At izi, it izine Karışsa Ne Olacak, Biz Zaten Peygamberin(Sav) İzindeyiz

Kıyamet alametleri zuhur ettikçe insanlar bilhassa müslümanlar şaşkın ve adeta sığınacak bir liman ,güvenli bir zemin arıyorlar, müslümanın derdi iman.
Ben ahirete imanlı mı gideceğim? İmansız mı?Allah korusun. Bizim başımıza açılmış en büyük dava bu.

Bediuzzaman hazretlerinin dünya savaşlarından dahi önemli bulduğu iman davası. Yalanın çokça revaç gördüğü, iki yüzlülüğün sahtekarlığın kol gezdiği bu asırda dost bildiklerimizin, güvendiklerimizin ,birer yalancı hatta düşmanımız olduklarını öğrendiğimizde sığınacak dost ,bize doğru yolu gösterecek insanlara daha fazla ihtiyaç duyuyoruz.

İhtiyaçlarımızın en güzelini bulmak için çarşı pazarı dolaştığımız gibi ,en iyi doktoru bulmak için araştırdığımız gibi, imanımızı nasıl muhafaza ederiz derdine düşüp ,en iyi yol gösterici Peygamber efendimizin (sav) bu zamandaki varislerini aramalı bulmalıyız.

Bu nasıl olmalı? Bir çok müslüman kardeşimizin yaptığını yapabilirsiniz, Bu yazıyı okuduğunuz siteden (nurnet.org) ikamet ettiğiniz yere en yakın Risale-i Nur derslerinin yapıldığı medresesinin adresini alıp ,orada bulunan kardeşlerimizle tanışarak bir başlangıç yapabilirsiniz. Söz konusu imanımız….

Çetin KILIÇ

2 tane yorum yapılmış

  1. Mustafa NUTKU dedi ki:

    Allah’a ve O’nun inanmamızı istediklerine imanın kâinatın en yüksek hakikati olması ve O’nun Resulünün rehberliğinde yaşamamızın icabetmesi, bir haksızlığa maruz kalınca haksızlığı kabullenmek tavsiyesiyle bağdaştırılamaz.
    Hakkını aramak; meşru yollarla usulüne uyarak haksızlığın giderilmesi için gereğini yapmaya çalışmak, Peygamberimiz’in (a.s.m.)izinde olmaya mani değildir. Bu şekilde, haksızlığı yapanlara da yanlışlığı düzeltmelerinde yardım edilmesiyle Peygamberimiz’in (a.s.m.) tavsiyesine uyulmuş ve haksızlık yapana da yanlışı düzeltmekte yardım ile iyilik edilmiş olur. Eğer peygamberin (s.a.s) izindeysek, bu şekilde hareket etmeliyiz.

  2. Ferhan dedi ki:

    At izi it izi ile Peygamberin izinde olmak arasında hiçbir anlam bağlılığı yok. Bu söz yanlışlıkla FETÖCÜ damgası vurulanları 15 Temmuz ihanetine katılan, destekleyenlerden ayırt etmek için kullanılmıştı. Bir sözü “kim söylemiş, kime karşı söylemiş ve hangi makamda söylemiş” gibi ölçüleri dikkate almadan fikir beyan etmek maksadını aşan anlamalara meydan verir, dikkatli olmak lazım

Sende yorum yazabilirsin