Kurban kanı kutsal mı, alınlara, arabalara sürülünce korur mu?

Soru: Bizler bayramlarda kesilen kurbanın kanını, alınlarımıza sürerdik, bazen de yeni aldığımız arabanın üzerine bulaştırır, kazadan beladan korumasını dilerdik. Buna bazı büyüklerimiz itiraz eder, kanın bir faydası olmayacağını söylerlerdi. Şimdilerde bu âdetler azaldı, ama yine de uygulayanlar var. Nitekim yeni araba alanlar ayrıca bir de kurban kesiyor, kanını arabanın camına kaportasına sürüyor, böylece arabanın kazadan beladan korunacağını düşünüyorlar. Hatta bazen inşaatın temeline de kurban kanı akıtıyor, bundan da temelin korunacağını ümit ediyorlar…

Bu gibi alışkanlıklarımıza siz nasıl bakıyorsunuz? Kurban kanı kutsal mı, bulaştığı yeri kirletmez, kazadan beladan korur mu? Alnına sürdüğümüz çocuklarımızın sağlığına sebep olur mu?

Cevap: Önce kanın durumuna açıklık getirelim. Kan necistir, bulaştığı yeri kirletir, namaz kılan insanın elbisesine bulaşır, alnına sürülürse genişliği avuç içi kadar bir sahaya ulaşması halinde, namaza da mani olur, yıkamadan namaz caiz olmaz. Arabaya, duvarlara sürülmesi de aynı şekilde necaset sürülmesi gibi kabul edilir. Bulaştığı zemini kirletmiş olmaktan başka bir sonuç getirmez. Yani kurban kanı kutsal sayılmaz, bulaştığı yere fayda sağlamaz. Koruyucu bir özelliğinin bulunduğu da iddia edilemez!.

Ancak yeni alınan ev, araba ve benzeri değerlerin hayırlı olması niyetiyle bir şükür kurbanı kesip konu komşuya et ikram etmek, bu sadakanın hürmetine kazadan beladan korunmasını dilemek mahzurlu olmaz. Çünkü sadaka belayı def eder diye düşünmek meşrudur.

Ayrıca böyle şükür kurbanı keserken niyetini netleştirmeli, Rabb’imin ihsan ettiği nimete şükür kurbanı kesiyorum diyerek bu kurbanı adaktan ayırmalıdır. Çünkü adak olursa kendisi ve ailesi bundan yiyemez, tümüyle yoksula vermesi gerekir.

Kurban kanı kutsal sayılmayıp bulaştığı yeri kirleteceğinden dolayıdır ki toprak zeminde kurban kesenler, önceden kanın akacağı yere derin bir çukur kazarlar, kanı tümüyle o çukura akıtarak çevreyi kirletmesine engel olurlar. Bu da akan kanın kirletmesinden korunmak gerektiğini gösteren bir örnek olur.

Soru: Bayram günü elime para geçeceğini düşünerek kurban almaya hazırlanmıştım, ancak beklediğim para bayramdan sonra geleceğini öğrenince bayram sonunu beklemeye mecbur oldum. Bu sebeple kurbanımı bayramdan sonra elime para geçince kessem olur mu?

Cevap: Kurban, Hanefi’ye göre bayramın üçüncü günü güneş batımına kadar kesilebilir. Efdal olan ise, birinci günü kesmektir, fırsat bulamazsa ikinci gününde kesebilir. Bu da mümkün olmazsa üçüncü günü güneşin batışına kadar kurbanını kesmesi mümkündür. Şayet yetiştiremezse gece de kesebilir.

Şafii’ye göre ise dördüncü günü de kesebilir.

Ancak bayram günlerden birinde kurbanını kesme imkânı bulamayan kimse bayramdan sonra artık kurban kesmeyi düşünmez, kurban için eline geçmiş olan parayı yoksula sadaka olarak verir, sadaka sevabıyla yetinmeye razı olur.

Soru: Bir evde kurban eti üç günden fazla bekletilemez, diyenler oluyor. Böyle bir mecburiyet var mıdır? Kurban etinden ihtiyaç duyduğu kadarını evinde bekletip yeri geldikçe ailece yenilip istifade edilemez mi?

Cevap: Şafii’de kurban etinin bir miktarını ihtiyaç sahiplerine vermedikçe kurban sahih olmaz. Bir miktarını mutlaka yoksula verme mecburiyeti vardır. Hanefi’de ise kurban etini hiç dağıtmadan tümünü de evinde ailesiyle kullanması caiz ve sahih olur. Ancak bu kimse, kurban eti dağıtmaktan alacağı yüksek sevaptan mahrumiyeti de göze almış sayılır. Ya etten cömertlik yapıp bir miktarını dağıtacak, ya da sevaptan mahrumiyete gönlü razı olup, mahşerde yanında, dağıtılmış et sevabı bulamayacaktır. Şayet aile çok kalabalık da dağıtacağı yerlerden kendisinin daha fazla ihtiyacı söz konusu ise bunda elbette bir mahzur söz konusu olmaz. Dilediği kadarını evindeki çoluk çocuk ihtiyacı için bekletip istifade edebilir.

Soru: Kurbanın yenmeyen organları varmış, bunlar hangileridir?.

Cevap: Kurbanın; yumurtası, yani husyesi, safra kesesi, idrar torbası, ödü, erkeğin ve dişinin tenasül organları yenmez, mekruhtur. Akan kanı ise mekruhun da ötesinde haramdır.

Kafası değerlendirilir, bağırsak ve işkembesi iyice temizlenerek yenmesinde mahzur görülmez..

Ahmed Şahin / Zaman Gazetesi

Sende yorum yazabilirsin