Kutlu Doğum Sahibinden Hayatımıza Yön Veren Hadisler!

İnsanların içinde kalarak eziyetlerine tahammül eden Müslüman, insanlardan uzaklaşarak tek başına yaşayan Müslüman’dan hayırlıdır!

İslam’da Allah’a kulluk niyetiyle de olsa insanların arasından uzaklaşıp tek başına yalnızlık hayatını tercih etmek daha hayırlı görülmemiştir.

Çünkü Allah’ın rızasını kazandıracak pek çok ibadet ve hizmetler insanların arasında bulunarak yapılabilir. İnsanlardan koparak yapılacak ibadet ve hizmetler sınırlıdır. Halbuki toplumun içinde kalarak yapılacak hizmetler ve salih amellerle topluma örnek olmaya ihtiyaç vardır. Toplumdan kaçarak onları örneksiz bırakmakta fayda yoktur..

Cömert insanın yanlışına takılıp kalmayınız. Çünkü cömert insanın ayağı kaydığında Allah hizmet ehli o cömert insanın elinden tutar, düştüğü yerden kaldırır!

Demek ki, cömertlik Allah’ın çok sevdiği yüce bir vasıftır.

Allah, cömert kulunun istemeden maruz kaldığı bazı hatalarını, çok sevdiği cömertliği hatırına bağışlar, düştüğü yerden yine kaldırır. Çünkü Allah’ın, cömert kulu için özel bir lütuf ve merhameti söz konusudur. Yeter ki o hizmet ehli cömert insan, hatasında değil cömertliğinde ısrarlı olsun..

Allah bir kulunun hayrını isterse onu istihdam eder!. Dediler ki:

-Ya Resulallah! İstihdam ne demektir? Buyurdu ki:

-“İstihdam, o kulunu hep hayırlı işlerle meşgul ederek, ömrünü İslami hizmetlerle tamamlatmasıdır!

Anlaşılan odur ki, insanın hayatında kusurlu, yanlışlı devreleri olabilir. Hatta geçmiş bir devrede ileri derecede hatalara da düşmüş olabilir. Ama bir gün olur da niyetini düzeltirse, Allah o kulunu bu niyeti hürmetine yanlışlarından döndürür; o da hayırlı hizmetlerde hasbi olarak çalışmaya başlar. Hayatını böylesine hayırlı hizmetlerle sürdürüşü, o kulun istihdam edildiğine işaret sayılır..

Öyle ise geçmişteki yanlışlarınıza bakıp da ümitsizliğe düşmeyin, her şeyden önce niyetinizi düzeltin, hayırlı hizmetlerle hayatınızı değerlendirmeye bakın, istihdam edilenlerden olmayı dileyin ki, istihdam lütfu sizde de tecelli eylesin..

En büyük hıyanet, kendisini doğru gösterip de itimadını kazandığı insanlara yapılan hıyanettir!

Evet, insanlara önce dürüst biri gibi görünüp itimadını kazandıktan sonra beklenmedik bir anda ihanet edip aldatmaya yönelmek, tam manasıyla bir münafıklık alameti ve müminlikle izah edilemeyen katmerli bir ihanet örneğidir.

Halbuki mümin, içi dışı aynı olandır. Onun, dıştan güvenilir görünüp içten gizli niyet ve hesaplar peşinde olması, müminliğine yakışmayan bir aldatmadır. Efendimiz ise, “Aldatan ise bizden değildir.” buyurmuştur.

Birlik, beraberlikten ayrılmayın. Kurdun ayrılan koyunu kaptığı gibi şeytan da birlikten ayrılan insanı kapar, vesveseye atar. Hem de unutmamak gerekir ki, Allah’ın lütuf ve ihsanı birlikte olanların üzerinedir, ayrılıp dağılanların üzerine değil!

Ancak birliği korumanın disiplinli davranışları olacaktır. Bu disipline uymak, birliği korumanın gereğidir. Sevabın eşsizliği de, birliği koruma gayretinden kaynaklanmaktadır.

İnsanlara karşı tebessümlü muhatap olun!. Şunu unutmayın ki, “Müminin mümine karşı tebessümü, sadaka değerinde bir ikramdır“.

Hatta en makbul ikram, iki insanın karşılaştıkları sırada tebessüm ederek bakışmalarında meydana gelen sevgi ikramıdır. Bundan dolayı denmiştir ki:

İnsanlara ikram edecek imkânınız yoksa, tatlı söz, güler yüzünüz de mi yok yoktur!.

Günlük hayatımızda bize yön veren hadisleri akıcı bir üslupla açıklayıp istifademize sunan “Mehmet Dikmen” Hoca’nın (1001 Hadis) serisini incelemekte isabet vardır.

Ahmed Şahin / Zaman Gazetesi

1 tane yorum yapılmış

  1. bahattin dedi ki:

    allah razı olsun……

Sende yorum yazabilirsin