Kur’an Okumada Adab; Usul Ve Sünnetler

Günlük hayatımız içinde en güzel anlarımızın birisini yüce kitabımız Kur’ȃnı Kerimi okumakla geçirmemizdir. Hemen çoğumuzun Kur’ȃn okumak için ayırdığı belli bir zaman dilimi vardır. Kur’ȃn okumaya başlamadan önce hem maddi dünyamızda, hem de iç alemimizde bir takım hazırlıklar yaparız. Kur’ȃn’ın kutsiyetine layık bir hal ve edep içinde bulunmaya çalışırız.

Kur’ȃn okurken başta ȃyet ve hadisler olmak üzere, İslam ȃlimlerin tespit ettikleri bir takım ȃdȃb vardır. Bu ȃdȃba riȃyet ettiğimiz nispette, o nur dairemizden istifademiz çalıştık.

Bu ȃdȃptan bir kısmı şöyledir:
1- Kur’ȃn okumaya başlamadan önce derlenip toparlanmalıyız. Kur’ȃn okuyan kimse Kȃinatın sahibinin yüce kelamını okuduğunu, Okurken Onu yalvarıp yakardığını, Ona dua ve niyazda bulunduğunu, bir derece Onunla konuştuğunun şuȗru içinde olduğunu hatırlamaktır.

2- Kur’ȃnı Kerim eğer yüzünden okunacaksa abdestli olmalıyız. Çünkü abdestsiz olarak Kur’ȃn’a dokunmak caiz değildir. Fakat abdestsiz olarak Mushafı şerife dokunmadan okunabildiği gibi, ezber de okunabilir. Bu arada eğer varsa misvakla, yoksa diş fırçasıyla ağız ve dişler temizlemelidir. (bk. Ebu Nü,aym Hilyetü’l Evliya,1/79)

3- İmkȃn varsa Kur’ȃnı mukaddes mekȃnlarda okunmalıdır. Yeryüzünün en mübarek ve şerefli yerleri cami ve mescitlerdir. Çünkü mescitler, tam bir ibadet merkezidir. Mü’min orada bulunduğu müddetçe -niyet ederse itikȃfta sayılır. Diğer taraftan mescitler Mümin için seçkin ve sȃkin yerlerdir.

4- Kur’ȃn okurken kıbleye dönmek müstehaptır. Çünkü sevabı en çok olan oturuş, kıbleye yönelik oturuş şeklidir. Kıbleye yönelen kimse başını önüne eğer, tam bir vakar ve huşu içinde bulunur. Bu hal en güzeldir.

5- Bir ȃyet dahi olsa, Kur’ȃn okumaya başlarken Eȗzu Besmele söylenir. Nahl Sȗresi ȃyet 98 de. meȃlen “Kurȃn okunduğu zaman rahmetten kovulmuş olan şeytanın şerrinden Allaha sığının” buyurulmaktadır. Bunun için, gerek namazın içinde gerekse namazın dışında olsun, Kur’ȃn okumadan önce Eȗzu-Besmele çekmek müstehaptır.

6- Kur’ȃn-ı Kerȋm bir kalp ve günül rahatlığı içinde okunmalıdır. Okurken ȃyetlerin mȃnȃ ve muhtevasını düşünmeli. Bunun için de fırsat buldukça Kur’ȃnın manasını anlamaya çalışmalı ki, istifade ve hissemiz ziyade olsun. Rabbimiz de Kur’ȃnın bu şekilde okunmasını emretmektedir.

Onlar Kur’ȃnın manasını düşünerek okumazlar mı?” (Nisa suresi, 82)

“Sana indirdiğimiz şu kitap çok mübarektir. Akıl sahipler onun ȃyetlerini düşünsünler, ondan öğüt alsınlar.”( Sȃd Suresi.29)
Sahabe-i Kiramdan Hz. İkrime, Kur’ȃn öyle bir surette okurmuş ki, “Bu benim Rabbimin kelȃmıdır,” der Rabbine muhatap olmanın lezzetini alırmış.

Kur’ȃnı tertil ile oku.” Muzemmil suresi,4)

“Kendilerine kitap verdiğimiz ehliyetli kimseler, onu, tilavetinde hakkını vererek okurlar (Bakara Suresi: 121)

7- Yer ve zaman müsait ise Kur’ȃnı çok sessiz bir şekilde okumamalıyız. Çok bağırarak okumak ta Kur’ȃna karşı hürmet bozulur. Hz. Aişe Vȃlidemiz bağırarak okuyanları ikaz edermiş, engel olmaya çalışırmış.

8- Kur’ȃni okuyan kimse çok ciddi bir şeyle meşguldür. Bunun için ciddiyeti bozan davranışlardan uzak durmalı, lüzumsuz hareketler yapmamalı, bir ihtiyaç yokken eliyle, ayağıyla, ağzıyla, burnuyla oynamamalı, sağa sola sallanıp durmamalı.

9- Kur’ȃn okunurken gülmek lüzumsuz şeylerle uğraşmak ve dikkat çekici şeylere bakmak da Kur’ȃnı’n nezahetine uygun değildir. Kur’ȃn okunurken lüzumsuz işleri terk edip huşu ile çıkan sesi dinlemek lazım.

10- Kurȃn okurken esnemesi gelen insan okumayı kesmeli, esneme geçtikten sonra, kaldığı yerden başlamalıdır.

11- Kur’ȃn okumak için mümkün ise sȃkȋn bir yeri seçmeli. Yorgun argın bir zamanda okunan Kur’ȃandan zevk alınmaz. Bunun için günün erken saatinde, bilhassa sabah namazından sonra okunması tavsiye edilmektedir. Bu vakit hakkında Peygamberimiz a.s.m.ın hususi bir duası var. “Allah’ım ümmetim için erken vakitleri mübarek kıl.” (Tirmizi, Büyü:6)

12- Kur’ȃn-ı Kerim oturarak okunsa daha faziletli olur. Zaruret varsa ayakta da okunabilir.

13- Kur’ȃn okurken gürültüden uzak bulunmaya çalışmalıdır. Hiç bir ihtiyaç yokken Kur’ȃn okumayı kesip konuşmamalı. Konuşmak gerekir, veya birine cevap vermek icap ederse, ȃyet veya süreyi tamamladıktan sonra konuşulabilir.

14- Kur’ȃn okurken aksıran kimsenin “Elhamdülillah” demesi veya bir kimse aksırdıktan sonra “Elhamdülillah dedikten sonra: Kur’ȃn okuyanın ona “Yerhamukȃllah” demesi müstehaptır. Çünkü aksırmak Rahmanıdir. Böylece aksıran hamd etmiş veya şükretmiş olur.

15- Kur’ȃn okurken ezan okunursa, Kur’ȃn okuyan okumayı kesmeli, ezanı dinlemeli, müezzine icabet etmek lazım.

16- Kur’an okumakta olan bir kimseden bir şey istenirse, istenilen şeye işaret etmek şeklinde cevap vermek mümkünse, okumayı kesmeden de işaret edebilir. Eğer isteyenin gönlü kırılacak, yanlış anlamaya sebep olacaksa, bu durumda okuma kesilerek cevap verilebilir.

17- Kur’ȃn okuyan bir kimsenin yanına ilimle, yaşla ve makamla büyük bir zat gelirse, veya o gelen anne babası gibi hürmete laik birisi ise, kusur etmeden onlara hürmet ve ikram için ayağa kalkılmasında bir mahzur yoktur. Bu hareket bir İslam ȃdabıdır. Onların gönlünü hoş eden bir durumdur.

18- Okumayı kesmek veya tasdik etmek, veya tamamlamak gerektiğinde Cenab-ı Hakkın yüce kelȃmını tasdik mȃnȃsında, Sadakallȃhü’l-azȋm (Yüce Allah doğru söyledi)” denmeli; “Ve belleğana Resülihil Kerȋm. Şerefli Resülü de onu tasdik etti.)” Böylece Peygamberimizin a.s.m. tebliğinin hak olduğuna şehadet bulunurum diyerek ve sonunda dua ederek Fatiha Suresi okunmalı.

19- Kur’ȃn okunması bittikten sonra Mushaf Şerif açık bırakılmamalı, ya kapanmalı veya üzerine bez koyup örtülebilir. Raf gibi yüksek bir yerde bırakılabilir. Elinde bulunduğu müddetçe de belden aşağı Kur’ȃnı tutmamalı.

20- İmkȃn varsa Kur’ȃnı günde en az bir kere açıp Kur’ȃna bakmalı. Çünkü Kur’ȃn okunmasa bile, kapağını açıp yazılarına bakmak dahi bir ibadettir. Bu vaziyet, Kur’ȃn’la olan yakınlığını artırır.

Bu hususu Peygamberimiz a.s.m. teşvik etmiştir. Bir seferinde Sahabe-i Kirama şöyle buyurdular: “Gözlerinize ibadetten nasibini veriniz.”
Sahabeler sordular: “Gözlerin ibadetten nasibi nasıl olur Ya Resülallah?” Peygamberimiz a.s.m. Cevap verdi: “Mushafa bakmak İçindekileri düşünmek ve inceliklerinden ibret almaktır.” Bir başka hadiste de, “Ümmetimin en faziletli ibadeti, yüzüne bakarak kur’ȃn okunmasıdır.” buyurmuşlardır. (Tefsirü’l-Kurtȗbi,1:28)

21- Secde ayetlerine rastlayınca, hemen secde yapmak daha sevaptır. okuma tamamladıktan sonra da secde yapılabilir. Bu secde vaciptir. Kur’ȃn okuyanın da dinleyenin de secde yapması gerekir. Kur’anı meali okunduğunda da, secde ȃyetinin tercümesi olduğu belli olunca secde etmek icab eder. onada vaciptir.

22- Her gün Kur’ȃn’dan bir miktarını okumayı kendine ȃdet edinin. Ezberlenen yerlerin unutulmaması için, sıkça tekrarlanması tavsiye edilmiştir. Bundan ötürü, Kur’ȃn her zaman ve okumaya münasip olan her yerde okunur ve okumalıdır. Özellikle Arefe, Cuma, Pazartesi, Perşembe gün ve gecelerinde, Ramazan ayında, bilhassa Ramazanın son gününde, Zilhiccenin ilk gününde. Yani bu mübarek gün ve gecelerde okumak daha sevaptır.

Paylaşan: Abdülkadir Haktanır

Sende yorum yazabilirsin