Mânevî hâsılat için münbit bir zemin: Ramazan Ayı

Bediüzzaman Hazretleri, Ramazan Ayının faziletini, uhrevî kazanç için verimli bir zemin olduğunu şöyle ifade eder:

“İşte, Ramazan-ı Şerif âdeta bir âhiret ticareti için gayet kârlı bir meşher, bir pazardır. Ve uhrevî hâsılat için gayet münbit bir zemindir. Ve neşvünemâ-i a’mâl için, bahardaki mâ-i Nisandır. Saltanat-ı rububiyet-i İlâhiyeye karşı ubudiyet-i beşeriyenin resmigeçit yapmasına en parlak, kudsî bir bayram hükmündedir.” 1

Ramazan ayı içerisinde bulunan Leyle-i Kadir ise bin aydan daha hayırlı bir gece olduğu Kur’ân-ı Kerîm’in kesin hükmü ile beyan edilmiştir. İşte böyle kârlı bir ticareti bize kazandıran Cenâb-ı Allah, “kurtuluş” için bu mübârek ayı bir vasıta yapmıştır.

Nasıl ki bir padişah, saltanatında senede bir tahta çıkışı adına raiyetini toplar ve raiyetini perdesiz iltifatına mazhar ederek bayram yapar. Öyle de on sekiz bin âlemin padişah-ı Zülcelâl, o on sekiz bin âleme bakan ferman-ı âlışan olan Kur’ân-ı Hâkimi, Ramazan-ı Şerifte nazil etmiştir. Onun için Ramazan bir bayram-ı İlâhî ve bir İlâhî meşherdir.

Mâdem Ramazan böyle bir bayramdır. Hayvânî meşguliyetten insanları çekmek için, oruçla emredilmiştir. Orucun ekmeli, mide gibi bütün duyguları, gözü, kulağı, kalbî, hayalî ve fikrî gibi insanın organlarına bir nevi oruç tutturmaktır. Her cihazı ubudiyete sevk etmektir. Meselâ, dilini yalandan, gıybetten uzak tutarak ona oruç tutturmaktır. Lisanını Kur’ân ve zikir gibi şeylerle meşgul etmek, gözünü harama bakmaktan ve kulağını fena şeyleri işitmekten men eder; gözünü ibrete ve kulağını hak söz ve Kur’ân’ı dinlemeye yönlendirir.

Zaten mide bir fabrika misâli olduğu için oruçla ona ara verilmesi halinde, fabrikanın tezgâhları hükmünde olan organlarda ona tabi olurlar. İnsandaki kuvve-i şeheviye ve kuvve-i gadabiye gibi ifrat derecesine çıkabilen zararlı kuvveler sakinleşir ve haramdan insanı muhafaza eder.

Oruç, insan sağlığı üzerinde de birçok faydaları olduğu tıbben tespit edilmiştir.

Şöyle ki: Midenin dinlenmesiyle bütün organlar da dinlemeye geçer ve mideyle beraber yenilenirler. Dinlenen ve yenilenen bir vücut ruhsal olarak ta, kişide bir sakinlik hali gösterir.

Oruç tutmanın maddî manevî önemi ile ilgili Hadis-i Şerifte: “Oruç tutunuz ki, sıhhat bulasınız.”2, denilmiştir.

Hülâsa, Ramazan ayı ibadet, rahmet ve mağfiret ayıdır. Bereketi bol, hayrı çok, yardım, bağış ve ihsan ayıdır. Ramazan ayı, bir yıllık maddî ve manevî kirlerden temizleneceğimiz, insanî duyguların coştuğu, tövbe edip hakka yönelme şuurunun geliştiği bir kurtuluş ayıdır. Her zaman bu fırsat ele geçmez, “Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.”

Bu Rahmet ayının bütün İslâm âlemine ve bütün insanlara hayra, sevgiye, barışa ve kardeşliğe vesile olması dileğiyle…

Rüstem Garzanlı

Dipnotlar

17.06.2015

1- Mektubat, 29. Mek.7. nükte,

2- Aclûnî.

Sende yorum yazabilirsin