Namazın Hakikatini Keşfetmek (Risale-i Nur Eğitim Programı-4)

Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı Dersleri-4: Namazın Hakikatini Keşfetmek (Dördüncü Söz)

Eğitim Programı Ön Bilgilendirmesi: Keşif Yolculukları ismini verdiğimiz ve

Yazarlar Birliği Sümer-1 Sok. No: 11/9 Kat:4 Kızılay/ANKARA’da

sunulan ve ayda bir kez yapılan, izahlı ve görsel sunumlu Risale-i Nur Eğitim Programımızın eğitim derslerine 

1 Ekim 2016 Ct. günü 16.45’de

kısmet olursa tekrar başlayacağız. Eğitim döneminin son dersi olan “Vahyin Hakikatinin İspatı”na www.kesifyolculuklari.com ve www.risaleinuregitimprogrami.com adreslerinden ulaşabilirsiniz. Ekim ayında “Peygamberlik Hakikatinin İspatı” ve Kasım ayından itibaren ise 5 ay boyunca sürecek olan “Ebedî Hayatın Varlığının İspatı (10.Söz İzahı)” programlarımızla eğitim programımız devam edecek inşallah.

Ders programımızı üstüne bina ettiğimiz “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur İzah Metinleri” isimli kitap çalışmamızı https://yadi.sk/d/09r41tL9ecYUA Yandexdisk adresindeki “Kitap Taslakları-Risale-i Nur İzah Metinleri” klasöründen indirebilirsiniz. Sunumlarımızda kullandığımız metinlere, videolara ve Powerpoint dosyalarına ise aynı adresteki “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı Sunumları” klasöründen ulaşabileceğinizi ve bulunduğunuz yerde bu tarz sunumları sizin de yapabileceğinizi ifade edelim.

Namazın Hakikatini Keşfetmek (Risale-i Nur Eğitim Programı-4)Dördüncü Söz – Namazın Hakikatini Keşfetmek (İzah Metni)

Uzak bir yere (ebedî hayata işarettir) gidecek birinin, elbette yol ve bilet masrafı için paraya ihtiyacı vardır. Ulaşım aracına göre (araba, gemi, tren, uçak) varış zamanı ve bilet ücreti değişir. Yeterli parası olan herkes, özellikle çok uzun yolculuklarda mutlaka uçağı tercih eder. Hem de gidilecek yerde bir evde yerleşilecek ise, gerekli eşyaların önceden satın alınarak hazır edilmesi avantajlı olur. Çünkü hazır eve yerleşmenin rahatlığı bambaşkadır ve birçok insan yerleşeceği evin tadilatını yaptırmadan, elektrik ve suyunu açtırmadan, oturum şartlarını hazır etmeden hatta mobilyasını almadan o eve taşınmak istemez.

Tabi burada akla şöyle bir şey gelebilir. Dünyada bir eve taşınacak kişi belki “Ben taşındıktan sonra da gerekli eşyaları alırım” diyebilir, ama örneğimiz ile dünya hayatı arasında ayrılan nokta şudur ki: “Ebedî hayat için hazırlığı oraya gidince yaparım, oradaki hayatım için gerekli şeyleri oraya gidince de temin edebilirim” diyemez.

Çünkü bu dünya hayatı ve ömür sermayesi, ebedî hayat için “burada” çalışarak, ona hazırlanmak ve onu “burada” kazanmak için verilmiştir. Nasıl ki, emeklilik tazminatına, yalnızca çalışılan süre içinde, çalışma miktarıyla orantılı olarak hak kazanılır. Emeklilikten sonra, artık iş bitmiştir.

İşte bu dünya da “geçici olarak çalışılan ve bizden ciddî hizmetler beklenilen” bir “işyeri misafirhanesi”dir ve insanın daimî ikamet edeceği ve “işten emekliye ayrılacağı” yer ise, ancak ebedî hayatıdır.

Örnekte, iki hizmetkâr ifadesi ile insanın Allah’ın emrine uymak durumunda olan bir kul olduğu hatıra getirilmek isteniyor. Ayrıca, bu iki hizmetkârın birisinin talihi açık ve şanslı, diğerinin talihsiz ve serseri olarak ifade edilmesi; bu işin sonucunda birinin mutlu ve kazanan, diğerinin mutsuz ve kaybeden olacağına işarettir. Eldeki sermaye, ömürdür. Ömrünü âdeta bir serseri gibi, serbestçe harcayan birine benzetiliyor namaz kılmayan kişi. Çünkü o ömür namaz kılınmadığı takdirde, tamamen yok olup faydasız çürüyüp gidecek.

Her işte önemli olan neticedir, akıbetin ne olacağıdır. En disiplinli ve düzenli bir hayat dahi, madem toprak altına girecektir. O halde, namazı kılınmamış ve geçici bir lezzet için dinen yasaklanmış zevklere harcanan bir ömür, serserice boşa harcanmış sayılır. Bu ise, aklı başında iken yapılacak bir iş değildir, böyle zararlı bir işi yapmak için, insanın ya aklını kaybetmesi veya kendini gafletle sarhoş etmesi gerekir.

İnsanlık ebedî hayata giden bir yolculuktadır. İnsan, eline verilen ömür sermayesini ne kadar kazançlı bir yatırım aracında değerlendirdiyse, bununla kazanacağı manevî derece ölçüsünde bu yolculuğu çeşitli şekillerde tamamlayacaktır.

Bazısı şimşek hızında, bazısı hayal hızında yolu geçeceklerdir. Yolculuğun bileti ise, namazdır.

O uzun ebedî hayata 24 saatin bir tek saatini sarf etmemek ve tüm vaktini sanki sadece bu dünya için yaratılmış gibi sırf dünya hayatı için harcamak, akla ne kadar zıttır.

Kazanç ihtimali çok düşük şans oyunlarına ümit bağlayan insan, kazanılması %99 ihtimal olan ebedî bir hazine ile hiç ilgilenmezse, bu insana nasıl akıllı denilir? (Bu hazinenin kazanç ihtimalinin %99 olduğunun izah ve ispatı ise, Onuncu Söz gibi ebedî hayatın ispatlandığı risalelerin konusudur.)

Namaz, bedene çok ağır bir iş olmamakla beraber, dinen yasaklanmamış diğer tüm dünyevî işlerin –namaz kılmak şartıyla ve güzel bir niyetle- ibadet olarak değerlendirileceği haberi, dinimizin büyük bir müjdesidir. Hayatın, tahammülü zor yükünü ve manevî yorgunluğunu üzerinde hisseden herkes için böyle bir imkân, kaybedilmez ve vazgeçilmez bir fırsattır.

Böylece, tüm ömür sermayesi sanki ebedî hayat için harcanmış sayılmakla, büyük bir kazancın kapısı açılmış olur. Fâni ömür, ebedî bir ömre dönüştürülür, bâki bir ömür haline girer.

İman etmeyen ve namaz kılmayan ise, bu kazançtan mahrum kalacaktır. Ayrıca, böyle insanların, var oluş gayelerine zıt hareketleri nedeniyle, iyilik yapmak ve iyi bir insan olmak gibi iyi işlerinin de boşa gideceği, Kur’ân’ın açık ayetlerince sabittir.

Keşif Yolculukları Eğitim Programı Ders Videosu:

Namazın Hakikatini Keşfetmek (Dördüncü Söz)

https://www.youtube.com/watch?v=8NoijWYda0I&index=7&list=PL5bPD7AdvnTwLy6HBas-goAXLUUhNM0d8

Sende yorum yazabilirsin