İftiralarla Çürütme Planı !

  • hayat-ı içtimaiyede çok tecrübelerle mahiyeti bilinmeyen, benim vârislerim genç Said’lerin bir kısmını Nur’un zararına iftiralarla çürütebilirler diye o telaştan bu ehemmiyetsiz hayatımı ehemmiyetle muhafazaya çalışıyorum.

Emirdağ Lahikası-2 ( 14 )

  • iftira eden, yalan söyleyen en edna bir dereceye düşer.

Sözler ( 187 )

  • iftira ve isnad ve hatasından el’iyazü billah derim.

Şualar ( 415 )

  • bilakis çeşitli iftira, tezvir ve ithamlarla hapse sürülmek, eserlerini imha etmek, halkı kendinden soğutmak için aleyhinde türlü isnadlar yapılmıştır.

Tarihçe-i Hayat ( 26 )

  • insafsızca iftira ve yalanlarla lekedar etmek isteyen ve dolayısıyla Risale-i Nur’un hizmet-i imaniyesine sed çekmeğe çalışanların mukabilinde Risale-i Nur’un nurlu, müessir ve saadet-feşan hizmetini belirtmek

Tarihçe-i Hayat ( 455 )

  • dindarlar aleyhinde bir sürü yalan, iftira, tezvir propagandası başlıyor.

Tarihçe-i Hayat ( 664 )

  • her an, en az binbir nevi semere-i saadet ile tegaddi etmekten kaçan ve o cadde-i kübraya aslâ lâyık olmayan, iftira ve isnadât perdelerini görüp, şu meş’ale-i adîm-ül misali söndürmek, zulümat ve dalalât vâdilerine yol açmak isteyen bakar-körlere, ne demeli?

Barla Lahikası ( 112 )

  • hiç bir şeytanın da kimseyi kandıramadığı acib ve maskaraca bir iftira etmekle teveccüh-ü ammeyi hakkımızda kırmaya çalışan ..

Emirdağ Lahikası-1 ( 288 )

 

  • İfk Hadisesine Dair Yazılan Mektubun Gayr-i münteşir kısmı:

YUHİBBUNE EN TEŞİAL FAHİŞE” tehdidiyle, öyleleri münafık gibi ehl-i imanın hayat-ı içtimaiyelerini böyle işaalar ile ifsad ediyorlar, ifade ediyor.

Ve bilhassa böyle gıybet ehl-i namus ve ehl-i haysiyet hakkında olsa..

ve bilhassa ehl-i ilim hakkında olsa ve bilhassa akıldan hariç bir tarzda olsa..

Meselâ: Namuslu bir zat kendi gayet yakışıklı, her cihetle mükemmel ve ailesine kemal-i itimadı olduğu halde; hiçbir cihetle ona mukabil gelemeyen ve onun hizmetkârı hükmünde ve ona nisbeten çirkince bir insan ve dünyada onların içtimaını hiçbir fıtrat ve vicdan kabul etmediği bir surette o biçare ailesini o suretle gıybet etmek, bu nev’ gıybetin en şeni’idir.

Böyle eşne’ gıybetin sebebi olsa olsa; insanın dest-i ihtiyarında olmayan bir muhabbet vasıtasıyla yine kadınların kıskançlığından ve habbeyi kubbe görüp ve kendi iffetini göstermekle başkasını ittiham etmek nev’inden bu nev’ şayialar meydan alıyorlar.

Bu işaadan tevbe etsinler, yoksa kahr-ı ilâhî gelmesi kaviyyen me’muldür. Öyle iftira edenler, böyle iftiraya maruz kalacakları, cezâ-yı amelleri olmak ihtimalini düşünsünler.            

Said Nursî

Barla Lahikası (267)

 

  • Evet, acaba hiç akıl kârı mıdır ki: Din düşmanları, iftira ve yalanlardan ibaret yaygaralarını yapsınlar da, bizler hakikatı izhar tarzıyla müdafaa etmekte susalım?

Acaba hiç mümkün müdür ki: İslâmiyet düşmanlığıyla, Üstad Bedîüzzaman hakkında zalimane ve cebbarane haksızlıkları irtikâb eden o insafsız propagandacılar, yalanlarını savururken, biz, Üstad ve Risale-i Nur’un hakkaniyetini ilân ederek, o acib yalanlarını akîm bırakmaya çalışmayalım?

Sözler ( 768 )

 

Üstadımın taleblerini daima gövdenin içine giren kurtlar iftira ve çeşitli isnad ve iftiralarla çürütüp nazar-ı ammeden düşürtmeye o da bizim gibi adi birisi deyip üstadın o eşhası vekil tayin etmesi cihetini örtmek ve o eşhas nazardan düşmesiyle insanları/cemaati istedikleri yere götürmek emelini gütmektedirler.

Bu türlü çalışmalar kimi zaman başarılı olup üstadımın talebelerine itimadı ve alakayı kesip itibarsızlaştırarak cemaatin şahs-ı manevisinin mümessili olan zatlardan çekerek cemaatimizi çıkmazlara sokmak, ilmen çürütemmedikleri cemaatimizi ihtilaflarla uğraşarak akim bırakmak istemektedirler.

Bu ülke BUGÜN MÜSLÜMAN VE EHL-İ SÜNNET İSE BUNU RİSALE-İ NUR HİZMETİNE BORÇLUDUR!

BU GÖVDE İÇİNE GİREN KURTLAR AĞACI KURUTMAK İÇİN ÇALIŞMAKTADIR.

 

  • Cahil dost, düşman kadar zarar verebilir. Öyle ise şimdiye kadar yalnız düşmanın tarafına bakıp eldeki elmas kılınçla onların tefritlerini kırardım; fakat şimdi mecburum: Öyle dostların terbiyeleri için, onların avamperestane ve ifratkârane olan hayalâtlarına, o kılıncı bir derece iliştireceğim.”

Muhakemat ( 51 )

 

Bizler bu cahil dosttan yaka silkmekteyiz. Zamanla Hüsrev Ağabey, Tahiri Ağabey, Zübeyr Ağabey, Bayram Ağabey, Mustafa Sungur Ağabey, Said özdemir Ağabey, Mehmet Fırıncı Ağabey ve nurun Kahramanları ile müfritane alakadar olanlar…. Hakkında iftiralar yapılmaktadır.

Ve faaliyette ve istikamette sebat eden Risale-i Nurun Sadık Talebelerine de Yapılagelecektır. Bu bir realite gerçekliktir. Mason ve komünist komuteleri ve bunların teşeronları kime neye tabi olduğunu bilmeyen kimseler buna devam edecektir.

 

Sual: Neden iftira yapılmakta?

Elcevap: Direkten Risalelere Hücum edildiğinde bu Nur Talebelerinin tesanüdüne vesile olmaktadır. Bandrol ve Sadeleştirme Meseleleri gibi. Ama daire içindeki kurtlar üstadın talebelerini itibarsızlaştırarak şahs-ı meneviyi parçalamaktadırlar.

Risaleleri tutan bir el düşünelim. Bu el kırılırsa Risaleler yere düşecektir. Ve sahipsiz kalarak ehemmiyetsiz, manasız kağıt parçası.. gibi nazarla görülüp gösterilmek istenecektir.

İşte perde arkası hadisat bundan ibarettir.

Bunları benim gibi söyleyen kimselere de kendince konuşuyor, hayalci, ütopya, vehham.. gibi yakıştırmalarda da bulunacaklardır.

Allah Bu hainlari ve bunlara aldanan sadık ahmakları ve cahil dostları ıslah etsin.

Selam ve dua ile

Muhammed Numan ÖZEL

www.NurNet.org

2 tane yorum yapılmış

  1. Turhan KARADERE dedi ki:

    Allah, ebeden râzı olsun. Bu mevzuyu bu kadarla bırakmayın lûtfen. Hücum devam ediyor hem de daire içinde olan bazılarınca da…

  2. erdem dedi ki:

    Allah(Celle celaluhu) razı olsun kardeşim önemli bir konuyu açıklığa kavuşturuyorsunuz. Ehl-i dalalet ve fitneci kesimler boş durmuyor onuniçin daima uyanık olmak zorundayız.On onbeş sene önce bir kardeşimiz üstadımızın en son tashih edip bastılmasına müsade ettiği nüshaya göre tescil edilmesini ve bu işin bir enstitü vasıtasıyla yapılması gerektiğini söylemişti. Geçen zaman o hakikatı doğruladı . Elhamdülillah şimdi üstadımızın arzu ettiği günlere doğru gidiyoruz. Diyanet işleri başkanlığı İşaratül- İ’cazdan başlayıp Mesnev-i nuriye ile devam edip basacağını ilan etti. Ancak resmiyette formaliteler uzun sürebilir.Hizmet ise dinamik bir husustur, Araya kültür bakanlığı girip bandrol vesair işlerle neşriyatın durmaması gerekir. MALİYE BAKANLIĞI GEREKLİ VERGİ VESAİR İŞLEMLERİ ZATEN İSTİYOR ,KÜLTÜR BAKANLIĞI BİR AN ÖNCE ASLINA UYGUN OLARAK BASMAK İSTEYENLERE BANROLÜ KOLAYCA VERMELİDİR….Aslına uygun basan hizmet erbabıbın değişik sebeplerle engellenmesi doğru bir şey değildir. Bir an önce bu konunun açıklığa kavuşturulup iman hakikatlerine susayan gönüllere ULAŞTIRILMASI SAĞLANMALIDIR.

Sende yorum yazabilirsin