Şimdi İman Etme Zamanı

Şu hayatın öyle gaflet dolu anları oluyor ki, zaman zaman bir de bakıyorsunuz en önemli değeriniz dahi örselenmiş, ötelenmiş, onsuz yaşaman normalleşmiş, umurunuzda da değildir.

Malum, insanlık tarihi boyunca iman ve küfür kavramı hep farklı dünyanın insanlarını oluşturduğu halde bu gün öyle cergebez  bir hayat yaşanıyor ki kim kimdir sorusuna cevap bulamıyoruz.

Yeni Zelanda devletiyle milletiyle, şehit düşen Müslümanların yasını tutarken yedi açıdan imanın rengi kamu sahasına yansıyorken, bir İslam toplumu olan ülkemizde gün gelmiş ilahi kelam olan Kur’an dahi sakıncalı kitap haline gelmiştir.

Oranın Meclisinde Kur’anı Kerim okunduğunda vekilleri tarafından ayakta dinlenirken, bir İslam toplumu olan ülkemizde Meclisin açılışında Besmele, Hamdele ve Salvele gibi her işin başı olan kavramlar dahi aklımıza gelmiyor, üstelik Meclisimiz bu ifadelerle açılırsa kimi siyasiler laiklik adı altında sağa sola çekebiliyor. Halbuki meclisimiz dualarla, Fatihalarla açılmıştı.

Yüce Allah “Ey iman edenler iman ediniz.” diye bir ayette ferman ediyor, nedenine gelince hayatın içinde o kadar gaflet anları oluyor ki, insan imanın rayından çıkıyor, üstelik o yolu imanın bir parçasıymış, normal olanı oymuş gibi görüyor.

Öyleyse bir vatandaş olarak, kurum olarak, devlet olarak imana dönelim diyorum. Kim Müslim kim İslam düşmanı bir ortaya çıksın.

Vatandaş olarak,

Siyasetçi misin?

Bürokrat mısın?

Sade vatandaş mısın?

Her ne olursan ol imanını tazele.

Hayatında kumar, faiz, zina, zulüm olmasın!

Yalan, iftira, hile olmasın!

Helal lokma kazanmayı dert edin,

Kanaat ehli ol,

İsraftan kaçın,

Akrabanı komşunu gözet,

Kamu menfaatine endeksli yaşa,

Allah rızasını hayatın merkezine koy,

Secde ehli olmaktan mahrum kalma!

Adaleti elden bırakma!

Daha açık bir ifade ile “İlahi öğreti” ile ifade edebileceğimiz vahiy ile hayatı barışık hale getirmemiz lazım.

Bırakalım bu Alman, Fransa, İsveç kanunlarını, inanç ve kültürümüzün bir birikimi olan yasalarla selamlaşalım, merhamet ve medeniyet orada saklıdır. Huzur ve mutluluk bizim hukukumuzda mevcuttur, insana hak ettiği değeri veren yüce Allah’tır, ona uyduğumuz sürece hayatımız kolaylaşır, dünya ve ahretimiz mamur olur.

Baksanıza lüks hayat hevesleriyle her geçen gün harç borç içinde yaşıyoruz, öyle ki dünya cenneti gibi bu memlekette aç ve açıkta insan var. Ayrıca varlık sahibi olan kimselerin derdi daha büyük, bir türlü mutluluğu, huzuru yakalayamıyoruz.

Fırsatı bulan cebine bir şeyler aktarıyor, gayri meşru yollar ile kazanılan o paralar bir cepten geliyor, diğer cepten çıkıyor ayrıca her geçen gün de açık veriyoruz.

Irkçılık bu milletin başına bela olmuş, milli düşünmeye dahi gölge bırakıyor.

Bu sıkıntının asıl müsebbibi iman eksikliği olduğunu unutmayalım.

Adam borç edip kumar oynuyor,

Tefecilik yapıp Allah ve resulüne savaş açıyor,

Bir başkası devletin imkanlarından yararlanarak haksız kazanç elde ediyor, eline geçen paralarla haram dairede vakit geçiriyor.

Bu ülkede boşanmalar normalleşti,

Evlenme yaşı gecikti,

Kumar, faiz ve zina almış başını gidiyor, dünyamız da ahretimiz de berbat vaziyette ama ilginçtir bunu pek dert eden yok.

İşte iman buna müsaade etmiyor. Onun için “şimdi iman etme zamanı” diyorum.

Tövbe istiğfarı elden bırakmayalım, imanımızı tazeleyelim. Hayatın içince rolümüz ne olursa olsun imanın öngördüğü çerçevede yaşayalım. Vakitli vakitsiz bir anda ölüm meleği kapımız çalarsa, abdest alıp iki rekat namaz kılmaya, dostlarımızla vedalaşmaya dahi vaktimiz olmayabilir.

Yüce Mevla’m imandan ayırmasın, selam ve selametle kalın.

Eyüphan Kaya

Sende yorum yazabilirsin