Cemaatler İslamiyete, İslamiyetle Hizmet Etmek İçindir !

Din namına İslamiyet’te darklı metod ile hizmet etmek meselesi, ashabın dönemine kadar gitmektedir. Bu sebeple davamız olan İslamiyet’e hizmet etmek meselesinde ihtisaslaşmak yeni bir mesele değildir. “Nasılki baharda dehşetli yağmurlu bir fırtına, her taife-i nebatatın, tohumların, ağaçların istidadlarını tahrik eder, inkişaf ettirir; herbiri kendine mahsus çiçek açar; fıtrî birer vazife başına geçer. Öyle de: Sahabe ve Tâbiînin başına gelen fitne dahi, çekirdekler hükmündeki muhtelif ayrı ayrı istidadları tahrik edip kamçıladı; “İslâmiyet tehlikededir, yangınvar!” diye her taifeyi korkuttu, İslâmiyetin hıfzına koşturdu. Herbiri, kendi istidadına göre câmia-i İslâmiyetin kesretli ve muhtelif vazifelerinden bir vazifeyi omuzuna aldı, kemal-i ciddiyetle çalıştı. Bir kısmı hadîslerin muhafazasına, bir kısmı şeriatın muhafazasına, bir kısmı hakaik-i imaniyenin muhafazasına, bir kısmı Kur’anın muhafazasına çalıştı ve hâkeza.. Herbir taife bir hizmete girdi. Vezaif-i İslâmiyette hummalı bir surette sa’yettiler. Muhtelif renklerde çok çiçekler açıldı. Pek geniş olan âlem-i İslâmiyetin aktarına, o fırtına ile tohumlar atıldı; yarı yeri gülistana çevirdi. Fakat maatteessüf o güller ve gülistan içinde ehl-i bid’a fırkalarının dikenleri dahi çıktı.”[1]

Biz, Risale-i Nur Talebeleri, Müsbet Hareket Metodu ile İslamiyet’e hizmet etmek emelindeyiz. Herhangi bir yere kadrolaşmak yani çöreklenmek gibi bir şey peşinde değiliz, olmadık ve biiznillah olmayacağız da . .

Nurcular, Nur Talebeleri gibi namlarla iştihar etmiş olan hizmetimizde Rıza-yı ilahi temel gayedir. Bu gayede ilerlerken başka bir gayeye teveccüh edilmesi söz konusu değildir. Tabi ki insanın olduğu yerde aksamalar ve yanlış tatbikler olmuştur ve potansiyel olarak da olması mümkündür. Nurculuk tarihinde belki bazı gruplarda bu tevessül olmuş olabilir. Kaynaktan su içerek helak olanlar olduğu gibi . . Buna tevessül edenler ise diğer nur talebelerince ikaz edilip, bu hatanın nurun mizanlarıyla isbat edilmiştir. Ama hatada ısrar edenler oldu ise irtibatlar asgariye indirilip bir nevi daire dışına atılmıştır.

Nurcuları ifsad etmek için nurcuların içerisine naehil çok kimse sokulmuştur. Beynelmilel cereyanlar tarafından. Bu sokulanlar ise ilim sahibi olmayan ekseriya maddi kuvveti bulunan kimselerdir. “Para veren akılda verir!”[2] kaidesince Nur hizmetinde istiğna en temel meseleler arasındadır. Çünkü maddeyi ön plana alan gruplar, hizmetler düşmanlar için patlatılacak açık hedef hükmündedir. Para ile açılan kapılar ve gösterilen yerler manada uzaklaşmış madde ile hemhal olmuştur.

Başka bir metod ise Nurcuların müsbet hareket metodundan uzaklaştırıp siyasallaştırılmasıdır. Söz konusu olan mesele başarılırsa iktidar mücadelesini silâh ve şiddet yoluyla elde etmek için silahlı mücadeleye yönelip müsbet hareket rafa kaldırılmasıdır ki Nurcu buna asla tevessül etmediler. Bu fikre sahip olanları da daire dışına çıkarttılar. Kaldı ki, bu yöntem Türkiye’de zemin bulamadı, Nurcular buna yeltenmedi.

Müsbet Hareket ise iki eğilimi öne çıkarttı: Biri, siyaset ve parti yoluyla iktidara gelmek. Diğeri, doğrudan siyaset yapmamakla beraber, iktidarlara yol ve yöntem göstererek bir nevi nokta-i isnad olmaktır. Ki bu ikinci metod daha selametlidir.

Bu noktada çıkış yolunu yine Bediüzzaman gösteriyor. Din adına siyaset ve iktidar mücadelesi yapılamayacağını; siyaseti dine hizmet ettirmek için yine siyaset dışı bir duruşa ihtiyaç olduğunu; islami cemaatlerin işinin siyaset değil, islamiyet’e doğru bir tarzda hizmet olması gerektiğini ısrarla vurgulayarak özelde nur talebelerini genelde ise islamiyete hizmet iddiasında bulunan herkese… Sıkıntı ise, bunlara uyulmamasından çıkıyor.

O halde özelde Türiyede genelde alem-i islamda islami bir kargaşa çıkmaması için siyasetsiz islama hizmet esasını hizmette temel prensip haline getirmeliyiz.

Selam ve dua ile

Muhammed Numan ÖZEL

[1]Mektubat ( 100 )

[2] Zübeyir GÜNDÜZALP

Kaynak: Nurdan Haber

 

www.nurnet.org

Sende yorum yazabilirsin