Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru

(Tabiat Risalesi Açılımları-18) 

Önemli Bilgilendirme: Tabiat Risalesi Açılımları, görsel destekli ve akademik nitelikli “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”nın “İman Hazinesinin Varlığını Delillerle İspatlamak” isimli ikinci ana bölümünün 1. Hakikat’i olup, “Allah’a İman” hakikatinin mantık ve bilim zemininde akademik olarak ispatı yapılmaktadır. Derslerimizde sunulan hakikatlerin tam olarak hissedilerek pekiştirilmesi için yazımızın sonundaki görsel destekli ders videosunu da izlemenizi tavsiye ediyoruz. Eğitim programının önceki derslerine sayfanın sonundaki “Etiketler” bölümünden ism imize tıklayarak ulaşabilirsiniz.

“Tabiat Risalesi Açılımları” kitabımızın bir parçası olan bu yazımızdan sonra fantastik bir yolculuğa gerçek anlamda giriş yapmak isterseniz kitabımızı okuyabilirsiniz. “Tabiat Risalesi Açılımları”nın (seminer videolarını seyrederek okuyabileceğiniz) Görsel/İnteraktif kitabına ulaşabileceğiniz adres:

http://risaleinuregitimprogrami.com/2015/10/25/tabiat-risalesi-acilimlari-gorselinteraktif-kitap/

Tabiat Risalesi’ndeki üçüncü kelimenin ikinci muhalinde canlılığın “Tabiat” tarafından oluşturulabilmesi için gerekli özellikleri bir adım daha ileri taşıyoruz. Bir önceki maddede canlı vücutların tabiat tarafından icad ve inşa edilebilmesi için, çok gelişmiş makinelere ve yüksek bir ilme sahip bir tabiatın varlığının kabul edilmesi gerektiği izah edilmişti. Bu gerekliliğe ilaveten, sadece bitkileri ele alırsak, birbirinden çok farklı şekil ve sistemlerle üretilen her bir bitki çeşidinin, hatta her bir ferdinin ayrı bir makine ve kalıpla yapılması da gerekecektir. Birbirinden çok farklı olan 65 cm. boyundaki sert ve kalın yapılı bambu çiçeği ile zarif, dekoratif nilüfer çiçeğinin aynı tezgâhta, aynı makineyle yapılması mümkün müdür? Çiçek kısımları birbirinin aynı gibi görünen iki farklı bitkiden biri olan nilüfer çiçeği en fazla 20 cm olabilirken, lotus bitkisi ise 3 metreye kadar çıkabilmektedir.

Yapı olarak birbirlerine çok benzeseler de, fabrikalarının farklı olması gerekecektir. Hâlbuki bir parça toprağa hangi çiçeğin tohumu atılsa, o toprakta yetişme imkânı vardır. Her bir parça toprakta, şekil, renk, koku ve sistemleri birbirinden farklı olan tüm çiçeklerin yetişebilmesi potansiyel olarak mümkündür. Her bir parça toprak, bu geniş kabiliyete sahip olduğunu, her vakit gözümüz önünde uygulamalı olarak göstermeye hazırdır. Böyle harika bir faaliyetin toprağın içinde gerçekleşmesi nasıl mümkün olabilir? Hiç düşündünüz mü?

Yoksa şöyle diyenleri mi dinlediniz hep: “Geldik dünyaya gidiyoruz işte! Düşünmeye gerek yok. Nasıl olsa oluyor bitiyor bu işler. Zaten ince işler bu işler. Ne gerek var!” Böyle diyen kişiye cevabımız: Acaba hiç aklınıza gelmedi mi ki, belki de siz bunları görüp, bunlardan bir mana çıkartabilmeniz için bu dünyaya gönderildiniz! Bunları hiç düşünmediğiniz zaman hâliniz ne olacak? Bunu düşünün bari!

Evet, ”Böyle harika bir faaliyetin toprağın içinde gerçekleşmesi nasıl mümkün olabilir?” sorusunun cevabının ne olduğu, bizce en büyük siyasî meseleden daha önemli bir meseledir. Çünkü kâinatın sırlı kapısını açacak bir soru bu. Bunu çözsek, yani şu dünyaya “gönderildiğimizi”, tesadüfen gelmediğimizi anlayabilirsek, bu bütün dünyamızın değişmesi anlamına gelecektir. Eğer böyle bir şey gerçekten varsa her şey farklı bir gözle, farklı bir bakış açısıyla görünmeye başlayacak ve bu değişik yorumla birdenbire başkalaşacaktır. Her şeyin hakikati belli olacaktır çünkü.

Nasıl ki biz sizinle birlikte bir salonda bulunuyorken, ışıklar kapalıysa, bizim için sizin ve odadaki eşyaların varlığı ve yokluğu sanki bir gibidir. Çünkü varlığınız bilinmiyor, görünmüyor ve karanlıkta kalıyor. Ama ışıkları açtığımızda bütün eşya ve siz nasıl görünür hâle geliyorsanız ve varlığınızın bilinebilmesi ve bir anlam kazanması ancak bu şekilde mümkün oluyor ise; iman ışığıyla da bütün kâinatın gerçek hakikati görünüyor ve ne anlam ifade ettiği ortaya çıkıyor. Bu yüzden önemli bu meseleler işte. Bu meselelere ciddî alâka göstermek, size milyonlar senelik ebedî bir ömrün mutluluğunu, refahını, saadetini vaad ediyor, o saadetin kapısı oluyor, anahtarı oluyor. Böyle bir şey önemli olmaz mı hiç? Üç kuruş maaş için bu kadar çalışıyoruz da, dünyanın her bir tarafını gezmek istiyoruz da, ebedî âlemleri gezmek mi istemiyoruz acaba? Her ne ise…

O harika faaliyetlerin toprağın içinde gerçekleşmesinin nasıl mümkün olabileceği sorusunun cevabını aramaya geri dönüyoruz.

Herhâlde o toprak parçası içinde, her bir çiçek için ayrı bir makinenin bulunması gerekecektir, yoksa diğerleriyle karıştırılmadan her birine ait özel şeklin doğru olarak ortaya çıkarılması mümkün olmayacaktır. 

Denilebilir ki: “O çiçeklerin tohumlarında çiçeklerin oluşum programları var, tek bir toprakta yetiştikleri halde, o tohumlar sayesinde özelleşerek farklı çiçekler oluyorlar. Hem her toprakta her bitki rahatça yetişmez. Her bitkinin yetişebileceği uygun toprak ve ortam şartları farklılık gösterir.”

Buna cevaben diyebiliriz ki: Evet, öyledir. Ancak o tohumların esas maddeleri hemen hemen aynıdır ve cansız toprağın onların içinde yazılı manevî kader programını fark etmesinin mümkün olmaması bir tarafa (hatta öyle kabul edilse ve ona göre işlediği söylense bile) tohumdaki program tek başına çiçeğini inşa etmeye yetmez. Yine her bir çiçeğin yapımı için ayrı makine ve kalıplara ihtiyaç olacaktır. Zaten işin esasında dört temel madde olan hidrojen, oksijen, karbon ve azottan oluşan o tohumlarda bu maddelerin farklı miktarlarda karışık olarak bir arada bulunması, cansız, şuursuz toprak için bir mana ifade etmez.

Uygun toprak ve ortam şartları denilen şeyler ise, çok basit fiziksel farklılıklar olduklarından, ancak adî bir şart olabilirler. Bir bitkinin yetişebilmesi için gerekli görülen maddî şartlardaki ince farklılıklar, ancak pek çok hikmetleri bulunan, ilahî bir düzenleme olarak düşünülebilir. Yoksa ortam şartlarındaki o küçük farklılıklar, o topraktan meydana çıkan ve her köşe başından muhteşem bir şekilde beliren değişik çiçeklerin ve bitkilerin, nasıl bu kadar çok çeşitliliğe ve güzelliğe sahip olabildiklerini açıklamaya yetmez! Tatmin olan o görüşü alsın, koynunda saklasın ama biz o görüşü beş paraya sayıp satın almıyoruz ve tercih etmiyoruz.

Hem zaten meselemizin esası, bir parça toprakta çok sayıda çiçeğin yetişebilmesidir. Ayrıca toprak atom ve elementleri mâlumunuzdur ki, bir yerde sabit kalmazlar. Hâlbuki nereye taşınırlarsa taşınsınlar, o ortamın çalışma düzenine rahatlıkla ayak uydururlar. Nasıl oluyor bu iş?

Bugün killi bir toprağın içinde yetişen bir bitkinin yapımında çalışan aynı toprak zerresi, bir zaman sonra kireçli, daha sonra sulak, bir başka zaman kurak bir toprağa geçtiğinde, her seferinde aynı maharetle işlemeye devam eder. Sanki o zerreleri işleten bir başkasıymış ve emir altında hareket ediyorlarmış ve o yüzden her yere girip her yerde çalışabiliyorlarmış gibi! Öyle gibi görünüyor değil mi? Sakın öyle olmasın! Takdirlerinize havale ediyoruz.

İşte şaşıracaksanız buna şaşırın, böyle şeylere şaşırın. Merakımızı kullanacaksak, böyle şeylere merakımızı kullanalım. Hiç ilgimiz olmayan, bize hiç faydası olmayan şeyleri merak etmek yerine, böyle şeyleri merak edelim.

Hava, su, ışık ve ısı gibi etki eden diğer unsurlar ise, daha önceki tetkiklerimizde açığa çıktığı üzere gayet kaba, düzensiz, ölçüsüz ve şuursuz hareket eden özellikte olduklarından, toprağın içinden çıkan her bir çiçeğin düzgün ve güzel bir şekilde yapılabilmesi için geriye tek bir seçenek kalıyor:

Toprağın içinde o toprakta yapılan çiçekler adedince göze görünmeyen maharetli makineler var ki, bu iş böyle oluyor! Evet, tabiat denilen kör, sağır ve şuursuz bir terzinin böylesine binlerce canlı kumaşları hiçbir alet ve tezgâh kullanmadan dokuduğunu kabul etmek, ne kadar akıllıca ve bilimsel bir tespittir!

“Kâinatın Sırlı Kapısını Açacak Bir Soru” Eğitim Programı Ders Videosu:

https://youtu.be/97SAi4aqU4E  (01.24.55 / 01.36.40 arasındaki bölüm)

Görsel destekli ve akademik nitelikli “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”mızı www.kesifyolculuklari.com veya www.risaleinuregitimprogrami.com  adreslerinden sistematik olarak takip edebilirsiniz, eğitim programının ders müfredatı olan metin ve görsel/interaktif kitaplarımıza ulaşabilirsiniz.

Ediz Sözüer

Sende yorum yazabilirsin