İstişare eden, aldanmaz

Suffe medresesinde şehrimizin sorunları ve çözümlerinin tartışılıp çözüm önerilerinin paylaşıldığı kahvaltılı bir istişare toplantısı gerçekleşti.

İl Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu’un da katıldığı bu istişare toplantınsa Yenişehir kaymakamı, ilçe müftüleri, il müftü yardımcısı ve il emniyet müdürü katıldı.

Sivil toplum temsilcilerinin ağırlıklı olarak katıldığı bu toplantıda aşağıda belirtilen sonunlar ve tavsiyeler paylaşıldı.

Gündemsiz başlayan istişare toplantısı herkesin istediği sorunu dile getirme ve çözümü için öneride bulunma fırsatının dile geldiği toplantıda şu fikirler dile geldi.

*Kıraat konusunda Türkiye 2.liği olan Üniversite Hocası Rıfat Ablay ile il Valimiz Hasan Basri Güzeloğlu arasında geçen kıraat üzerindeki bilgi teatisinden, şehrimizin ezan ve sala konusunda okuma ve ses sorunların varlığı dillendirildi.

Birçok kişi hafız olabilir, ama Kurra olmak kolay olmadığı gibi, birçok kişi ilim elde edebilir ama müezzin olamaz, fikri kabul gördü.

Ezan ve sala okuyan insanların sesinin güzelliği için Bilal-i Habeşi’nin ezan okuması örnek verildi. Neden Hz.Ebubekir değil, Hz.Ömer değil de Bilal efendimize ezan okutuldu, çünkü sesinin güzelliği ezana ayrı bir mana katıyordu da ondan.

Bu münasebetle ezanı okuyan kimse bu manevi atmosferle ezanı seslendirmelidir. Okunan ezan insanın ruhunu okşamalıdır, alelacele okunan ezan manevi haz vermez, kişinin bu şekilde ezan okuması da bir vebaldır, hoş görmek, hatır için müsamaha göstermek doğru değildir.

*Müslümanların her geçen gün bir arada olmak için bir çalışma, çaba ve gayret içinde olmaları lazımdır düşüncesi üzerinde duruldu.

Kudüs’ü şerif düşerken, asıl nedeni Hırıstiyanların birlikteliği ve Müslüman aleminin parçalanmasının sebep olduğu, biri birine teslim olmayan Müslümanların düşmana boyun eğmek durumunda kaldıkları gerçeğine vurgu yapıldı, nitekim Salahhtini Eyyubi önce Müslümanları birleştirerek, aralarında ittifak oluşturdu ondan sonra Kudsü şerifi fethetti.

*OHAL kalktıktan sonra valilere geniş yetkilerin verildiği, valimiz bu yetkileri kullanırken vatandaşın huzuruna endeksli kararlar alması temennisi dile getirildi,

*İçkili bazı restoranlarda, çocuk yaşta kişilerin çalıştığı bu konuda emniyetin daha sıkı bir denetim yapması gerektiği talebi dile geldi.

*Bazı kahvehanelerde kimi vatandaşlarımızın rahatsız edecek tarzda yüksekselse konuşup, Cumhurbaşkanımıza hakaretlerin yapıldığı, emniyetin buraları tebdili kıyafetle kontrol edip, bu şekilde kamu düzenini bozan kimseleri uyarması gerekliği üzerinde duruldu.

*Hala bazı düğün salonlarında örgüt lehine kimi slogan ve marşların söylenerek, masum gençlerimizin yanlış yere kanalize edildiği de dile getirilen taleplerden biriydi.

*Kulp havalisinde kendini medrese alimi olarak tanıtıp İcma-i Ulemaya aykırı bir tarzda Kur’an hakkında sıra dışı fikirler ileri sürerek Hz.ömer’in Kur’an’a müdahale ederek içeriğini değiştirdiğini savunan tehlikeli bir kimsenin varlığından bahsedildi. Ben reklamı olmasın diye ismini yazımda dile getirmeyi uygun görmedim.

*Bazı kafelerde geç saate kadar yüksek sesle canlı müziğin çaldığı,  bu konuda emniyetin üzerine düşeni yapması gerektiğine vurgu yapıldı.

*Diyarbakır’ın imajı üzerinde yapılan konuşmaya müdahalede bulunan il valimiz “Biz şehrinizi nasıl tanıtırsanız halk da öyle tanıyacak, o eski sıkıntıları elhemduılillah şu anda yaşamıyoruz, şehrimiz sahabeler ve peygamberler şehridir, ilim irfan yuvasıdır, diyerek sözlerimize başlarsak şehrimiz öyle tanınacak” dedi.

Bu ilim irfan şehrinin özüne dönmesi için hepimiz sorumluyuz, kimin üzerine ne düşüyorsa yapmak durumundayız diyen Güzeloğlu ben bunu hatırlatmayı bir vazife biliyorum, dedi.

*Bizim her fırsatta vatandaşlarımızla selamlaşmaya çalışmamız gerektiğini ifade eden valimiz Hasan Basri Güzeloğlu bunu bayramlarla birlikte daha yoğun yaşamamız gerektiğini söyledi.

Valimizin istişareye önemli katkıları ile birlikte şu veciz hikaye ile istişare son buldu.”İstanbul’da bir mana adamı her gün karşıya gidip geliyormuş, ancak her bilet aldığında ücret bozuk olmasına rağmen parayı tam veriyor, bir gün bilet satıcısı diyor ki “amca sen bu kadar bozuk paraları nerde buluyorsun? yoksa veznedar falan mısın?” Amca da diyor ki, “yok evladım ben büyük para verirsem sen üstünü vermek için uğraşacaksın, o süre aynı zamanda benden sonra sırada olanların zamanını alacak, onlardan biri vapuru kaçırırsa ben bu vebalın altından kalkamam, dolayısıyla bu tür sıkıntılara sebep olmamak için ben bozuk paramı hazırlıyor ve sana tam veriyorum” diyor, kısadan hisse işte bir bu hassas vasıflarımıza sahip çıkmadığımız müddetçe  maalesef  toplumsal sıkıntılarımız olacak.

Sevgili okurlarım bu mümtaz istişare toplantısını bir yazıya sığdırmak zor bu kadarıyla yetinelim.

Bu kadar samimi ve sivil bir havada gerçekleşen bu istişare toplantısı bana umut ve huzur verdi. Dolayısıyla sizinle paylaşmayı bir vefa borcu olarak hissetim, paylaşınca ayrıca mutlu oldum.

Umarım zaman zaman bu tür istişare toplantıları devam edecek. Şehrimizin huzur ve başarısı için bu tür çalışmalar şarttır.

“İstişare eden, aldanmaz”

Aynı zamanda hadisin meali olan bu başlıkla yazı yazmama katkısı olan tüm katılımcılara teşekkür ederim.

Selam ve selametle kalın.

Eyüphan Kaya

Sende yorum yazabilirsin