Herhangi Bir Şeyin Tesadüfen Olması Mümkünmü?

Kâinatta tesadüfün imkânı var mı acaba?

İçinde yaşadığımız şu muazzam kâinatın tesadüfen yaratılmış olması aklen ve ilmen mümkün müdür?

Canlıların içerisinde en gelişmiş varlık insan olduğu konusunda bir tartışmaya girişecek kimsenin bulunması mümkün olmadığını sanırım. İnsandan aşağı canlılar arasında ise zekâ bakımında en gelişmiş canlı olarak şempanzeler olduğu söylenir. Bugün için aksi ispat edilemediğine göre bunu olduğu gibi kabul edeceyiz elbette. Şimdi şöyle bir şey düşünelim; insandan sonra en gelişmiş varlık kabul edilen şempanzelerden altı tane kafadar sahiplerinden hareketlerini taklit etmek için bütün zekâlarını kullansınlar. Daktilonun başına geçsinler ve söz gelimi kırk adet tuşu olan makineye oldum olasıya vurmaya başlasınlar. Maymun bu ya tuşların çıkardığı sesler tuhaflarına gidecek, vurdukça zevk alacaklar ve usanıp makineyi parçalayıncaya kadar vurmaya çalışacaklardır. Şimdi bu alelade vuruşlardan ortaya bir şeyler çıkacaktır elbette. Olmaz ya olur farz ederek diyelim bizim akıllı şempanzelerimiz sahiplerinin yaptığı gibi bir düzine kâğıt çıkarıp her kâğıt bitiminde yenisini usulca takarak yazmaya çalışsalar, acaba ortaya ne çıkar dersiniz? Bizim söyleyebileceğimiz söz tabiatıyla bir hiç olacaktır. Onların ki şöyle dursun, kâinatta en akıllı yaratık olan insan bile kendi vücuduna ne tasarruf edebiliyor ki? Yediği ölü yiyecekleri canlandıran insanın kendisi mi ki? En akıllı olan insanın kendisine tasarruf gücü yetmezse; bunu ona hangi tesadüfe vererek, kendi kendine oldu diyebilirsiniz? Hayır asla!

Kâinatta tesadüfün yeri yoktur…

Çünkü, saniyede 300.000 kilometre gibi baş döndürücü bir hızla hareket eden ışık bir yıl içerisinde yaklaşık olarak 9.860.800.000.000 k.m (1) mesafe kat’eder. Tam 680.000 ışık yılı(2)  mesafe kat ederek göz görmez akıl almaz kâinatımızın esrar dolu köşelerinden bize kadar ulaşır.

Kâinatımızda tesadüfün yeri yoktur

Çünkü, 680.000 ışık yılı mesafe içerisinde tahminlere göre-ki yirminci yılda ilimde kesinlik kalmamıştır, Az fazla az noksan olabilir. Deniliyor tam 40.000.000.000 (3) tane gök cismi yer alır.

Kâinatımızda tesadüfe yer yoktur…

Çünkü, kâinatımızda bu kırk milyar gök cisminden her birinin ağırlığı ne kadardır biliyor musunuz? Tam 2 x 1027 (4)  yani 20 rakamın önüne 27 adet sıfır konacak rakam ki, dilimizde bu rakamı ifade edecek kelime yoktur.

Çünkü, akılları durduran bu büyük varlıklar aleminden bir alt dereceye inerek baş döndürücü sayılar arasında bir hiç  mesabesinde olan dünyamıza geldiğimizde yine kafası belirli mıntıkalara kadar uzanabilen insan oğlunun akıl almaz rakamlar çıkar karşısına. Ve bu rakamların tesadüfen gerçekleştiğini söyleyebilmek için insanın kendisinden habersiz olması gerekir.

Kâinatımızda tesadüfe yer yoktur…

Çünkü, ağırlığı 6 x1021 ton (5) olan dünyamızın içerisinde sayısı milyonlara baliğ olan canlılar yaşar.

Kainatımızda tesadüfün yeri yoktur…

Çünkü, bu korkunç miktardaki hücrelerden her birisinin boyu bir milimetrenin binde dördü (000/4 mm) kadardır.(6)

Kâinatımızda tesadüfe yer yoktur…

Çünkü, milimetrenin binde dördü boyunda olan hücrelerin bu küçücük dünyası içerisinde sayısız miktarda protein molekülleri bulunur ve bir protein molekülünün ağırlığı bir gramın milyonda birinin altı milyonda biri kadardır (7)

Kâinatımızda tesadüfe yer yoktur…

Çünkü, ağırlıklarını ifade edecek sayıların bulunmadığı o muazzam cisimleri değil, sayısı haddu hesaba gelmeyen hücrelerin değil, boyu gözle görünmeyecek derecedeki varlıkların değil, bir gramın milyonda birinin altı milyonda biri kadar olan canlılığın ana kaynağı olan bir protein molekülünün tesadüfen meydana gelebilmesi için kaçta kaç ihtimal vardır biliyor musunuz? İhtimaller kanunu matematikte fazlasıyla kullanıldığı çağımızda İsviçre’nin ünlü matematik bilgini Charles Eugenie Guye bu ihtimali rakamın 1×10160 (8) olduğunu, yani on rakamın önüne yüz altmış tane sıfır konarak okunacak bir rakam olduğunu tespit etmiştir. Bu bir tahmindir diyenler olabilir. Ama ihtimaller teorisi çağımızda matematikte kullanılan en yaygın teorilerden birisidir. Madem ki onu kabul etmiyorsunuz. Bütünüyle matematik kaidelerini kabul etmemelisiniz ki o zaman size deli denir.

Kâinatımızda tesadüfe yer yoktur…

Çünkü, bir protein tesadüfen meydana gelmesi için gerekli olan ihtimali rakamın gerçekleşebilmesi için ne kadar zaman kesitine ihtiyaç olduğunu biliyor musunuz? Evet bu muhtemel zaman kesitini de yine ünlü İsviçreli matematik bilgini 1×10 243 yıl (9) olarak tespit etmiştir. Yani bir numara önünde 243 sıfır olması lazım. Üzülerek söyleyelim ki, insanlığın lügat hazinesinde bu rakamı ifade edecek kelime yok. Halbuki kainatın bu güne kadar ömrü ünlü Astronomi bilgini Gamov’un tahminlerine göre birkaç milyon senedir (10) James Jeans’a göre ise bu miktar 3- 20 milyar senedir (11). Peki bir protein molekülünün teşekkül için gerekli olan1x10 243   yıllık zaman kesidini nereden temin edeceğiz? Dahası var bu bir protein molekülü için gerekli olan rakam, ya her birisinin ağırlığı2×1027 ton olan ve sayıları kırk milyarı bulan âlemlerin teşekkülü için ne kadar zaman gerekecektir? Bütün bunların tesadüfen meydana geldiğini söyleyebilmek için insanın ya korkunç bir mülhid (dinsiz) veya bir akılsız olması gerekir.

Kainatımızda tesadüfe yer yoktur

Çünkü, sözünü ettiğimiz protein molekülleri amino asit zincirlerinden meydana gelir. Ancak canlılık kaynağı olan amino asit zincirleri öyle muntazam olarak halkalanmışlardır ki bu gün olduğu düzenden başka bir şekilde halkalanmış olsa, hayatın varlığı mümkün olmaz. Peki bugünkü zincirlenme şekli nasıl meydana gelmiştir? Atomların bir araya gelmesiyle denilecektir. Peki atomların meydana gelmesiyle neden başka bir türlü bir zincirleme olmamıştır. Bu atomlara çok akıllı varlıklarmı diyeceyiz, haşa. Acaba bu tür  zincirlemenin gerçekleşmesi için kaçta kaç ihtimal vardır? Bunu İngiliz Biyoloji bilgini G.B. Leathes’ten dinleyelim: “Bir protein molekülündeki amino asitleri meydana getiren atomların bir araya gelerek hayat için elverişli olan zincirleme bağlantıyı meydana getirebilmeleri-tabii tesadüf-için mevcut ihtimal 1×1048 dır” (12). Bilmem ki buna eklenecek bir söz var mı? Yanlış anlaşılmasın; bütün bunlar daha bir canlı hücrenin içinde bulunan sayısız protein moleküllerinden birinin meydana gelmesi için gerekli rakamlardır. Ya milyarlarca canlılar? Ya sayısız türden bitkiler? Ya katı maddeler? Ya denizler? Ya aklımızın veya zekâmızın girift örgüsüdür?

Allahımıza ne kadar şükretsek azdır ki: Bunları anlamak için kafamızı okadar yormadan, bize Risale-i Nurları meydana getirebilecek Ahır zaman Mehdisi olan Bediüzzaman hazretlerini göndermiş k: Osman Yüksel Serdengeçtinin dediği gibi: “Bu eserlerden yediden yetmiş yaşına kadar herkes hisse alabiliyor” ve kendilerini inkâr bataklığından kurtarmak için mesafe kat ediyorlar. Bizler yapıp ne yapıp bu eserleri bol bol okuyalım derslere gitmekten geri kalmayalım. Çünkü unutmayalım ki: Başlamadan olmaz amma yalınız başlamak, boşa gider neticeyi almadan, başlamanın faydası olmaz.

 Yukarıda saydığım bütün bunlar nasıl tesadüfen var olabilir? Biz susalım ve şairi dinleyelim:

                   “İdraki meâli bu küçük akla gerekmez,

                   Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez “

deyip kurtulalım

Abdulkadir Haktanır

www.NurNet.org

Kaynakça

1- Fen ansiklopedisi, sh: 37.

2-­ James Jeans: The Mesterious Üniverse: sh. 63.

3- Pire Rousseau, Las Atomes et les Etoilas: 75.

4- James Jeans, The Üniverse arond use: 44.

5- Aynı eser sh: 46.

6- Prof. Max Clara ve üveya Maskewr, Histoloji: sh.:28-29.

7- Anthony Smith, İnsan Yapısı ve Yaşamı: sh: 210.

8- J. C. Mansma,The evidence Of God in Ehpanding Üniverse: sh. 17.

9- J. Monsma,adlı geçen eser: sh: 18.

10- J. Gamov, Kainatın Yaratılışı: sh: 4.

11- J. Jeans,The Üniverse Arond Use: sh: 95.

12- Lecomte de Nouy.L’Homme et sa Destines, s. : 43.

Sende yorum yazabilirsin