Müslüman Dinini Yaşama Hakkına Sahip Olmalı

Evet, İnsanlar bu dünyada başkasına muhtaç olmamaya gayret gösterirler, ama o hususta ne kadar muvaffak olurlar o ayrı mesele . Müslümanlar herhangi cemaatten imanlarına kuvvet aldıkları neticesinde, önlerinde duran ebedi hayatı unutmadan hayatlarını sürdürmeye gayret ederler. Onlar bilirler ki Allah her şeyi yaratma gücüne sahiptir ve O Allah, bu insanları öldükten sonra tekrar dirilteceğine inanırlar. Öteki hayatta ya cehennem ateşinde yanacaklar veya Cennet gibi sonu olmayan bir mutluluğu yaşarlar, öyle mutluluk ki burada hiç görülmemiş bir mutluluğu kazanacaklarına yakinen inandıkları için ona göre davranırlar.

Evet, Hadisi Şerifte: “İnsan kadar meyilli bir varlık görmedim” manasını bu millette görün. Bir ara 25 milyon k.m kare gibi çok geniş bir sahaya İslamiyet’i yayan şehit ve gazi dedelerin torunları nasıl bu kadar dine lakayt kaldıklarını hayretle seyrediyoruz. Onların nasıl ecnebilere meylettiklerini vatanımızın çok yerlerde açıkça görüyoruz. Dediğim gibi bu dünyadaki işleri Allah sebeplere bağlamış. Babalar yalınız karınlarını doyurma derdine terk edilirse, öğretmen de öğrencisine âhiret bilgilerinden uzak, yalnız dünya bilgilerini verirse, çocuk bir materyalist olmaz da ne olur? Çünkü öyle bir ülkede yaşıyoruz ki İmansız Öğretmen yetiştirmek için İnönü beyefendi “Köy Enstitüleri” açıp 10 seneden fazla o okullar faaliyet göstermiş. İşte bu öğretmenlerin ders verdiği okullarda ateist-imansız yetişmez de ne yetişir.

Hülasa, hala Türkiye de okullarımızda maddecilik ağırlıklı eğitim veriliyor. Bir çocuk gittiği okuldaki öğretmenden ve dinine karşı yozlaşmış anne babasından Allahın varlığını ve birliğini, öldükten sonra kesin olarak dirileceğini öğrenmezse? Yaratılmış eşyayı, tesadüfe, sebeplere ve tabiat gibi akılsız kör, sağır, olumsuz şeylere ve Evrim teorisi gibi olumsuz fikirleri kabul etmekten başka çaresi yok ki. Yine iki üç gün evvel İnternette: Evrim teorisini büsbütün çürütecek bir delil ortaya serilmiş. Böyle dine karşı yabanci kalan benim vatandaşım kendisini ve her şeyi hiçten, yoktan yaratan Allah’ını nasıl bulsun? Bunun neticesi vatandaş böyle vahim neticelere düşmekten kendini nasıl kurtarsın? Her insan bölük çağına erdikten sonra Allaha karşı yaptığından mes’uldur, çünkü: Mesul olmayan aptallar la çocuklardır , yani bölük çağına ermeyenler. Bu insanın madem ki kafası çalışıyor, hiç kimse ondan 10 lira yerine 100 lirasını alamıyor; o zaman bu adam Allahın dediklerine uyması lazım. Fakat ne yazık ki insanların çoğu peşinci Ahireti veresiye görüyor. Arabasına fren yerine gaza basmadığı gibi. Cezasını kesin görse. Hem kendisini hem de evlatlarını cehennem ateşinden kurtarmış olacak. Ondan sonra İnşaAllah o evlatlar da kafalarını kullanırlar ondan ve onların nesli de, onları ve her şeyi yaratanın yolunda giderler …

Yakın tarihe kadar laik sistemin idarecilerinde kötü maksat yatıyordu. Laik sistem demek demokrasi demektir. Demokrasi demek dindara da dinsize de yaşama hayat tarzlarına dokunmadan serbest bırakmaları demektir. Halbuki Türkiye’de idare olunduğumuz sistem laik fakat ya unutulmuş veya kasıt var ki, memleketimizin insanlarının % 99,60 Müslüman olduğunu inkâr edemeyiz. Devletimiz yakın tarihte yaşayan vatandaşım Allahtan ona emredilmiş dinini yaşama izni verilmediği için demokrasiyi yaşamaktan çok uzaktı. Müslümanların duası ile başa gelen bu idare, inşaAllah en yakın zamanda Müslümanlara daha önce yasak olan yaşama haklarını vatandaşa iade edecektir. Üzücüdür Türkiye 3 çeyrek asır, başı secdeye gelmeyen idarecilerin idaresi altında yaşadı. Saygı değer yeni Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız hem Kur’an okuyorlar namazda kılıyorlar elhamdülillah. Me’mure hanımlar başörtüsü ile işe gidebiliyorlar, kız öğrenciler de çok şükür üniversiteye baş örtüsü ile girebiliyorlar. Bu iktidarla daha iyi günler görme ümidi ile yaşıyoruz Allah bu iyi isteklerde Türkiyede yaşayan Müslüman halkı muvaffak eder İnşaAllah.

Abdülkadir Haktanır

www.NurNet.org

Sende yorum yazabilirsin