Kategori: Günlük Paylaşımlar

İnsan gözüyle veya kulağıyla ne aldıysa odur

İnsan gözüyle veya kulağıyla ne aldıysa odur

Eskiden “ateist” kelimesi vardı şimdi “deist” kelimesini o uydurmasyoncular ilave ederek, beyefendi diyor: Ben gerçi ibadetimi yapmıyorum ama inançsız değilim. İmanın esaslarından bazısını inkar ederek yine kendini ben Allaha inanırım diyebiliyor. Halbuki kurtuluşun tek çaresi Allahın emirlerine uymaktan geçer. (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›
İmana Sahip Çıkmak Çok Ciddi Bir İştir

İmana Sahip Çıkmak Çok Ciddi Bir İştir

Arapça’dan bize gelip Kendi dilimizdenmiş gibi kabul ettiğimiz iman kelimesinin manasının altında insanı dünya ve ahirette mes’ud etmek yatar. Bunu de unutmayalım ki; imansız insan çok azdır ama insanın en mühim işi hak dine inanıp ona bağlanmasıdır. (Abdülkadir Haktanır)

Devamını oku ›
İçimdeki Çığlık

İçimdeki Çığlık

İçimdeki çığlık Tarih boyunca insan üzerine sayısız yazı, makale, video yapıldığını tahmin etmek zor değildir. Bu etkinlikler neticesinde insanlar ya ileri ya geri gitmiş veya olduğu yerde saymıştır. Tarih içerisinde tarihe damgasını vuran insanlar gelmiş ve bu insanlar eserleriyle topluma yön vermiştir. Bazı insanları istikamete bazısını da gayr-ı müstakim yollara sevk etmiştir. Tarihin hem öznesi hem de nesnesi insandır. Bu […]

Devamını oku ›
Bir insanın ana vatanı çocukluğudur

Bir insanın ana vatanı çocukluğudur

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük.

Devamını oku ›
İNSAN İRADESİNİ EMZİREN ANNE: “ KADER ” ( 3 )

İNSAN İRADESİNİ EMZİREN ANNE: “ KADER ” ( 3 )

İnsan Eseri Olan İşlerde İnsan İradesinin Payı: Halk-Kesb Meselesi Vecih: [1]Cüz-ü ihtiyarînin üssü’l-esası olan meyelân, Maturidîce bir emr-i itibarîdir, abde verilebilir. Fakat Eş’arîona mevcutnazarıyla baktığı için, abde vermemiş. Fakat o meyelândaki tasarruf, Eş’ariyece bir emr-i itibarîdir. Öyle ise o meyelân, o tasarruf, bir emr-i nisbîdir. Muhakkak bir vücud-u haricîsi yoktur. Emr-i itibarî ise, illet-i tâmme istemez ki, illet-i tâmme vücudu için lüzum ve zaruret ve vücub ortaya girip ihtiyarı ref’ etsin. Belki o emr-i itibarînin illeti, bir rüçhâniyet derecesinde bir vaziyet alsa, o emr-i itibarî sübut bulabilir. Öyle ise, o anda onu terk edebilir. Kur’ân ona o anda […]

Devamını oku ›