Risale-i Nur Okunan Yerlerde Kargaşa Olmuyor

Abdullah Yeğin: Dünya sathında da Risale okunan yerlerde dâhili kargaşalık olmuyor

Abdullah Yeğin, 1924 Kastamonu-Araç doğumlu. Bediüzzaman‘ın deyişiyle ‘Araçlı Abdullah‘ ya da ‘Nurcuların Ağabeyi‘. Üstad’ı 16 yaşında ortaokul talebesi iken ziyaret eden ve ona, “Muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyor, bize Halik’ımızı tanıttır.” diyerek, bir neslin zihnindeki bulanıklığın giderilmesine vesile olan şahsiyet. Ona göre, “Müspet hareket, din namına ortaya çıkmak, ortalığı karıştırmak musibetinden muhafaza etmiştir. Dünya sathında da Risale okunan yerlerde dâhili kargaşalık olmuyor.” İhlâs Risalesi’nin müspet hareketin programını çizdiğini ifade eden Yeğin, Müslümanların demokrasi ile herhangi bir problemlerinin olmadığını dile getiriyor.

Bediüzzaman Said Nursi‘nin Urfa‘daki son günlerinde yanındaymış. Yeğin abi, o son günleri şöyle anlatıyor: “Üstad, Urfa’ya 21 Mart 1960’ta gelmişti. 23 Mart günü rahatsızlandı. Ben de o sırada postaneye Adnan Menderes’e telgraf çekmeye gitmiştim. Çünkü İçişleri Bakanlığı ha bire, Üstad Urfa’da durmasın, Isparta’ya gitsin diye zorluyordu. Demokrat Parti İl Başkanı Mehmet Hatipoğlu ‘Said Nursi, bizim misafirimizdir, onu hiçbir yere yollayamayız’ deyince ortam biraz rahatladı. Postaneden geldiğimde Üstad’ın kalbi durmuştu. Zübeyir abi, “Üstad’a böyle haller geliyor. Onun daha yapacak çok vazifesi var. Sabaha kadar bekleyelim.” dedi. Sabahleyin bir zat ziyarete gelip “Üstad vefat etti” deyince anlaşıldı Hakk’ın rahmetine kavuştuğu.

İslam dünyasında çıkan anarşiyi Türkiye bertaraf edecek

27 Mayıs’ta hapse giren Yeğin abi, askeri hâkimin ‘Okuduğunuz kitaplarda suç yok. Siyasiler durumu abartıyor‘ dediğini anlatıyor. Ona göre, Türkiye eski Türkiye değil ve memleket gün geçtikçe daha da iyiye doğru yol alıyor. Osmanlı’dan sonra İslam dünyasında çıkan anarşiyi Türkiye’nin bertaraf edeceğini söylüyor. Bu durumu ise bir anısı ile açıklıyor: “Üstad, 100 sene önce Şam’da okuduğu Hutbe-i Şamiye’yi, 1951’de daha geniş olarak Türkçeye tercüme edip kitap haline getirdi. Sonra onları zamanın dindar mebuslarına gönderdi. Üstad, “Osmanlı zamanında İslam âlemi İstanbul’dan yönetiliyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nde bu vazifeyi Ankara görecektir.” derdi.

Kaynak: Zaman Gazetesi

Sende yorum yazabilirsin