesişiyor. Fakat aynı zamanda tabiat denildiğinde kastedilen, maddî âlemdeki her şey demek. (Taş, toprak, ağaç, dağ vs.) Yani bu durumda da “sebepler” (maddî unsurlar) maddesiyle kesiştiğini görüyoruz. Fakat diğer taraftan, tabiatın maddî unsurlar maddesinden ayrılan yanı, tabiat kanunlarının da tabiat maddesine dâhil olması. Size tavsiyemiz, bu kavramlar arasındaki ince farklılıkları ve tabiat risalesinde dokuz maddede sıralanan delillerdeki çıkarımları daha iyi anlamak için bu üçlü taksimi zihninizde tutup öyle bakmanız. Bunun daha faydalı olacağını düşünüyoruz.

Bu üç kavramın arasındaki farklılığı zihnimizde somutlaştırmamıza yardımcı olacak “uçak misali”ni tekrar ele alalım. Bir uçağın parçalarının uçağı yaptığının iddia edilmesi, “kendi kendine” maddesine, uçağın çevresel faktörlerle yani rüzgâr, güneş, su, toprak gibi dış etkilerle oluşmuş olduğunu ileri sürmek “sebepler” kavramına, uçağın varoluşunu termodinamik kanunu ile açıklamaya çalışmak ise, “tabiat” kavramına benziyor ve ona misaldir.

Fakat dikkat ederseniz şöyle bir temel ayrım daha var: Diğer iki madde, yani “maddî sebepler” ve “kendi kendine oluşum” tamamen somut kavramlar iken; var olan her şeyi ifade etmekte kullanılan “tabiat” kavramı ise, “dış dünyada somut bir gerçekliğinin bulunmamasıyla ve yalnızca maddenin hareket tarzının bir ifadesi olmakla” tamamıyla soyut bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Bir sonraki yazımızda tabiattaki maddî sebeplerin bir araya gelerek canlıları ve canlılığı oluşturması mümkün müdür, bunu inceleyeceğiz.

“Akıllı Tasarım, Tesadüf ve Maddî Sebepler” Eğitim Programı Ders Videosu:

https://youtu.be/6s6ecriM58g

Görsel destekli ve akademik nitelikli “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”mızı www.kesifyolculuklari.com veya www.risaleinuregitimprogrami.com  adreslerinden sistematik olarak takip edebilirsiniz, eğitim programının ders müfredatı olan metin ve görsel/interaktif kitaplarımıza ulaşabilirsiniz.

 

Ediz Sözüer

Sende yorum yazabilirsin