Fitneden ALLAH’a Sığınmak

Hz. Üstad Yezid ve Velid gibi heriflere, lanet caiz ise de, vacip değildir diyor. Efendimiz (sav) “Ya Ömer! Benden sonra peygamber gelecek olsa o sen olurdun, amma benden sonra peygamber yoktur.” Buyurdu.

Halbuki eski hayatında iken Ömer, Darü’l Erkamda mahlukatın efendisini öldürmeye gitmişti, eğer yapsa idi, ya da  kendi öldürülse idi, cehennemin en derin yerinde olacaktı.

Hidayetinden sonra, Efendimiz(sav)’in ikinci halifesi ve cennetle müjdelenen aşere-i  mübeşşereden  oldu. İstanbul’da  medfun Hz. Ebu Eyyûb ElEnsarî, Yezid’in fethe gönderdiği orduda “mademki fethe gidiyor” diyerek  orada yer aldı. İstanbul’a gelerek şehid oldu.

Elbette Yezid’i iyidir diyerek değil, cihad farzı kifayedir diyerek, iki şeyi birbiriden ayrı tuttu.

Efendimiz İkrime ibni ebu cehlin biatını, kabul etti ve onu bir müfrezeye kumandan yaptı ve İkrime incinmesin diye, onun yanında ebu cehle sövmeyin buyurdu. Şimdi bu örneklere bakalım, birde birbirine kinle bakan, din kardeşlerin tenkit tarzlarına, yergilerine, sövgülerine, kin ve buğuzlarına bakalım, buz parçası hükmündeki enaniyetlerini büyük havuza atarak eritip, büyük bir havuzda fani olup, sıfırlanmak yerine, ellerinden gelse, bütün havuzu buz kütlesi yapmak için çırpınmalarının ıslahı için dua edelim.

Yapmayın kardeşler, bütün gücümüzü birbirimizi ifna için değil, küfrü imha, sünneti seniyyeyi ihya için kullanalım, geçmiş hata ve günahlarımız için tevbe edelim.

Gelin uhuvvet ve ihlas risalelerini okuyalım, okumuş olmak için değil, düsturlarına uymak için okuyalım. Vesselam.

Abdülhamid ORUÇ

Sende yorum yazabilirsin