Ey kendini beğenen gafil insan

      Unutma! Bir acı kahvenin 40 yıl hatırı var. Sana bir çay ikram edenin o saygısını senelerce unutmadığın halde. Nasıl olur da seni 1.300.000 çeşit mahlukat çeşitlerinin üstüne çıkaran Allahın sana yaptıkları iyilikleri unutuyorsun. Babanın Menisi-spermi içerisinde 225.000 000 hücre o hücreleri baba annenin karnına atar. O hücreler tek bir tanesi annenin karnında, annenin tek hücresi ile buluşmaları için 7-8 saat annenin karnında o hücrelerden kendine denk gelen hücreyi bulmak için çarpışırlar. nihayet insanın şifresi olan 23 ‘ü annede 23 ‘ü babanda olan o hücreler  birleşince 46 kromozom olan insanın şifresi meydana çıkar.

         Şimdi bu cenin  annenin karnında nasıl gelişiyor düşünmemiz lazım değil mi? Ki bu hücre ancak büyüteçle görünebilir yavaş yavaş 1m.m yok 1 c.m ve ilerlerken vitaminlara ihtiyacı artiyor, ve göbeğinden annesine bağlanıyor. Sonra annesinin vitaminleri ile idare olmaya başlıyor. Hangi safsata tabiat o gözle görünmeyen hücrede bu tarifi mümkün olmayan duygularla azalarla bu cenin teçhiz ediliyor. O kadar ki koskoca dünyamızı saracak kadar kılcal damarlarla donatılıyor. o yavru dünyaya gelir gelmez. Allah biliyor ki ekmek veya sert bir şey yiyemez annesinin göğsünde iki süt çeşmesi koyuyor.   O kadar ki insanın hareketine komuta eden beynine 160.000.000.000 hücre konuluyor ve o hücrelerin her biri vücuttaki hücrelere emir veriyor iki binden başlayıp on bin hücreye kadar o hücrelerden emir geliyor. İnsan seksen ile yüz trilyon hücreden yapılmış bir varlıktır. Saniyede vücudumuzdan 50 milyon hücremiz ölüyor, yerine başkası geliyor. Hiç düşündünüzmü, hangi kıt’ada varmı %20 hanım % 80 erkek? bunun tersi de olmuyor. İlim adamları incelemiş tüm dünyada %50 kadın % 50 erkek. Bu Allahın kudretini bulup inanmak için yeter ve artar.

         Bir ateist’e soruyorum, sizin köyde doğanlar hanım mı doğar erkek mi? Cevaben bana olurmu ya ne kadar erkek o kadar kadın doğuyor diyor. Peki bu dengeyi kim elde tutuyor? ateist bana diyor, su o dengeyi elde tutar. Peki insanlar aynı suyu içmiyor mu? O zaman cevabı kesildi ateistin.  Şimdi dönelim o tarafa o yavru nasıl büyüyor. Evet şefkat kahramanı olan annesi o yavruyu büyütüyor; Zavallı anne, yavrunun ihtiyaçlarını gidermek için  hazır hazır duruyor. Aman yavrumun altı mı ıslandı, yoksa karnımı aç, hiç üzüntü çekmeden anne uykusunu bozar. Yarın öbür gün büyüyünce o bana bakar fikrini taşımadan, yani o yavrudan karşılık beklemeden, anne yavrusunun her ihtiyacına hazır vaziyette durur.

          Allah hiç büyüteçsiz görünmeyen o hücre içerisinde: Ayaklar kollar ayak ve ellerine parmaklar. Parmaklarına menteşeler. Çapayı, baltayı orağı kalemi tutabilmek için elinin büyük parmağını ötekilerden ayırmış. Sonra basit topraktan türlü türlü yiyecekler ona hazırlamış. O Allah zehirli böcek olan arıya bizim için bal yaptırır. Basit topraktan hatsız nimetleri bizim için O Allah yaptırır. Hatta tarlaya hayvanların tezeklerinden oluşan gübreyi atarız Allah onu dezenfekte ederek buğdaya ve diğer yiyecek maddeleri onunla besler ve insanlar onu yedikleri zaman kat’iyyen  hiç kimse onlardan tiksinmez.

Allah gece ve gündüzün  meydana gelmesi için koskoca dünyamızı kendi ekseninde çevirir. Mevsimleri de meydana getirmesi için dünyamızı güneşin etrafında çevirir. Hatta dünyanın her dönüşünde bir yere gelir elips şeklinde olduğu için 17 derece yamılır o şekilde 23 dakika öyle gider. Her zaman oraya gelince aynı şeki alarak geçer. Hatta ilim adamlarına göre güneşin sıcak derecesini kaybetmesi  için her saniye 570 milyon hidrojen bombası patlarmış. Hatta bir saniye ileri veya geri kalmadan 365 günü doldurduğu zaman aynı yere gelir. Evet üstümüzde sayısız gezegenlerden hangi taş düştuğü zaman ve diğer bir sürü faydalarımız için dünyamızın üstüne tavan olarak atmosfer isimli bir gaz tabakası Allah koymuş. Biz acizler yapıp ne yapıp vücudumuza Allah tarafından gönderilen kullanma kılavuzu olan Kur’anı Kerime İtaat etmeliyiz emirlerine uymalıyız. Çünkü Mehmed Akif Ersoy öyle diyor: Kur’an ne mezarlıkta okumak ne de fal bakmak için gönderilmemiştir.

Bu faydalı yazıyı sizinle Paylaşan: Abdülkadir Haktanır

Sende yorum yazabilirsin