Ne güzeldi bayram sabahında çocuk olarak uyanmak!

İslâm dininde iki tane dini bayram vardır. Biri Ramazan bayramı, diğeri Kurban bayramıdır. Bu bayramlar her islâm diyarında kendi kültürüne göre kutlanan şenliklerdir. Bayram, kelime olarak “neşe, sevinç ve eğlence” anlamında da kullanılmaktadır. Bayramlar, insanlar arasında birlik ve beraberliği, örf ve adetleri, dini inançları ve geleneklerini korumak için çok önemli günlerdir.

Çocukluk zamanımızda köyümüzde, bayrama birkaç gün kala çevre temizliği ile başlardı bayram hazırlığı. Bayram yemeği, bayramlıklar derken herkes bir telâş, bir heyecan ve bir o kadar da sevinçli oluyordu, bayram hazırlığı ve bayramlar…

Evlerin içi beyaz toprakla badanalı, mikropsuz rahat uyurduk ne baş ağrısı ne de hastalık, zinde idi vücut, kalp ve ruh; sabah erkenden karşılardık bayramı…

Ne güzeldi bayram sabahında çocuk olarak uyanmak, giydiğimiz bayramlıklar, ev ev dolaşıp topladığımız bayram şekeri, pişirilmiş boyalı rengârenk yumurtalar; oyunlar ve salıncaklar… Demek ki, eskiden çocuklar için daha bir heyecan vericiymiş bayramlar…

Bayram namazına müteakip başta köy imamı, gençler ve yaşlılar, onları takip eden çocuklar ev ev dolaşırdık, birlikte paylaşırdık bayramın sevincini…

Akraba ve komşular arasında bayram ziyareti yapılırdı, böylece adı üzerinde “Bayram” gibi neşeli gün geçerdi, bayramlar…

Artık eskisi kadar telâşlı ve heyecanlı değildir bayram günlerinde çocuklar!..

Bayram şekeri tepside; gözler kapıda, ne hazindir ki, o minik çocuklar; konağını terk eden kuş misali gelmez oldular…

Çocuklar için bayramlar sevinç yerine; korkulu rüyalar haline gelmiştir. Komşusuna gidemeyen, kendi sokağında gezemeyen, arkadaşları ile oynamayan, bayramın sevincini yaşayamayan bir çocuk için Sahî bugün bayram mıdır?

Sevinçli anımızı bayram kelimesiyle dile getirmiyor muyuz? Bu gün “ Bayram ettik-Bayram çocuğu gibi” bu konuyu ne güzel belirtiyor, Mehmet Akif:

Bayram ne kadar hoş, ne şetaretli zamandır

Bayramda gülen çehre-i ma’sum-ı sabavet

Ümmid çocuk suret-i safında iyandır.

Mehmet Akif, bayram şiirinde, Fatih’te kurulan bayram yerini tasvir ederken, bir ağlama sesi duyar. Bakar ki, bir kızcağız salıncağa binemediği için yaşlı bir kadının koltuğunda ağlıyor. Ninesinin salıncakçıya verecek parası yoktur. Orada bulunan kişilerin müdahalesiyle salıncağa bindirilen kız, “ağlamayan kızların şetaretine” katılır.”

Bayram günlerinde komşusunun şerrinden korkup evlerinden dışarıya çıkamayan, sokağında oynayamayan, bayram sevincini arkadaşlarıyla paylaşamayan çocuklarımız için umarım ki  bir gün toplum müdahâle eder,  o eski “bayram şetaretine”   kavuşurlar.

Tüm İslâm âleminin Ramazan bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dilerim.

Rüstem Garzanlı

02.06.2019

Sende yorum yazabilirsin