Haftada Bir Gün, Yalınız Cumartesi Derse Gitmek Olur Mu Kardeşim!

Kardeşlerden biri tek cumartesi derse gelir, gelir, gelir gelmez hemen uyumaya başlar uyuması şöyle dursun, uykuya başladı mı hemen hortlamaya başlar. Bu hal ile çevredekilerin de dikkatle ders dinlemekten alıkoyar, bu mübarek derse gelir gelmez. hatta gelir gelmez hemen adeti veçhi üzere devam etmeye başlıyor. Hatta yalınız bu değil buna benzer daha birkaç kişi onun adeti veçhi özere dersten faydalanmaktan mahrum kalıyorlar.

Halbuki bugün Müslüman için iman kurtarmaktan daha buyük ve ehemmiyetli bir meseleli yok ki, çünkü ebedi bir hayatta insanı mutlu ermekten daha mutlu başka hiç bir şey yok. Bu sebepten o cemaata katılan kardeşler, çok dikkatli dinlemeğe gayret edecekler. Evet şuurlu insan için derste uyumak değil imanına kuvvet katmak için gider. Büyle tenezzül eden bir Nur talebesi. Cumartesi Nurculuğa katılmak ne demek? Haftada tek bir gün derse katılmak ne demek? Doğrusu Böyle derse katılmak insana hiç bir faydası olmayacağını herkes bilmelidir ki: Nur talebesi derse gidip hep o mübarek bilgilerden istifade ederek faydalanıp imanını kuvvetlendirip imanın zirvesine ulaşmakla şereflenmekten ibarettir. uyuyup ötekilerin dahi faydalanmasına engel olmamak gibi nahoş vazifelere bulaştırmak gibi kötü hallere kirlenmek insanlığa asla yakışmayan hallerdir.

Evet Haftada bir defa derse gitmek kendine kötü bir adet etmek. Risale-i Nur hizmetinde sahaya yalınız onbir sağlam aya sahaya inecek, kalede hakikaten kale gibi biri duracak. Fakat sen yalınız onbir sağlam halis adam bul, Bütün dünya senin olur. Dünyanın her tarafından Brezilyadan Fıransadan diğer taraftalardan seyirci bulursun. Bakın Risale-i Nur   hizmeti için Üstad diyorki. “Bir Nur talebesi yüz dosta müreccahtır.” Bir talebe yüz dusta müreccah olunca. Matematik ilmi ile hesap edelim. “Bir Abdürrahman bin talebe kuvvetindedir.” Diyor yani, Üstadın yeğeni Abdurrahman bin talebe kuvvetindedir. Artık talebelik derecesini ve Risale-i Nurlardan alınan kuvvet derecesini sen düşün.

Bakın Hafız Ali ağabey için Üstad ne diyor? ” Birkaç Abdürrahman” diyor? Bir kaçın manası en azı üçtür. Bir Hafız Ali üç Abdurrahmana eşit olunca bu üçyüz bin dost eder. Demek bir hafız Ali ağabey. Kayseri gibi bir şehrin hepsi dost olsa, tek Hafız Ali kayseriden ağır gelebilir. Çünkü keyfiyet kemmiyete galibdir. Lenin kȃfiri demiş “Hz Muhammed’in ( A.S.M.) Ashabi gibi on tane adamım olsaydı, bütün dünyayı kümünist yapardım.” On kişi demek ki keyfiyeti varsa, miktar az değil.

Ey arkadaş! Sen ise, haftada bir gün derse gel, hemen beş dakika sonra uyu, çayda gözünü aç çayını yudumla, sonra evine git bu nasıl hizmettir? Sonra göya takdirde de: Sonra bu Ağabey çok güzel su veriyor. Çark güzel dönüyor. Peki çark dönerken sen ne yapıyorsun? Evindesin veya işte bahçede tahtadasın. İşi sıkı tutmak lazımmış. Hangi işi? Fani dünya işini aman sıkı tut. Allah bu hizmette liyakatımızı artırsın. Yahu bu dünyaya bir daha gelecek değiliz. Uyan senin ömrün gidiyor, zaten çoğu gitmiş.

Geçenlerde: “ALA SURURİN MUTEKABİLİN’İ okuyorduk. Üstad orada ne diyor o sır ile yani. Ȃyeti kerimede ehli cennette, cennet iskemlelerinde hanımı ile karşı karşıya koltuklarda oturacaklar ve dünyada geçirdiklerini tahattur edecekler ve biri diğerine anlatacaklar.” diyor. Şimdi cennette, şimdi cennette hatırlayacağın dünya hatırası ne olacak ki, hele birdüşünün. Cennette hakikat noktasında. Peygamberlerin yolu ve rızayı ilahi makamıdır. Bir de girsek cennete, ancak dolgu maddesi olacağız. Hani duvarların arasında konan bir dolgu maddesi var ya. Fakat cennete gidelim de İnşaalah dolgu maddesi olalım, bu bile yeter.

Evet cennetlikler dünya hatırası olarak ne anlatacak acaba? Cennette Peygamberimizin huzurunda sorulsa “ne yaptın” Desen iyi bir doktora yaptım. Ben otuz sene matematiğin içine girdim, hala içindeyim.” Dünya hatırası bu hal! Sorulsa sen ne yaptın Kayserili? bende iyi kazandım” Kayserili hafezanallah ben çok apartman diktim. İyi vurdum iyi çalıştım.

Evet bunların hiç biri ahiret aleminde bizi kurtarmaz bize asla fayda vermeyecekler, orada geçerli ola salih amel, takva, sadık amel. Bütün bunların cevheri İHLAS dır ihlası olmayan  kurtuluşu zor olur.

Ağabeyler tabii ki cehennem kurtulup cennete gitmenin çaresini her ne kadar yukarıda cevap verdim ama  genede tekrar tekrar soran kardeşlere kurtuluş çaresi nasıl  olur sorusuna yukarıda cevap vermemle beraber bazı hususları tekrar etsem zararı olmaz umidiyle. Evet bu davanın hakikatını incelesek zararı olmaz.

Ey Kardeş, Allahın yolundan ayrılsak ölümü düşünmeyi bırakırsak kurtuluşu zor olur. Cehennem ateşinden kurtulmak için, o ölümü hiç bir zaman hatırımızdan çıkarmıyacağız bir gün buradaki hayatımızın hesabını inceden inceye vereceğimizi düşünürsen ümitvar olururuz. biz bu dünyada zaruri işlerden maada salih amellerimize devam erdersek kurtuluş ümidimiz artar. Peygamberimiz (A.S.M.)mealen; “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışınız. yarın ölecekmiş gibi Ahiretinize çalışın.” Müslümanın kurtuluş caresi bu olur

Alimlerin meşgalesi olabilir, bize derse gitmemeye gafillikten başka hangi şey mani-engel ortaya çıkabilir. Biz derse haftada en az üç veya dört gece dersimize gitmeliyiz.

Üstaddan Hulusi Ağabeyin naklettiği bir hatırayı nakledeyim: adamın biri Üstada Üstadım ben senden derse almaya gelmemeye ruhsat istiyorum çünkü ben ihtiyarım hastayım yürüyemiyorum ve evim medreseye hayli uzak, arabam yok, kar ve kış var. Acaba ben evimi medrese addetsem evimin bir köşesinde, onbeş gönde veya ayda bir defa derse gelsem olmazmı? Üstad o kardeşe parmağını kaldırıp gösteriyor,  baş parmağını kıpırdatabiliyormusun diyor? o kardeş evet deyince? Yani bu parmağını kıpırdatacak enerji sende varsa, sakın dersi ve sohbeti terketme diyor. Çünkü cennet ucuz değil. cehennem de lüzumsuz değildir.

Ya Rabbi bizi derssiz ve dertsis başıboş bırakmaktan koru.

Bizleri şahs-ı maneviden ayırma Allahım Ȃmin…

Kardeşlerdele paylaşan: Abdülkadir HAKTANIR

Sende yorum yazabilirsin