Asr-ı Saadeti Ahirzamanda Yaşamak

Zamanın Ahirindeyiz ancak Asrın saadetini yaşama fırsatları elimizden kacmış değil.

Bu Ümmet Asr-ı Saadet dönemindeki yaşanan Adalet, Sıdk, Edep, Sadakat hasletleri gibi bu zamanda hayal bile edilemeyeceğini düşünüp ümitsizlik hastalığına yakalanır ve şeytanın “Bizden Adam olmaz” telkinlerine Kulak vererek gayretini sırf kendi hususi başarısı için sarf etmeye başlar.

Evet Hz.Ebu Bekir artık yok ama Sıdkı var. Hz. Ömer ile aynı havayı solumuyoruz ama Adaleti ortada. Hz. Osman Şehadet şerbetini içti ama Edebi gözler önünde. Hz. Ali heybeti ile düşmana korku salamasada ilmi ıle hala bizleri irşad edebilir.

Zaman değişsede insan ve insanın fıtratı değişmiyor. Allah Rasulü´nün (ASM) Hakikate olan çağrısı kıyamete Kadar gelecek olan tüm insanlığı kapsıyor. Peki Saadet asrında bir Güneş gibi zuhur eden güzellikler biz Ahirzaman insanlarının ve Ümmetinin aynasına hiçbir şekilde bir yansıması olmayacakmı?

İctimai hayatın zorlukları ve zihni körelmesi bizi fiilen bu saadetten alıkoyabilir. Peki ya Ruh alemimiz ?
Meleküt(iç) Alemimimiz kaç dünyayı içine alabilir? Bu dünyaların bir tanesi bile Saadetli bir dünya´ya çevirme ihtimalimiz yokmu?
Elbetteki olacak. Eğerki Kainatın sahibi Mülk Alemine gönderdiği Rasulünü (ASM) her asırdaki insanlara ve bilhassa Ümmetine hakikat davasını ilan etmek ise biz Ahirzaman Ümmetleride bundan nasipleneceğiz.

Allah Rasulu (ASM) buyuruyorki “Fesâd-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.”

Bu Hadis-i şerif biz Ahirzaman Ümmetine bir müjde, bir anahtar. Bizler bu Hadisin sırrı ile Ahirzamanı fırsata dönüştürebilir ve Fesat zamanını büyük kazançlara tebdil edebiliriz. Allah gerek Asr-ı Saadeti gerekse Ahirzaman Ümmetini Rasulünden (ASM) istifadesiz bırakmıyor. Bize düşen ise Sünnet-i Seniyyeye her zamankinden daha fazla sarılmak ve Ahirzamanı fırsata dönüştürerek Alemimizi inşa etmek olacaktır.

Zübeyir T. Kılıç

Sende yorum yazabilirsin