Risale-i Nur, İslam/Kur’an Medeniyeti ve Bilim Felsefesi

Yazımıza bilim felsefesi deyince ne anlaşılması gerektiğiyle başlıyoruz. Biz şunu anlıyoruz: Bilimsel yöntemleri güvenilirlik açısından analiz eden, bilimin amaçları ve işlevlerini eleştiren, bu konuda akla ve mantığa dayalı açıklamalar yapan bir disiplin. Zaten bu tabirin de tanımı bu yöndedir. Yani menfi (materyalist, ateist) felsefeyle alakası yok. Aslında tam da bizim konumuz. (yani İslâm’ı çağın anlayışına en uygun ve aklî şekilde takdim eden Risale-i Nur’a gönül verenlerin tam da ilgi alanına giriyor ve girmesi gerekiyor.)

İşte bizim bir yaratıcının varlığını kabul edip çıkarımlarını ve anlatımlarını bu yönde yapan ve tüm bunlar konusunda sağlam mantık kurgusuna sahip bir fikri alt yapı ve alternatif modellerle insanlığın karşısına çıkabilen ve kendini kabul ettirebilen bir bilim felsefesi inşa etmeye çok ihtiyacımız var. Yoksa, müjdelenen ve insanlığın son ümidi olan yüksek İslam/Kur’an Medeniyeti nasıl ve ne şekilde inşa edilecek ki!

Bazı akademisyen ve öğretmenlerin zannına göre ise “ders kitapları şimdiye kadar yaratıcı yokmuş gibi yazıldı, şimdi var olduğunu kabul ederek yazılacak, iş bitecek!”

Yok, bu iş o kadar kolay ve basit değil. 

Bu işin nasıl yapılacağı ve yapılması gerektiği hakkındaki detaylı çözümlemelerimizi aşağıdan okuyabilirsiniz:

https://risaleinuregitimprogrami.com/2018/11/19/egitimde-muspet-donusumun-baslatilmasi-icin-yontem-tespiti-ve-bir-acil-durum-plani/

Biz buradan baktığımızda daha yapılması ve geliştirilmesi gereken çok ve büyük işler görüyoruz. Risale-i Nur ancak bir temel ve kaynak/rehber kitap olabilir. Gelişen dünya, bilim ve teknoloji karşısında insanlığa hitap edecek ve tatmin edecek yeni ve geliştirilmiş izah ve takdim tarzları, bilim kürsülerinde alkış alacak yeterlilikte ve sağlamlıkta mantık kurgularına sahip yeni metinler gerekiyor.

Şimdi “Keşif Yolculukları Risale-i Nur Eğitim Programı”mızın bilim felsefesine ve Kur’an medeniyetine katkılarından bahsetmek istiyoruz. (bir ihsan-ı ilahîdir ve beklentimizin üstünde olarak ortaya çıkmıştır)

Eğitim programımızla aşağıda sayılan önemli hedeflerimize büyük oranda ulaştığımızı düşünüyoruz:

Maksadımız, varoluş üzerine güncel bilimsel yaklaşımlara sağlıklı bakış açıları geliştirebilmesi ve ayrıca Risale-i Nur’un, “kabul görecek alternatif bir bilimsel yoruma yön verecek düzeyde ciddî bir ilmî keşif ve kaynak eser” olarak benimsenmesine ve kıymetine uygun, güncel ve akademik bir tarzda yeniden takdim edilebilmesine zemin hazırlanması idi.

Bir hedefimiz de: “Medresetüzzehra Eğitim Yaklaşımı”nın bilim felsefesini oluşturmaya ve yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda bulunarak, yaratıcının varlığını kabul eden bir eğitim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında ciddî çözümlemeler yapmak ve fikrî altyapısı niteliğinde incelemeler ortaya koymak idi.

Beklentimizin üzerinde olarak ortaya çıkan etkileyici sonuçlar:

Tabiat Risalesi ve Risale-i Nur’la çıktığımız keşif yolculuğunda, kâinatın varoluşunu ve işleyişini açıklamaya yönelik ortaya atılmış teorilerin ve güncel bilimsel yaklaşımların en meşhurları üzerinde incelemeler yaptık ve alternatif bir bilimsel yorum düzeyinde değerlendirmeler ortaya koyduk.

Ortaya koyulan metodoloji ve çözümleme ve delillendirme yöntemleri, güncel bilim yaklaşımlarıyla kurulan irtibatlar ve karşıt yaklaşımlara oluşturulan cevaplar ve hepsinden önemlisi özgün tanımlar, yaklaşım metotları, kavramlaştırmalar ve kategorik değerlendirmeler sayesinde bir bilim felsefesinin fikri alt yapısı niteliğinde ve bilimsel verilerin değişkenliğinin neticeyi etkilemeyeceği üst yaklaşımlar kullanıldı ve geçerliliğini inşallah kıyamete kadar yitirmeyecek tespitler, sağlam bir mantık kurgusu ile örüldü.

Mesela “mekanizma ve işleyiş ne olursa olsun nizamın (düzenliliğin) sabitliği” üst yaklaşımı. (Risale-i Nur’da olan yaklaşımı güncel olarak yeniden ifade ettik)

Buna küçük iki örnek:

https://risaleinuregitimprogrami.com/2017/01/19/evrim-ateizm-ve-yaratilis-hakkinda-onemli-tespitler/

https://risaleinuregitimprogrami.com/2015/10/29/evrim-ve-kuran-mucizeleri-uzerine-bilimsel-bulgular-hakkinda/

Diğer sonuçlara örnek ise “Olağanüstü Bir Hazinenin Keşif Yolculuğu: Risale-i Nur Eğitim Programı”

kitabımızın tamamıdır.

Bir Kur’an medeniyeti ve bilim felsefesi inşasında âdeta temel taşlar niteliğinde çok kıymetli bir sunum olan 1. Yaratılış Kongresi Sunumu’muzu da meraklıların nazar-ı dikkatine önemle arz ediyoruz:

https://risaleinuregitimprogrami.com/2018/09/26/bir-yaraticinin-varligi-dusuncesinin-bilimsellige-uygunlugu-ve-tabiat-kanunlari/

Bu sunumda, temel taşlar niteliğindeki ve âdeta bir bilim manifestosu (bildirisi) kıymetindeki çok önemli dört sunum bir arada takdim edilmektedir. 1-Bilimsel Bilginin Kıymetini Belirleyen Unsur, 2- Yaratıcının Varlığı Düşüncesinin Bilimselliğe Uygunluğu, 3- Evrim, Ateizm ve Yaratılış Hakkında Önemli Tespitler ve 4- Tabiat Kanunlarına Yaklaşım.

Ortaya koyulan çalışmanın Kur’ân medeniyetinin inşasında ne derece kritik önem arz ettiğini bir derece anlaşılabilmesi için sunumun özetini aşağıya alıyoruz:

“Bu çalışmada, bir yaratıcının varlığının kabulünün delillerini araştıran ve çıkarımlarını bu yönde yapan bilimsel yaklaşım ve çalışmaların insanlık için ifade ettiği değer ve bu yöndeki bilimsel bilgi ve yorumların kıymeti hakkında bazı çıkarımlar yapılmaktadır. Ayrıca, Yaratıcının varlığını kabul eden bir bilim yaklaşımının bilim dünyasına nasıl takdim edileceği hakkında bazı çözümlemeler yapılmıştır. Yaratılış modeli; mekanizmaların mahiyetinin ne olduğuyla değil, işleteninin kim olduğuyla ilgilenen ve evrim gibi yaklaşımları direk olarak muhatap almayan üst bir modeldir. Sunumda; eşyanın bir yaratıcı tarafından var edildiği ve işletildiği hakikatinin kabulünü sağlam bir zemine yerleştirmek için, bir yaratıcının varlığı düşüncesinin bilimselliğe uygunluğu ve ateizmin bilimsel yaklaşıma uygunsuzluğu en net bir biçimde ortaya koyuluyor. Akademik nitelikli çözümlemelerle tabiat kanunlarının mahiyeti ve yaratılışın alternatifinin evrim olamayacağı, en net ve kesin bir biçimde meydana çıkarılarak, ateizmin bu çürük tuzağı deşifre edilmektedir. Dünyaca meşhur bazı fizikçiler tarafından kâinatın kökeninin kanunlar ve teorilerle açıklanmaya çalışıldığı bir dünyada, tevhid hakikatinin böyle bir yaklaşımla takdim edilmesine olan ihtiyaç, o hakikatinin dellillerinin ortaya koyulmasından veya karşıt görüşlerinin çürütülmesinden çok daha öncelikli ve önemli, temel bir meseledir. Bu çalışma, yaratıcının varlığına dair diğer bilimsel yaklaşımlara alternatif olacak bilimsel model, yorum ve kabul görecek ilmî yaklaşımlar üretmeye katkıda sağlayacaktır.”

Ediz Sözüer

Sende yorum yazabilirsin