Büyük Hedefler, Yüksek Lezzetler (Risale-i Nur Eğitim Programı-17)

Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı Dersleri-17: Büyük Hedefler, Yüksek Lezzetler (23.Söz, 2.Mebhas, 2.Nükte-İkinci Bölüm)

Eğitim Programı Bilgilendirmesi: 3 Aralık 2016 16.00 Cumartesi günü, Yazarlar Birliği Sümer-1 Sok. No: 11/9 Kat:4 Kızılay/ANKARA (Keşif Yolculukları-21: Ebedî Hayatın Varlığının İspatı-2 / 10.Söz İzahı) Daha önce hiç olmadığı kadar farklı bir şekilde ebedî hayatın gerçekliğini hissetmek için ve âhiretin varlığını kesin olarak ispatlayan Risale-i Nur’un Onuncu Söz’ünü daha önce hiç anlamadığınız kadar bambaşka bir düzeyde anlamak, zevk etmek ve muazzam bir manevî hazla keyifle deneyimlemek için programımıza katılımınızı bekliyoruz. İhtişamlı müziği ve etkileyici görselleriyle 3 dk.lık tanıtım videosunu tam ekran ve hd izleyin. Fragman Video Adresi:  https://youtu.be/NKCfyIWgUcE Önceki derslerimize aşağıdaki eğitim takip sayfasından ulaşabilirsiniz. http://risaleinuregitimprogrami.com/egitim-programi/

Eğitim programımızın 3.Keşfi olan Risale-i Nur’un 23.Söz’ünün incelendiği bölümde; insanın sahip olduğu yüksek değeri ve kâinatın gerçek mahiyetini ortaya çıkartıp görünür hale getiren imanın güzellikleri, şimdiye kadar eşine rastlanmamış bir üslupla ve insaf sahibi herkesin kabul edeceği bir netlikte gösteriliyor. Bu yazımızda ise, insanın hayvandan farklı olarak neden sürekli öğrenmeye ve kendini geliştirmeye muhtaç olduğunun derin sırrı, saklı olduğu yerden ustalıkla dışarı çıkarılıyor. Sunulan hakikatlerin tam olarak hissedilerek pekiştirilmesi için yazımızın sonundaki görsel destekli ders videosunu da izlemenizi tavsiye ediyoruz.

23.Söz, 2.Mebhas, 2.Nükte-İkinci Bölüm (Büyük Hedefler, Yüksek Lezzetler) – İzah Metni

İnsanları saraylara benzeten eser metnindeki temsil ile aynı manayı ihtiva eden bir hadiste, mü’minle günahkârın durumu şöyle anlatılır:

 “Mü’minin misâli, görünüşte harabe bir ev gibidir. İçine girdiğin zaman onu düzenli ve süslü bulursun. Günahkârın durumu ise çekici, şa’şalı ve görenlerin hayretini çeken bir kabir gibidir. İçi kokuşmuş maddelerle doludur.” (Suyutî, Câmiü’l-Kebîr, 5:427)

İnsanın bir saraya veya eve benzetilmesi, gerçekten çok düşündürücü misaller. İnsanın içindeki akıl, ruh ve kalp gibi kıymetli manevî cihazların önemli ve yüksek vazifelerinin ihmal edilmesi ve hatta bu duyguların nefsin emrine verilmesi, bir evin kapıcısının yönetici yapılmasına, yöneticinin ise kapıcıdan emir almasına benziyor.

Şu şekilde düşünerek misali zihnimizde daha da somutlaştıralım: Bir okul müdürü düşünelim, bir de öğretmenler. Öğrencileri eğitmekle ve okulun idaresiyle görevli bu memurların, bu ciddî ve önemli vazifelerini terk ederek ve yetkilerini kötüye kullanarak, tüm öğrencileri derslerinden çıkararak ve dersleri iptal ederek okul bahçesine çıkarttığını ve ayartıcı müzikler çaldırarak eğlendirdiklerini hayal edelim. Üstelik öğrencilerin dünyevî hayattaki istikballerini belirlemede önemli rol oynayan üniversite sınavına hazırlanma sürecinde bunu yaptıklarını farz ederek, olayı daha vahim hale getirelim. Nasıl bir ortam oldu? Şimdi bu çekici, süslü ve şa’şaalı parti ortamını gören hangi aklı başında veli, böyle bir durumdan rahatsız olup, hatta iğrenip feryat figan etmeyecektir? “Biz size evlatlarımızı emanet ediyoruz, sizin yaptığınıza bakın, sizler aklınızı mı kaçırdınız, sizi hemen yetkili makamlara şikâyet ederek en şiddetli cezaları almanızı sağlayacağız ve siz ey sorumsuz müdür, sizi müdürlükten attırana ve siz ey ahlaksız öğretmenler, sizleri de meslekten ihraç ettirene kadar uğraşacağız” demeyecekler midir? Ne dersiniz?

Evet, okulun bu şekildeki çekici görünümü aldatıcıdır ve doğru bir şey değildir. Okulun okul gibi olması ve müdürün müdür gibi, öğretmenlerin öğretmen gibi hareket etmeleri gerekmektedir. Öğrenciler dersliklerde ders almalı ve ancak teneffüs arasında bahçeye çıkıp serbestçe ama kontrollü bir şekilde vakit geçirmelerine müsaade edilmelidir. Önemli vazifelerini yerine getirmeli ve ihmal etmemelidirler. Peki, bu tablo size çok mu sıkıcı geldi diye soralım ne dersiniz? Cevap: Bir okul, olması gerektiği kadar sıkıcı olmak zorundadır. Yoksa okul, okul olmaktan çıkacaktır ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğacaktır.

İşte, bir insanın bedeni okul gibidir. Duygu ve kabiliyetleri, içindeki öğrencilerdir. Sınavlarına hazırlanması gereken bir öğrenci gibi eğitim alması gerekli olan nefis, iman dersleriyle bir müdür rütbesine çıkan akıl tarafından idare edilmeli, ibadetle terbiye edilmeli ve gayr-ı meşru lezzetlerden uzak tutularak düzene uyması sağlanmalıdır.

Akıl, ruh ve kalbin Allah’ı tanımak ve sevmek gibi manevî meşguliyetleri, onun hakikî lezzetleridir ve gerçek vazifesidir. Bir okuldaki öğrenciler gibi, insanın da bu dünya misafirhanesinin imtihan salonunda ve Kur’ân’ın, kâinatın sırlarını ve hikmetlerini ders verdiği ilahiyat anfisinde uyması gereken kurallar ve tâbi olması lüzumlu olan ilahî bir düzen vardır, çiğnememesi icap eden ilahî yasaklar vardır, öğrenmesi talep edilen bir ders programı vardır. (Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programımızın temel ve kaynak kitabı “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur İzah Metinleri”, bu ders programının yardımcı bir kitabı olabilir)

Tabiîdir ki, bir taraftan meşru dairenin keyfe kâfi olduğunu, diğer taraftan da bu ders programının sadece geçici bir zaman için uygulanacağını, sınavdan geçilip dereceler alındıktan sonra yüksek mükâfatların verileceğini, mezunların göz alıcı mevkilere yerleştirileceklerini hesaba katmak ve ona göre çalışmak gerektir.

Netice olarak, bu dünya fânidir ve insan onda az duracaktır. Vazifesi çok olan misafirler, misafirhane sahibinin maksatlarına uygun hareket ettikleri ve emirlerine uydukları nispette, asıl ziyafet yerinde memnun edileceklerdir. İmtihana ciddî çalışmak -insana kazandırdığı büyük neticelerle ve insanı kurtardığı dehşetli tehlikelerle kıyaslandığında- o kadar rahat ve keyifli bir iştir ve imtihanda başarılı olmak için gerekli olan şeyleri yerine getirmek, o derece kolay ve lezzetlidir ki, tarif edilmez.

Ders müfredatıyla (yani iman hakikatleri ile) meşgul olmak ise, tadına doyulmaz derecede zevkli, maceralı bir seyahattir.

Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı Görsel Destekli Ders Videosu:

Büyük Hedefler, Yüksek Lezzetler (23.Söz, 2.Mebhas, 2.Nükte-İkinci Bölüm)

https://youtu.be/rfXCaQ7ff3Y

Ediz Sözüer

Sende yorum yazabilirsin