Gıybet Nedir?

       Gıybet lûgatte “Arkadan çekiştirme, arkasından kötü söz söyleme, hazırda olmayan birisinin aleyhinde konuşma, kötüleme, dedikodu yapma. Kaybolma meydanda olmama.” gibi manalara gelmektedir. Bediüzzaman Hazretleri ise “Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hâzır olsa idi ve işitse idi, kerahet edip darılacaktı. Eğer doğru dese, zaten gıybettir. Eğer yalan dese, hem gıybet, hem iftiradır; iki katlı çirkin bir günahtır.”1 diyerek gıybetin veciz bir şekilde tanımını yapmıştır. Peygamberimiz de (asm) “Gıybet, kardeşini hoşuna giymeyecek şekilde anmandır.”2 buyurmaktadır.

       ‘Sizden biri ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?’3 âyetinde altı derece zemmi zemmeder, gıybetten altı mertebe şiddetle zecreder.”4 “Gıybet, şu âyetin kat’î hükmüyle nazar-ı Kur’ân’da gayet menfur ve ehl-i gıybet, gayet fena ve alçaktırlar. Gıybetin en fena ve en şenîi ve en zâlimâne kısmı, kazf-ı muhsânat nev’idir. Yani gözüyle görmüş dört şahidi gösteremeyen bir insan, bir erkek veya kadın hakkında zina isnad etmek, en şenî bir günah-ı kebâir ve en zâlimâne bir cinayettir; hayat-ı içtimâiye-i ehl-i îmânı zehirlendirir bir hıyânettir, mes’ud bir ailenin hayatını mahveden bir gadirdir.”5

       Evet, böyle dehşetli neticelere sebep olan ‘gıybet, ehl-i adâvet ve hased ve inadın en çok istimal ettikleri alçak bir silâhtır. İzzet-i nefis sahibi, bu pis silâha tenezzül edip istimal etmez.’6 Çünkü zemm ve gıybet, Müslümanların arkasından dedikodu yapmak, kendi kusurlarımızı görmeyip başkalarının kusurlarını araştırmak aklen, kalben, insaniyeten, vicdanen, fıtraten ve milliyeten aşağılanmış ve yerilmiştir. Gayet kötü bir iştir, zulümdür. Hukuka dehşetli bir tecavüzdür. Aklı başında, kalbi yerinde, vicdanlı bir insan, izzet-i nefis sahibi bir Müslüman, düşmanına karşı da olsa bu alçak silâhı kullanmaya tenezzül etmez.

       Bu hususta Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) bizlere “İnsanların en şerlileri ikiyüzlü olanlardır. Ötekinin yanına varıp beriki aleyhinde konuşarak gıybetini yapan, berikinin yanında da öteki aleyhinde konuşarak onları birbirine takıştıran en şerli ve zararlı kimselerdir. İnsanların arasını bozmaya çalışanlar Cennete giremezler.”7 dersini vermektedir.

       Başkasının arkasından konuşmak gıybet olduğu gibi gıybeti tasdik etmek de gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Bu yüzden diliyle, gıybet edene karşı durabilmeli, gıybeti edilen Mü’min kardeşinin hukukunu savunabilmelidir. Bunları yapamıyorsa da gıybeti kalben tasdik etmemelidir.

       Elhasıl: Gıybet Kur’ân’da şiddetli bir şekilde yasaklanmıştır. Bir Müslüman ‘eğer gıybet etti veyahut isteyerek dinledi; o vakit, “Allah’ım, bizi ve gıybet ettiğimiz kişiyi bağışla.” demeli, sonra gıybet edilen adama ne vakit rast gelse, “Beni helâl et” demeli.’8

Said YÜKSEKDAĞ

said_yuksekdag@hotmail.com

Kaynaklar:

1- Mektûbat, Said Nursî, s. 466, Yeni Asya, 2013.

2- Tirmizî, Birr; 23.

3- Hucûrat Sûresi, 12. Âyet.

4- Mektûbat, Said Nursî, s. 464, Yeni Asya, 2013.

5- Barla Lâhikası, Said Nursî, s. 430, Yeni Asya, 2012.

6- Mektûbat, Said Nursî, s. 466, Yeni Asya, 2013.

7- https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/giybet-1.

8- Mektûbat, Said Nursî, s. 467, Yeni Asya, 2013

 

 

Sende yorum yazabilirsin