Hulusi Ağabey Diyor ki…

Hulusi Ağabey, “Nurlarla alâkadar olduğum zamanlarda, dünyevî bütün lezzetlerin fevkinde büyük bir zevk ve havassımda azîm bir şevk hissediyorum.” buyuruyor.
Hiç hatırdan çıkarılmaması hafızalara kazınması gereken şu cümle.
“O nurlarla iştigal etmediğim zamanlar, keşki enfas-ı ma’dude-i hayattan olmaya idiler.”

Ne demek istiyor Hulusi Ağabey? “Nurlarla iştigal etmediğim zaman nefes alıp vermeyeyim, bir başka tabirle nefes aldığım her an nurlarla iştigal etmeliyim.” Bu söz nasıl bir haleti ruhiye içinde söylenmiştir, hayretler içindeyim.

Yirmi Dördüncü Mektub’un Birinci ve İkinci zeyillerini okuduğunda kendinden geçtiğini söyleyen Hulusi Ağabey, “Dünya işlerinden kendimi kurtardığım zaman Ruhî ve manevî gıdamı almaya ve bulabildiğim böyle bir muhatabı da hissedar etmeye çalışıyorum.” diyor.

Sözler sayesinde geçirdiği bir senenin bir gününe hayatının tamamının mukabil gelmediğini söylüyor aynı zamanda.
Sözlerden değil hepsini, bir tanesini alan insaf ile okursa, hakkı teslime ve münkir ise gittiği yolu terke, fâsık ise tövbeye mecbur olacağına kat’iyyen ümitvâr olduğunu dile getiriyor.

“Yirmi Sekizinci Mektub’un Beşinci ve Altıncı Mes’elelerini okuduğumda şeker gibi tatlı, şeker şerbetinizi besmeleyle içmeye başladım. Zevk ile mütalaa ettim. Çok susamıştım. Manevî susuzluğumu, elim ermez, gücüm yetmez, nazarım erişmez, hülâsa acz-i tâmm içinde, fakat rahmetinden ümid kesmediğim bir halde iken, ol Rahmanü’r-Rahîm Hazretlerinin Muazzez Üstadım vasıtasıyla teskin ettiğine, yüz binler hamd ü şükreyledim ve edeceğim.” diyen Hulusi Ağabey, Yirmi Sekizinci Mektub’un Yedinci Mes’elesini Hâfız Ömer Efendi’ye ve bir defa pederi ve eski hocalarından İbrahim Efendi ve bir dostuna ve bir defa da Fethi Bey’e okuduğunu ,başta kendisi olduğu halde, dinleyenlerin ahval-i ahîre dolayısıyla kalblerinde hasıl olan manevî yaraya çok mükemmel ve münasib bir merhem vurduğunu söylüyor.

Hulusi Ağabeyin dediği gibi: “…Nefs-i emmarenin zebunu, cinn ve ins şeytanlarının hedefi olmaktan kurtulamadık ise de bu hasbî ve Kur’anî hizmetten zevk alıyoruz, lâyıkıyla yapamıyorsak da yolunda bulunuyoruz.” inşallah…

Selam ve dua ile kalın.

Çetin Kılıç

Kaynak: sorularlarisale

Sende yorum yazabilirsin