Şükürle Borçlu İnsan (Şiir)

Ey insan! Bak kendine, gör büyük Allahını,

Kim yaptı tek hücreden mucize varlığını?

Yüz bin kilometre incecik damarlarını?

Bu yol, Allah’ına minnettar olmaya gider.

 

Söyle bakalım! Görmeyen, göz yapabilir mi?

Acaba gözün mucidi,  o akılsız  tabiat mi?

Yoksa mu’cize eserler, tesadüf eseri mi?

Hayır varlıklar manen bize Allah yapti der.

 

Hulasa-i mahlukat, şerefli mahluk sin sen!

Kâinat senin için, yaratıldığını bilsen?

Mahlukatta şerefli kul, olduğunu görsen?

Buna, aklı olanlar, secde yapmaya gider.

 

Evet! O sana göz vermiş, ona  muhtaç sinsen ,

Burun vermiş, koku alasın kavun ve gülden,

Kulaklar vermiş, hissesiz kalmayasın sesten,

Bu ni’metler senden ciddi bir teşekkür ister.

 

Dişlerini kim yaptı, onlara kaç para verdin?

Boynun sabit olsaydı, saga  nice dönerdin?

Arka dişlerin önde olsaydı, nasıl yerdin?

Rabbine şükret, çünkü bu ni’metler onu ister.

 

Topal olurdun, bir ayağın kısa olsaydı?

Ne olurdu halın, böbreğin çalışmasaydı?

Böbrek Kıymet kazanır, insan  onsuz kalsaydı?

Bunlar için Allah, kulundan şükretmek ister.

 

Kalbin, saniyede altı litre kan pompalar,

Böbreklerin, iki sıvıyı ayırır  salar,

Kara ciğerin, kanı temizlemeye yarar

Bu cevarihler,  senden Allaha kulluk ister.

 

Safra kesede ki asit,  kabuk eritiyor,

Bu hal, mide gömleğini iki günde yiyor,

İki gün sonra, Allah yenisini yapıyor.

Bizim faydamız için, bunu kim yaptı göster?

 

Vücutta, saniyede elli milyon hücre ölür,

Yerine başkası gelince, vücut treni yürür,

İnsanın hayatı, ancak böyle devam görür,

Bunlar kimin san’atıdır, sen kullukla göster.

 

Beyninde küçük yerde bin kitap yazılıyor,

Bunu annen- baban yapmadı, nasıl oluyor?

Yenilen cansız maddeler mi oluşturuyor?

Ölü maddeden yaptıranı, şükürle göster.

 

İnsanın ellerine, Allah parmaklar  koymuş,

Baş parmak hariç, ikişer menteşe konmuş,

Hücre olan vücut tuğlası, yüz trilyonmuş,

Bütün bunlar, senden günülden teşekkür ister.

 

Vücudumuzun yüzde altmış beşi su imiş,

Yaratıcı, suyu hassas  bir madde yaratmiş,

Tesisatçı, kalaycı işini suyla denermiş,

Denemeden olursa, sonra su akar gider.

 

Bak,bizim hiçbir tarafımızdan su sızmiyor,

Bizi utandıracak vaziyete sokmuyor,

Yoksa insan onu anahtarla mı sıkıyor?

Bütün bunlar, bize Allahına şükret derler.

 

Şikâyet etme,  sana ni’met verene şükret,

Kanserliyi görsen, parmak ağrisi değil dert,

Her zaman senden daha dertliyi gör, rahat et,

Ağlaşmayı bırak, nimet senden şükür ister.

 

Ey insan! Oku ve düşün, seni yapanı bil,

Sende gafil gibi, sağa sola uzatma dil,

Didin ve uğraş, olumsuzları kafandan sil,

Silmezsen, bilmezsin ni’metler kimden geldiler.

 

Risaleleri oku, var olan Allah’ı bul,

Me’mur olduğun ibadeti, zevkle yap  kurtul,

Cenneti kazanmak için hiç durma, koş yorul,

Sen koşup yorulmazsan,  cennet elinden gider.

 

Kafanı çok çalıştır, eğer değilsen alil,

Bunlar Rabbini gösteren, yalnız bir kaç delil,

Uğraş, kafandaki şüphelerin tümünü sil,

Silmezsen, yaptığın sevaplar elinden gider.

 Abdülkadir HAKTANIR

www.NurNet.Org

Sende yorum yazabilirsin