Bu dünya kime kalır? – 2

“Resulünü, bütün dinlere üstün kılmak üzere hidayet ve hak din ile gönderen Odur. Buna şahit olarak Allah yeter.”

    Fetih Suresi 28. Ayet Meali

 

Bu dünya, Allah’ın dilediğine kalır.

Acaba Allah’ın dilediği, muradı nedir, Allah kimin yanındadır?

Bunu Kur’an-ı Kerim pek çok ayette anlatır.

Allah, takva sahiplerinin, merhametlilerin, iyi insanların, mü’minlerin, haklıların yanında…

Zalimlerin karşısındadır.

Şu ayeti dikkatle okuyalım:

 “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet oldunuz. İyiliği teşvik eder, kötülükten sakındırır, Allah’a hakkıyla iman edersiniz. Eğer Kitap Ehli de iman etseydi, onlar için hayırlı olurdu. Gerçi onlardan mü’minler de vardır; fakat çoğu yoldan çıkmış kimselerdir.”

Bu ayetle birlikte manzara-yı umumiyi değerlendirirsek, İslam dünyası adına ümitleniriz.

Telaşa gerek yok.

Ümmet derlenip toparlanma sürecine girdi.

Bu iş her ne kadar sadece Türkiye’nin komuta ve kontrolünde yürüse de, telaşa gerek yok.

Bir tek aslan, sürüyle çakalı mağlup eder.

Balkanlar’da, Kafkaslar’da, Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da hiç kimse Türkiye’ye rağmen oyun kuramaz.

Türkiye’ye rağmen plan proje yapamaz.

Yakın tarihte bunun en iyi örneği, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı.

1974’te Türkiye bir defa Kıbrıs’a adım attı, bir daha da Kıbrıs’tan çıkmadı.

Nokta.

1974’ten sonra Batı çok feryat etti ama nafile…

Nükleer bombaları işe yaramadı.

Tek mermi dahi sıkamadılar yahu!

Nato, Birleşmiş Milletler dut yemiş bülbüle döndüler.

Tek yapabildikleri, Türkiye’ye ambargo uygulamak oldu.

Şimdi de benzer şeyler yaşanıyor.

Suriye, Irak, Şam, Halep, Musul veya Kerkük…

Eski ismiyle Vilâyât-ı Şam.

Yani Osmanlı Devleti’nin Şam vilayeti.

Onlar bizi bilirler, biz de onları biliriz.

Hepsiyle akrabayız, kardeşiz.

Oralardaki aşiretler toplanmışlar, Türkiye’yi çağırıyorlar.

Türk Ordusu zaten 15-20 yıldır oraları yakından takip ediyor.

O topraklarda askeri birliklerimiz var.

Suriye ve Irak’taki Türkmenler, Araplar, Kürtler, Türk Ordusu’na güveniyor.

Önemli olan işte bu güven.

1974’te Türkiye’ye tek fiske dahi vuramayan Vahşi Batı, 2016’da Türkiye’ye hiçbir şey yapamaz.

2016’da Türkiye’ye yapacakları en küçük yanlış hareket, Batı Uygarlığı’nın sonunu getirir.

Batı Uygarlığı…

Tükenmiş, çürümüş, dişleri dökülmüş bir iskelet…

Batı Uygarlığı…

Dışı süs, iç pis bir uygarlık…

Tek vuruşta devrilecek Batı Uygarlığı.

Acaba o tek vuruş nereden ve kimden gelecek?

Rusya’dan mı, Çin’den mi?

Yoksa hiç tahmin edilmeyen bir başka yerden mi?

Evet…

  1. yüzyılın denge ve denklemlerinin kilit noktasında Türkiye var.

Biz ne tarafta yer alırsak, dengeler o yönde değişiyor.

Görüyorsunuz işte, Türkiye’ye yanlış yapmaya cesaret edemiyorlar, edemezler.

İki milyar Müslüman, bizim bir işaretimizi bekliyor.

Öyle ya, ne de olsa bize bakınca ister istemez Osmanlı Devleti’ni hatırlıyorlar.

Batı Uygarlığı bin sene Selçuklu ve Osmanlı karşısında titredi.

Dile kolay, tam bin sene!

Türkiye’ye karşı yapacakları en ufak ters bir hareketin sonuçları kendileri açısından öldürücü olur.

Selçuklu ve Osmanlı’yı yeniden tarih sahnesine çıkarmak, bir karara, bir kıvılcıma, bir işarete bakar.

Kimse sabrımızı zorlamasın…

N. Kağan Çetin – Nuraniyyat

Sende yorum yazabilirsin