Rüstem Garzanlı’dan İtidal-ı Dem Çağrısı

gezi-parki-alevSitemizin aktif yazarlarından ve Diyarbakır Bağımsız Kamu Çalışanları Sendikası “BASK” İl temsilcisi Rüstem Garzanlı, Diyarbakır küçük Millet Meclisi 8 Haziran 2013 ayı toplantısında “Gezi Parkı” eylemi hakkında manidar bir konuşma yaptı.

Üstad Bediüzzaman’ın toplumsal sorunlara yaklaşımını günümüzün anlaşılır diliyle paylaşmayı prensip edinen Garzanlı şöyle konuştu:

Evvela şunu belirtmek isterim, demokrasilerde toplum kendilerini ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Bu özgürlük insani bir haktır. Dolayısıyla birey veya toplum fikir ve görüşte muhalefet etmekte serbesttir.

Taksim Gezi Parkında ki “ağaçlar kesilmesin” yeşil alanı korumak için yapılan eylem takdir edicidir.

Şunu da belirtmekte yarar görmekteyim, eyleme kolluk kuvveti engeli de yanlıştır. Maalesef geçmişte benzeri olaylardan da ders almadığımız için, tarihimiz tekerrür ediyor. Mesela: 1908’ de meşrutiyet ilanında İstanbul birçok siyasi ve sosyal olaylarla kaynıyordu. Bir tarafta, hamalların, İttihatçılara ve Meşrutiyete karşı bir ekonomik engelleme hareketi olarak başlattıkları boykot, bir başka tarafta medrese uleması ve talebeleri meşrutiyet ve anayasal sistemin İslamiyet’e aykırı olduğu düşüncesiyle gösterdikleri rahatsızlık, Askeri itaatsızlıklar vs.

Memleketin birçok yerlerinde isyanların başladığı o dönemde, Bediüzzaman Said Nursi, hamallara nasihatlerde bulunur, doğu illerinde nüfuzlu şahıslara telgraflar çeker, oradaki gerilimi hayli yatıştırır, İstanbul’un muhtelif yerlerindeki askeri taburları dolaşarak nasihatlerde bulunur. Etkili hitap ve nutukları ile insanları ikna etmeye çalışarak olayları zamanında yatıştırır.

İşte Bediüzzaman Said Nursi’nin olaylara yaklaşım ve  ikna metodu gibi, hükümet kanadından veya yetkili bürokratlardan da biri çıkıp Gezi Parkının yıkılma gerekçesini anlatılmalıydı, kamuoyu ikna edilmiş olsaydı, bu eylemler yurt sathına yayılmazdı,

Gezi Parkı eylemi, birçok siyasi gurup oluşarak kimi Mustafa Kemalin askeriyim, kimi devrimciyim, kimi çekiç orak bayraklı, dolayısıyla “Yeşil alan” provokatörcülerin eylem alanı olmuş.

Garzanlı, konuşmasının devamında gerek eylemcilere gerekse hükümete dikkat çekici mesajlar verdi,

Ey iyi niyetle yola çıkan Gezi Parkı eylemcileri!

Pusuda bekleyen hainlerle, provokatörcülerle ve muhalefetçilerle, aranıza mesafe koyunuz. Çünkü her birinin hesabı ayrıdır. Sapla saman karışmasın.

Ey ağaç bahanesiyle insanları eyleme teşvik eden provokatörcüler!

İnsan ağaçtan daha kıymetlidir. Komşun ve Müslüman kardeşin Irak, Suriye ve Orta doğu halkı zulmün altında eziliyor bu zulme karşı eylem yaptınız mı? Hayır,

Türkiye, Askeri darbelerle, olağan üstü hallerle, sıkıyönetimlerle idare edilirken eylem yaptınız mı? Hayır,

Memleketinde binlerce insan katledilirken, birçok ormanlar yakılırken eylem yaptınız mı? Hayır… hayır…..

Anlaşılıyor ki, eyleminiz iki üç ağacın kesimi için değildir! Asıl maksadınız hükümetin barış sürecini provoke etmektir. Buna da gücünüz yetmez.

Ey hükümet! itidal-ı demle hareket et, her sese taş atma. Barışa huzura atığınız adımları sürdürünüz.

www.NurNet.org

2 tane yorum yapılmış

  1. adil ağrak dedi ki:

    cesaretli ve yerinde bir konuşma takdir ediyorum

    • Fadıl AĞRAK dedi ki:

      Syın Rüstem GARZANLI Ağzınıza sağlık konuşmanız yeri, yerinde Ancak eklenecek o kadar şeyler varki saatlerce yazmakla bitmez sadece şunu söylemek istiyorum bir yılda doğu da yakılan ağaclar sayısı Türkiye nufusunun en az üç katı binlerce dekarlık ağaclar ve bu ağacların büyük kısmı emekdar köylülerimizin elleriile alın teriile dikilen meyve ağacları ceviz fıstık badem ağacları.Gerçekten gaye yeşil alanların yok olması ise gelsin bir ekip yakılan yerleri görsünler asıl amac herkes tarafında bilinmekte.

      Saygılarımla

      Fadıl AĞTAK

Sende yorum yazabilirsin