Kıyamet ne zaman kopacak?

1960’li kuşağından kalma, yetmiş yaşlarına dayanmış, mezbahanelerde kokuşmuş, pazarlarda satılamayan, kıymetten düşmüş menfi felsefeyi hâlen savunan, cadde ve kaldırımlarında avare avare dolaşan bir akademisyen…

Onunla aynı mahallede kaldığımız için zaman zaman yürüdüğü güzergâhta karşılaşıyorduk. Kısa bir muhabbet yapmadan beni bırakmaz. Muhabbetinin çoğu onu etkileyen ölüm ve ölümü ona hatırlatan camilerde okunan selâlar… Her namaz kılana hoca diyen cinsten olduğu için bana da “hoca” diye hitap eder. Bir gün “Hocam kıyamet ne zaman kopacak?” dedi. “Kıyametin ne zaman kopacağını ancak Allah bilir.” dedim. “Yalnız senin uzak gördüğün kıyameti değil; ölümünle kopacağı küçük kıyametini düşünsen daha iyi olur. Yaş kemale ermiş, daha ne kadar yaşayacağın belli değil, uzun bir ömür beklentisine girip kıyametin kopmasına kadar yaşayacağını sanma, beyhude kafanı da yorma,” dedim.

“Hocam, ben yaşamak istiyorum. Şayet bir tahminin varsa kıyametin kopmasını rakamlarla bana söyle,” dedi.

Yüce kitabımız olan Kur’ân-ı Kerîm’de, Efendimiz’in (asm) bazı hadislerinde ve âlimlerin sözlerine bakarsak kıyametin kopması yakındır. “Olur mu her gün selâlarla cami imamları bizi korkutup, ölüm var!.. Bu yetmiyor muş, bir de kıyametin kopmasını hemen getirdin, başımıza….” Efendim, mukaddes kitabımız Kur’ân-ı Kerîm bize “Kıyamet yakındır.”1 diyor. Kur’ân-ı Kerîm’in dellâlî Hazreti Muhammed, (asm) “Ben insanlığın ikindi vaktinde geldim.”2. Keza, bir başka hadiste de “Benim ümmetimin ömrü 1500 seneyi pek geçmeyecek”3 buyurmuş.

İnsanlığın ikindi vaktinde teşrif eden Efendimiz (asm), ikindiden sonra akşam ve yatsı vakitlerini de nazara alırsak, her bir vakit için 500 sene hesabıyla toplam 1500 seneye tekabül eder. Dolayısıyla yatsı zamanındayız, yani 14. asrı bitirmiş, 15. asra doğru gidiyoruz, bu da bize kıyametin az kaldığını gösteriyor. Tabi gaybı ancak Allah bilir.

Efendimizin (asm) gelecekten haber vermesi o da Allah’ın, O’na bildirmesi iledir. Cenâb-ı Allah Levh-i Mahfuz’da, Kader’de geçmiş ve gelecek ne varsa yazmış ve ilminde mevcuttur. Kudret sahibi Allah, (cc) bazı âlimlere ilham yolu ile ilmini bildiriyor. Allah’ın lütfuna mazhar olmuş âlimler, Kur’ân’ın feyzi ile istikbalden ima ve işaret suretinde ihbar etmişler. Bazı âlimler cifir ilmi ve ebcet hesabı ile bazı bilgilere varabiliyorlar. Bediüzzaman, âhir zamandan ve kıyametten haber veren bir hadis-i şerifi, Meâlen: “Ümmetimden bir taife Allah’ın emri gelinceye kadar (yani kıyâmetin kopmasına kadar) hak üzerinde galip olacaktır.” Hadisin Arabi kelimelerinde ebced ve cifir ilmi ile Rumî 1545’de kâfirlerin başına kıyametin kopacağına dair bir îma bulunduğunu, bunların Allah’ın ilminde olup ve doğrusunun Allah tarafından bilinebileceğini buyurur.4 “Bu imalar gerçi yalnız bir tevafuk olduğundan delil olmaz ve kuvvetli değil; fakat birden ihtar edilmesi bana kanaat verdi. Hem kıyametin vaktini kat’î tarzda kimse bilmez; fakat, böyle îmalarla bir nevî kanaat, bir galip ihtimal gelebilir.”5

Bedîüzzâman, bunu “bir galip ihtimal” olduğunu söylemiş, yoksa gaybı Allah’tan başka kimse bilemez. Kudret O’nundur. O’nun dilemesi ile kıyamet kopacaktır.

Rüstem Garzanlı

13.10.2016

Dipnotlar:

1- Kamer, 54/1.

2- Münav’i feyzül-Kadir, III/547.

3- Suyuti, 2/248.

4- Kastamonu Lâhikası, say. 26.

5- Kastamonu Lâhikası, 21. Mektup.

Sende yorum yazabilirsin