Fıtri ve Sun’ilik

لَيْسَ الْكَحْلُ كَالتَّكَحُّلِ“Yani: Fıtrî karagözlülük, sun’î (yapma) karagözlülük gibi değildir. Yani yapma ve sun’î olan bir şey ne kadar güzel ve ne kadar kâmil olursa olsun, fıtrî ve tabiî olan şeylerin mertebesine yetişemez ve onun yerine kaim olamaz. Her halde sun’îliğin yanlışlıkları, onun ahvalinden, etvarından belli olacaktır.”[1]

Hepimizin malumudur ki: çevremizde iletişim halinde olduğumuz müddetçe muhtelif insanlarla irtibat kurmaktayız. Bu kurduğumuz irtibatlar neticesinde hem etkilemekte hem etkilenmekteyiz.

Bu irtibatlar neticesinde sirayet hasıl olmakta yani karşındakinin boyasıyla boyalanmaktayız. Pozitif birisiyle görüşmemizle onun pozitifliği bize geçmekte.. negatif birisinin de negatifliği bize geçmekte sirayet etmektedir.

Lakin burada dikkat etmemizle gördüğümüz şey ise; bir kişi yaptığı, söylediği şeylerde samimi olup olmadığı o şeyleri söyleyip/yaparken belli ediyor.

Mesela sevmediği birisi geliyor ama onunla konuşuyor konuşması gerekiyor. Bu ihlastır; ama sırr-ı ihlas değildir. Çünkü bir şey insanın batına tesir etmemişse amiyane tabirle içine sinmemiş öz olmamışsa sırr-ı ihlas olmamıştır. İçine dek işlemişse şayet o sırr-ı ihlastır. Demek ki her şey batında iç manevi alemde tezahürü ve yeri nisbetinde tesir ediyor.

Fıtri/Sırr-ı İhlas olmayan davranışlar yapmacık olduğu her halden belli oluyor. Hoş geldin abi/kardeş deniliyor ama bakıyorsun o kadar sun’i yapmacık oluyor ki tavırlarından adeta tiksindiriyor. “Her halde sun’îliğin yanlışlıkları, onun ahvalinden, etvarından belli olacaktır.”[2] Hakikatini zerrelerde bile hissetmeye sebep oluyor.

Yapma çiçek ne kadar canlı, hoş, latif, zarif görünse de bin sene o hal’i ile bir fıtri papatyaya bile rüçhan/üstün olamaz. “bir şey ne kadar güzel ve ne kadar kâmil olursa olsun, fıtrî ve tabiî olan şeylerin mertebesine yetişemez ve onun yerine kaim olamaz.” Kaidesini dünyanın her yerinde ilan ediyor. Bunlar vahdaniyetin ve ehadiyetin birer dellalıdır.

Bir sohbet ortamında konuşmacının samimiyeti sözlerine ve hallerine sirayet etmesiyle samimiyeti tezahür eder görülür ve anlaşılır. “Bir sineği, daimî bir surette tavus görmek ve tavusun büyük evsafını onda her vakit müşahede etmek ne kadar muhal”[3] olduğu bedihidir açıktır.

         Bir insanın kıymeti fıtrilik ve sun’ilik nisbetindedir. Ne kadar fıtri o kadar samimiyettir.

         O halde bizler karşımızdaki her sakallıyı dede sanmadığımız gibi soğuk, sun’i olan kimselerle olan münasebetlerimizde kim olursa olsun dikkat etmek gerekmektedir.

Fıtrilik duasıyla

Muhammed Numan ÖZEL

Risale-i Nur Araştırma Merkezi

Yozgatnur

www.NurNet.org

[1]İşarat-ül İ’caz ( 106 )

[2]İşarat-ül İ’caz ( 106 )

[3] Mektubat ( 313 )

Sende yorum yazabilirsin