Güneşin Doğmasını Geciktirenler

Hakikatin kendisi takdim edilmediği zaman, yan ürün doğrular hakiki doğru diye ortaya sürülür. Bu da beklenen güneşin doğmasını geciktirir. Hâl böyle olunca, sorumluluğu başkasında değil kendimizde aramak gerekir.

Beklenen güneşin geç doğmasını hazırlayanlar nelerdir?

Cehalet sadece bilmemek değildir, yanlışı doğru bilenleri de unutmamak gerekir. Doğru İslâm’ı bilemeyenlerle beraber, İslâm’a uygun doğruyu uygulamayanları da cahiller grubuna saymak gerekir. Ekmeksiz yaşamanın göze alınarak verilen hürriyet mücadelesi iman hizmetinin selameti içindir. Şirke karşı olmak imanın kuvvet bulmasını; istibdada karşı olmak imanın inkişafını netice verir. Adaletin tesisi hukukun hâkim kılınması iledir. Cehaletle hukukunu bilemeyen kişi gayret sahibi olanı müstebit kılar. Dolayısıyla şirkin, istibdadın ve adaletsizliğin her çeşidinin değişik şekillerde meydan bulması ümit edilen baharı geciktiriyor.

İlmî enaniyet başta olmak üzere her çeşit tek adam ve ferdiyetçilikle beraber gelen fikrî baskılar doğacak güneşin manileridir. Üstünlük meyli, grupçuluk, tarafgirlik ve bu anlamdaki taassup, ırkçılık, inananlar arasındaki kardeşlik bağlarını bilememek, düşmanlık ve ihtilafla beslenerek su-i zan, gıybet ve dedikodunun tuzağına düşmek diğer engellerdir. Yalanın hem siyasi ve hem de toplum hayatında revaç bularak kendisini yalana mecbur bilmek bir başka engeldir. İhmalkârlık, işi başkasına havale, tembellik, ümitsizlik, şevksizlik, rahat arzusu, acelecilik, bencillik, diğergam olamamak, görenek, alışkanlık gibi pek çok menfilikler nâzenin güneşe engel olan perdelerdir.

İhtilaftan kurtulamayarak fitne ve fesadın oyuncağı olan bir kısım ehl-i hakkı sorumlu davranmaya davet ediyoruz! Yapmaları gereken hizmet, ifsat tuzakları ile geciktirilirken gelmesi gereken meşruiyet zemini ile beraber gönüller ve zihinler bulandırıldı. İfsat komitesinin yaptığı kara propagandalarla oluşturulan algılar; ümitsiz, güvensiz ortamda tereddütlü insanların bir kısmını kamplaştırıp diğerlerini de pasifize etti. Damlayan suyun mermere iz yapması gibi yalan bilgilerle iz yapıp doğrunun anlaşılmasına mani oldu.

Temizlik, pisliklerin kaldırılması ile mümkündür. İnkişaf da engellerin izalesi ile. Kalp dairesinin temizliği de mide dairesine gelen lokmanın helal, doğal ve doğru olanı iledir ki vücut, hane, çevre dairesindekilere istikamet verilebilsin. İstikamet, meşveret ile mümkündür. Ferdi dualardan müteşekkil umumi dua anlamındaki istişareler inşallah beklenen güneşin doğmasına vesile olacaktır.

Doğruluğun hayatımızda yeniden sağlam şekilde ikame edilmesi, meşveretin esas kılınması, ihtilaf, dedikodu ve kirli siyasetten uzak durulması, kara propagandanın olduğu yerde gerçeği anlatanların takviye edilmesi ehl-i hakkın vazifesidir.

Unutulmamalıdır ki milletin uyanması manevi değerlerin yeniden ama içi dolu şekilde ihyası ile mümkündür. Süfyan ve deccallerin önünün alınması, mehdi mânaların anlaşılması ile olacaktır. O zaman güneşin doğması olacaktır, inşallah.

Mehmet Çetin

mehmetcetin.de

14 Ocak 2015 Çiftehavuzlar Çiğli İzmir

4 tane yorum yapılmış

  1. Haluk dedi ki:

    Hiçbir şahıs ismi vermeden, hizmet içinde ama bazen kişisel davranışları ile istemeden hizmete zarar verenlerin bu ince, nazik eleştirinizden ders alması dileğiyle Allah’a emanet olunuz

  2. erdem dedi ki:

    “İslamiyet Güneş gibidir üflemekle sönmez gündüz gibidir göz yummakla gece olmaz.”İnşaallah,tebrikler mehmet bey

Sende yorum yazabilirsin