Büyük Cevşen ve Tahmidiye

cevsenTahmidiye, Cevşenin on iki bölümünden bir bölümünü oluşturan çok müessir bir duâdır.

Hazreti Ali (ra) Efendimiz ismi azam olarak kendine kabul ettiği Ferd, Adl, Hay, Kayyum, Hakem, Kuddüs olan altı esmayı, 19 ukdeden oluşan ve bu isimleri şefaatçi  ederek duâ ettiği çok tesirli, küllî bir duâdır. Bu tesirli duânın pek çok maddî ve manevî olan hastalıklara şifa olduğu belirtilmiştir. Bu duâyı birçok büyük zatlar hasta oldukları zaman okudukları rivayet edilmiştir. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin de hastalandığı zaman, özellikle zehirlendiği durumlarda bu duâyı daha çok okuduğu ve bunun neticesinde şifa bulduğu bilinmektedir.

Cenâb-ı Hak, “Duânız olmasa ne ehemmiyetiniz var” buyuruyor. (Furkan, 25/77) Fakat şunu unutmamak gerekir ki, duâ bir ibadettir. Yani duâ, diğer yapılan namaz, oruç, zekât, sadâka vs gibi yapılan ibadetler nevindendir. Duâ ederken ibadet niyetiyle yapmak gerekir. Yani Allah’ın rızasını kazanmak için yapılmalıdır. Eğer duâ sırf dünyevî maksatlar için yapılırsa hem makbul olmaz, hem de beklenen dünyevî netice de görülmez. İnsanlar duâdaki bu sırrı bilmedikleri için, çok tesirli münacatları okudukları halde neticelerini göremiyorlar. Onun için duâ yaparken Cenâb-ı Hakk’ın rızasını esas maksat yapmak ve ibadet niyetiyle okumak gerekir. Ta ki yaptığımız duâlar hem ahirette hem de dünyada neticeleri görülebilsin.

Tahmidiye’nin gerçek manada bir şifa duâsı olduğunu bizzat görerek okuyarak ve yaşayarak öğrendim. Sinop’tan Bursa’ya geldiğimizde, Üstad Hazretleri’ni ziyaret eden ve Bursa’ya 1950 yılında Risale-i Nur’u getiren Ali Çakmak Ağabey, “Kardeşim her gün bir Yasin-i Şerif ve bir de Tahmidiye oku” diye tavsiyede bulunmuştu. O tavsiyeye uymaya devam ediyorum.

1995 yılında kızım trafik kazasında yaralanmıştı. Önce hastanede kafatasındaki darbeler görülmemişti. Ağrıları şiddetlenince tekrar götürdük. Bu arada komşumuzun gelini devamlı başına buz torbası koyuyordu çocuğun. Hastaneye ikinci gidişimizde bir hafta kaldık. Bu esnada devamlı Tahmidiye okuyordum. Kalp ameliyatı olan Gönenli bir hastaya da okudum Tahmidiye’yi. Şimdi Allah’a  sonsuz şükürler olsun kızımda diğer hasta da iyiler.

Rahmetli Birinci Ağabey sağ iken onu ziyarete gidiyordum İstanbul’a. Almanya’dan da Nur Talebeleri ziyarete geliyorlardı. Yalovalı Derya kardeşle orada tanıştım. Derya kardeş kızının rahatsız olduğundan bahsetti. Ben de ona “Kardeş kızına Tahmidiye oku” dedim. Geçen yıl Almanya’ya gittiğimde derse gittik. Orada Derya kardeş beni tanıdı. Yirmi yıl önce ona Tahmidiye’yi tavsiye ettiğimi, damarlarındaki anormal durumdan neredeyse dizden aşağı kısmının kesileceği söyleyen doktorlar, bu iyileşme karşısında hayrete düştüklerini anlattı. Hastanede bir hatıra anlattı Derya kardeş.

Ben de bu hatırayı sizlerle paylaşmak istedim: “İhsan Atasoy Duisburg’a Ramazanda Teravih ve mukabele için gelmişti. Bir gün dişi fena şişmiş. Zor konuşuyordu. Doktora götüreyim dedim. İhsan Atasoy,  “Gerek yok geçer” dedi. Bir gün sonra baktım, İhsan Hoca’nın yanağındaki şişlik inmiş, normale dönmüş. Merak edip sorunca, İhsan Atasoy: ‘Kardeşim ben her gün Tahmidiye okurum. Rabbim şifa verdi’ diye cevap vermişti.”

Öğrencilerime de Tahmidiye okumalarını tavsiye ediyorum, okuyanlar bize duâ ediyorlar. Çocuklarım ve yakınlarım hasta olunca hemen ilk işimiz Tahmidiyeyi ve Hastalar Risalesi aramızda paylaşıp okumak oluyor.

Geçen hafta eşi beyin rahatsızlığı yaşayan bir arkadaşım aradı. “Siz hacdan geldiniz, sizde zemzem vardır, okuyup hanıma içireceğiz” dedi. Arkadaşıma da Büyük Cevşen’i tavsiye ettim. “Orada Sekine ve Tahmidiye duâları var, onları okuyun” dedim.

Rabbim, Tahmidiye duâsının sırrı ile bu hanım kardeşimize ve bütün hastalara şifa versin inşallah.

Erdoğan AKDEMİR

www.NurNet.Org

Sende yorum yazabilirsin