Akıl kalbe düşünceyi aktaran bir nesnedir. Marifetin asıl mahalli kalptir. Marifet, kalbin akıldan gelen verileri işleyip imana dönüştürmesinden hâsıl olan özel bilme işlemidir. Hulâsa iman kalbin marifetidir. Yani bilme şeklidir. (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Son Yazılar
Tabiatçılara Cevap: İlaç Fabrikası ve Hayatın İcadı
Bir ilaç imalathanesini hayal edin. İçinde, yüzlerce kavanoz şişe, birbirinden farklı maddelerle dolu. Bu maddelerden özel bir karışım, yani bir ilaç yapılması gerekiyor. Biraz ileride, istediğimiz ilaçtan bol miktarda yapılmış olduğunu görüyoruz ve her birini inceliyoruz. (Çetin Kılıç)
Devamını oku ›Risâle-i Nur’un Kur’ânî yolu…
Risale-i Nur Külliyatı’ndan -20 kitabından- istifade edenlerin de hizmet ederken lahikalara uygun hareket etmesi gerekmektedir. Yoksa biz bir kısmını kabul edip bir kısmını etmiyoruz. İşimize yarayan yeri alıp yaramayanı buduruyoruz gibi bir mantıkla hareket etmesi kabul edilemez.
Devamını oku ›Memo ile Sero’nun serencamı
Yaklaşık altı aydan beri rahatsız idim, uzun zaman tetkik ve tedavi neticesinde kolon kanseri olduğum teşhis edildi (Rüstem Garzanlı)
Devamını oku ›Neden Şahs-ı Manevi?
Hülasa: Şahs-ı manevî, insanların kalitesinden doğar ve onların manevi gücüne bağlıdır. Şahıslar ne kadar ihlâslı, ahlâklı ve mukavim olursa, şahs-ı manevî de o kadar güçlü olur. Ancak şahs-ı manevî zayıflarsa, bireyler de lehviyat ve hevesat karşısında mağlup düşebilir. His ve hevese kapılıp yanlış şeylere tevessül edebilir. Bu nedenle, hem bireylerin hem de cemaatin manevi kalitesine odaklanmak, şahs-ı manevînin lehviyata karşı zafer kazanmasını sağlar. Bediüzzaman’ın ifadesiyle,
Devamını oku ›













