Hapiste Kur’an İle Tanıştılar Şimdi Çok Mutlular

6 bin mahkumun bulunduğu Maltepe Cezaevi’nde 1 vaiz ve gönüllü 14 din görevlisinin çalışmaları mahkumların ilk defa Kur’an’la tanışmasına vesile oldu. Vaiz Abdülhamit Pehlivan kimi zaman saatlerce konuştukları mahkumlara Kur’an öğrettiklerini, mukabele okuduklarını, teravih kıldıklarını söylüyor. Mahkumlar, bu değişimden mutlu.

Kalın duvarları, demir parmaklıkları, koğuşları ile soğuk bir havası olan cezaevleri suçluyu mahkum etmenin yanında ıslah etmeyi de amaçlıyor. Hapis hayatında büyük dönüşüm yaşayanlardan birisi Ercan K. İslâm’ın güzelliğiyle hapishane koğuşlarında tanışmış. Ercan, gençliğini uyuşturucu ve alkol kıskacında geçirir. “Geçmişe dönsem bir daha aynı hatayı yapmazdım.” diyeceği acı bir olayla soluğu cezaevinde alır.

Hapishane Ercan’ın hayatı için dönüm noktası olur. Önce koğuşta namaz kılan arkadaşının rükû ve secdesinden çok etkilenir. Sonra da aklındaki bütün soruları cezaevi vaizlerine sorarak kafasındaki şüpheleri bir bir giderir. İlk namazın hazzını, ilk orucun güzelliğini, ilk hatim heyecanını da cezaevinde tadar Ercan. Kazaya kalan bütün namazlarını eda etmeye çalışan Ercan, Ramazansız geçen yıllarına inat 3 ayları da oruç tutarak geçirmiş. İlk kez tanıştığı Kur’an’ı, Ramazan ayı içerisinde bir kez daha hatmetmeyi hedefliyor. ‘Daha önce bu manevi atmosferle tanışsaydım bu duruma düşmezdim.’ diyen Ercan eski günlerini acıyla hatırlıyor.

Dört duvar arasında geçen yıllar onları ya bunalıma itiyor ya da manevi huzur için dine yöneltiyor. Bu görev ise cezaevi vaizlerine düşüyor. Mahkumlar cezaevlerinde din hizmeti alma hakkına sahip. Ancak cezaevlerinde istenilen düzeyde din hizmeti verilemiyor. 24 bin mahkumun barındığı 384 cezaevinde sadece 100’e yakın cezaevi vaizi görev yapıyor.

6 bin mahkumun bulunduğu, 280 koğuşlu Maltepe Cezaevi’nin din hizmetlerine şahit olduk, mahkumlarla tek tek görüştük. Cezaevinin tek vaizi Abdülhamit Pehlivan’ın çalışmaları oldukça etkili olmuş. Cezaevinde Ercan K. gibi birçok insanın hayatını değiştiren Pehlivan’a 14 din görevlisi de gönüllü olarak eşlik ediyor. Çoğu imam olan gönüllüler vakit namazlarında camilerde hizmet verirken namaz aralarında soluğu cezaevlerinde alıyor. Onlar gecesini gündüzüne katarak mahkumlara yardımcı oluyor, sorularını cevaplıyor, dertlerine ortak olarak yeni bir hayata başlamalarına yardımcı oluyor.

Cezaevlerini Medrese-i Yusufiye olarak görüyorum

Abdülhamit Pehlivan, 3 yıldır Maltepe Cezaevi’nin vaizliğini yapıyor. ‘Birkaç ay ancak dayanabilirim.‘ diyerek başladığı görevini şimdi çok seviyor. Cezaevlerini Medrese-i Yusufiye olarak gördüğünü dile getiren Pehlivan, göreve başlarken Hz. Yusuf’un hayatını okuyarak kendisine dersler çıkarmış. İşe koğuşları tek tek ziyaret ederek başlayan Pehlivan, ilk aşamada mahkûmların lakayt tavırları ile karşılaşmış. Hatta bazı mahkûmlar tehdit etmiş. Yılmadan çalışmalarına devam eden Pehlivan, “Şimdi çok güzel dostluklar kurduk. Ziyaretlerimizi aksattığımız zaman bize gönül koyuyorlar. Erken ayrılmamıza müsaade etmiyorlar. Bir koğuşta tam beş saat kaldım, tek tek sorularını cevapladım. Bir mahkûm verdiğimiz nasihatlerden etkilenmiş. Bana uzun süre uğraşarak eliyle bir hediye hazırlamış. Gördüm ki insanlarla samimi bir şekilde ilgilendiniz mi çok güzel sonuçlar çıkıyor.” ifadelerini kullanıyor.

Din görevlileri cezaevinde koğuşlarda dersler başlatarak belli bir program dahilinde itikat, ibadet, ahlak ve siyer konularında dersler veriyor. İlmihal konuları uygulamalı olarak mahkûmlara anlatılıyor. İki saat süren derslerin önemli bir kısmı ise Kur’an-ı Kerim’e ayrılıyor. Tefsir derslerinin yanında isteyen mahkûmlara Kur’an öğretiliyor. Görevliler ziyaret ettikleri koğuşlardan Kur’an okumadan ayrılmamaya özen gösteriyor. Çünkü birçok insan ilk kez bu sayede Kur’an’la tanışmış. İlk kez İlahi kitaba hapishanede dokunmuş. Çok farklı sorularla karşılaştıklarını söyleyen Pehlivan, “İlk etapta biz nasıl affedileceğiz? ‘Allah bizi bağışlar mı?’ sorularına çok muhatap oluyorduk. Bize artık tecvit ile alakalı, itikatla ilgili akıllarına takılan soruları yöneltiyorlar.” diyor.

21 yıldır imamlık yapan Tugay Yol Camii imam-hatibi Halis Çağlı da camiden arta kalan zamanını cezaevinde geçiriyor. Vazifeyi kabul ettiği gece uyuyamadığını dile getiren Çağlı, “Korka korka geldim. Ama buradaki ortamı, bu insanların ihtiyaçlarını görünce artık koşa koşa geliyorum.” diyor. Cami kürsülerinden yaptığı sohbetlerde hapishanede karşılaştığı manzaraları cemaate aktardığını dile getiren Çağlı, şu sözleri dile getiriyor: “Burası hayatıma çok şey kattı. Özellikle gençlerin çoğunlukta olması beni çok üzdü. Artık mahallemdeki gençlere daha çok sahip çıkıyorum.

‘Adam öldürmeyi sıradan görürdüm; ama şimdi öyle değil’

Mahkumlar cezaevinde verilen din hizmetlerinden oldukça memnun. Hatta din görevlileri ile daha fazla beraber olmak istiyorlar. Koğuşlarda birbirlerine Kur’an öğretip, cemaatle namaz kılıyorlar. Sadece vakit namazlarını değil cuma ve teravih namazlarını da cemaatle koğuşta kılıyorlar. Birçoğu namaza da cezaevinde başlamış.

Öğrendiği bilgilerle hayatında önemli değişiklikler olduğunun altını çizen Şerif, “Benim yaşam tarzım burada çok değişti. Çok şey öğrendim. Adam öldürmeyi sıradan bir şey olarak görürdüm. Ama artık insanlara kötü davranamıyorum.” diyor. En çok sabretmeyi öğrendiğini söyleyen Şerif, hapishanede öğrendiği Kur’an’ı da ilk kez hatmetmiş. Ramazan ayında da dört arkadaşı ile birlikte mukabele okuyor. Kur’an’la cezaevinde tanışan bir diğer isim de Tahsin. “Ben Roman’ım. O yüzden harfleri çıkaramıyordum.” diyen Tahsin, azmi sayesinde 15 günde Kur’an’ı öğrenmiş. Tahsin öğrenmekle kalmamış 2 koğuş arkadaşına da Kur’an-ı Kerim’i okumayı öğretmiş.

Recep B. ise hem kendi öğrenmiş hem de 25 mahkumun arkadaşına da Kur’an öğretmiş. Recep, “İyi ki de buralara düşmüşüm.” diyerek yaptıklarına tövbe etmiş.

CİHAN YENİLMEZ / Zaman Gazetesi

Sende yorum yazabilirsin