Etiket arşivi: sempozyum

Başbakan Binali Yıldırım’ın Said Nursi Mesajı / 11. Bediüzzaman Sempozyumu

https://www.youtube.com/watch?v=I7wKy84Tg04

İstanbul İlim ve Kültür Vakfının saygıdeğer üyeleri, çok kıymetli katılmcılar,

Hepinizi hürmetle, muhabbetle selâmlıyor, Allah’ın rahmetinin ve bereketinin üzerinize olmasını niyaz ediyorum.

On Birinci Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumunun varlığı ve sonuçları bakımından memleketimiz, ümmetimiz ve beşeriyet için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Bediüzzaman Hazretlerine ait olan şu söz, İslâm’a ve Kur’an’a adanmış bir ömrün en açık ifadesidir: “Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”

Bu nedenle bu senenin sempozyum konusunu olan “Kur’an ve Sünnet Rehberliğinde Bir İman Hizmeti: Müsbet Hareket” başlığı belki de Üstad’ın fani ömrünü en iyi şekilde özetlemektedir.

O, hayatını Kur’an’ı anlatmaya, Kur’an’ın taşıdığı evrensel mesajları tüm insanlığa iletmeye vakfetmiş bir dâvâ adamı, bir mütefekkirdi.

Bugün, bölgesel ve küresel ölçekte, İslâm’ın, Kur’an’ın ve Sünnet-i Seniyyenin yanlış yorumlarından kaynaklanan çatışmalar ve mezhep kavgalarına üzülerek şahit oluyoruz.

İslâm dâvâsına sahip çıktığını iddia eden bu çarpık ve bozuk yapılar, farklı isimlerle, değişik maskelerle ümmetin sırtında adeta birer kambur olmuştur.

DEAŞ Ortadoğuda, FETÖ Türkiye’de nice canlara kaymış, bunu da sözde yüce dinimiz adına güttükleri bir dâvâyla ilişkilendirmeye çalışmışlardır. Dinî duyguları ve imanî hassasiyetleri istismar ederek palazlanan bu örgütlmer şerre hizmet etmişlerdir.

Bizler, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kıyamete kadar sürecek hak ve bâtıl kavgasında safımızı belli etmek, hak deryasında bir katre olmak adına bu gayreti göstermek durumundayız.

Bu duygu ve düşüncelerle, 11. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumunun hayırlara vesile olmasını diliyor, bu organizasyonda emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

Binali Yıldırım
Başbakan

Hindistan’da Bediüzzaman Rüzgârı Esiyor…

Hindistan’da Bediüzzaman Rüzgârı Esiyor…

İmam Rabbani’nin diyarı, dünyanın en büyük 7. coğrafyası ve en kalabalık 2. nüfusuna sahip muazzam ülke Hindistan’dayız… Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri “Hindistan, İslâm’ın müstaid bir veledidir” demişti… İşte şimdi İstanbul İlim ve Kültür Vakfı, üç yıldır devam eden, her yılın Şubat ayında geleneksel hale gelen ve Hindistan’ın çeşitli üniversiteleri ile ortaklaşa gerçekleştirilen Risale-i Nur çalışmaları kapsamında, bu yıl da dört ayrı üniversitede dört ayrı konferans, panel ve toplantı düzenliyor.

Üstadımız “Eğer İmam-ı Rabbanî Ahmed-i Farukî bugün Hindistan’da hayattadır diye ziyaretine bir dâvet vuku bulsa, bütün zahmetlere ve tehlikelere katlanarak ziyaretine gideceğim” ifadesini kullanmıştı. Bugün onun talebeleri, İmam Rabbani’nin emaneti Hindistan’a, Bediüzzaman’ın emaneti Risale-i Nur’la gidiyor…

Jamia Millia Islamia, Risale-i Nur Çalışmaları Toplantısı, 10 Şubat 2014, New Delhi

Hindistan’ın en büyük üniversitelerinden birisi olan ve geçtiğimiz yıl 2. Uluslararası Hindistan Bediüzzaman Konferansı’nın ev sahipliğini yapan Jamia Millia Islamia’da Türkiye, Ürdün, Irak, Cezayir, Malezya, ABD ve Hindistan’dan birçok akademisyenin katılacağı “Risale-i Nur Çalışmaları Beyin Fırtınası” toplantısı yapılacak ve vakıf ile üniversite arasındaki muhtemel işbirliği imkânları konuşulacak. Bu toplantıya, Bediüzzaman Hazretlerinin talebesi ve  vakfımızın başkanı Mehmet Fırıncı Ağabey, Risale-i Nur Külliyatı’nı Arapçaya tercüme eden İhsan Kasım Salihi, Türkiye’nin tanınmış hocalarından birisi olan Ali Katıöz Hoca, vakfımız icra kurulu başkanı Prof. Dr. Faris Kaya’nın katılımlarının yanı sıra Cezayir’den Ennur dergisi editörü Prof. Dr. Ammar Djidal, Prof. Dr. Aşrati Süleyman, Ürdün’den Dr. Mamoun Jarrar, yine Türkiye’den Doç. Dr. İshak Özgel, vakfımız icra kurulu üyesi Cemil Şanlı ve onlara eşlik eden yerli ve yabancı akademisyenler katılacaklar. Konuşulacak konular arasında, JMI’da Nursi üzerine çalışan öğrenciler, gelecekteki faaliyetler ve İslam Araştırmaları Bölümünün akademik dergisinde ‘Risale-i Nur özel sayısı’ çıkarılması da bulunuyor.

Aligarh Muslim University, Uluslararası Risale-i Nur Konferansı, 11-13 Şubat 2014, Aligarh

Aligarh Muslim University ve İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından ortaklaşa gerçekleştirilecek olan 3. Uluslararası Hindistan Bediüzzaman Konferansı’nın bu yılki konusu : “İlim, İman ve Ahlak: Risale-i Nur Perspektifi” olarak belirlendi. Bu konferansa gönderilen 200 tebliğ özeti içerisinden 105′i kabul edildi. 3 gün boyunca devam edecek konferansta toplam 8 ülkeden bilim insanları Risale-i Nur’u konferans başlığı çerçevesinde çeşitli perspektiflerden inceledikleri tebliğlerini sunacaklar. Konferansın açılışı Aligarh Muslim University’nin iki bin kişilik kapasitesi olan en büyük salonunda gerçekleştirilecek. Açılışa çeşitli üniversite rektörlerinin yanı sıra birçok ilim insanı ve öğrencinin katılması bekleniyor. Şu anda konferans hazırlıkları kapsamında Aligarh Muslim University’de 90 kişilik bir gönüllü organizasyon heyeti çalışmalarını devam ettiriyor.

Detaylar ve Program: http://www.iikv.org/en/3rd-international-nursi-studies-conference-programme

Jawaharlal Nehru Üniversitesi, Bediüzzaman’ı Anlamak Paneli, 13 Şubat 2014, New Delhi

Hindistan’ın en tanınmış üniversitelerinden birisi olan, sadece doktora ve master seviyesinde öğretim veren Jawaharlal Nehru Üniversitesi ile İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından ortaklaşa organize edilen “An Introduction to Bediüzzaman Said Nursi” paneline yüzden fazla doktora ve master öğrencisinin yanı sıra akademisyenlerin de katılması bekleniyor. Prof. Dr. Aslam Islahi’nin moderatörlüğünü yapacağı panelde, Suudi Arabistan’dan Dr. Furkan Aydıner, ABD’den Dr. Özgür Koca ve JNU’dan Dr. Khaldoon Sobh birer konuşma yapacaklar.

Detaylar: http://www.iikv.org/en/panel-an-introduction-to-said-nursi-jawaharlal-nehru-university-new-delhi

Darul-uloom Nadwatul Ulama, 14-15 Şubat 2014, Lucknow

On binlerce öğrencisi olan ve Hindistan’ın en büyük medreselerinden birisi olarak tanınan Darul-uloom Nadwatul Ulama’da iki günlük bir sempozyum düzenlenecek. Sempozyum dâhilinde, bu medresede, Nur Risalelerinin ders kitabı olması veya müfredata girmesi için özel bir toplantı yapılacak. Dünyanın çeşitli ülkelerinden yukarıda da isimleri geçen Risale-i Nur üzerine yoğun çalışmalar yapmış akademisyenler de bu toplantıya katılacaklar.

Darul-uloom Nadwatul Ulama: http://www.nadwatululama.org/index.php

Elhamdulillah bu günlerde Hindistan’da gündem Risale-i Nur… Bu güzel gelişmelerle Üstadımızın “Hindistan, İslâm’ın müstaid bir veledidir” sözleriyle ne anlatmak istediğini daha iyi anlıyoruz… ve yine Üstadımızın bir sözü ile bitiriyoruz:

“Bizim vazifemiz hizmettir, netice Cenab-ı Hakk’a aittir; biz vazifemizi yapmakla mecbur ve mükellefiz.”

http://www.iikv.org/

Risale-i Nur Perspektifinden Dünya-Ahiret Dengesi (Tebliğ Çağrısı)

DİCLE ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ, HASEV VAKFI VE İSTANBUL İLİM VE KÜLTÜR VAKFI İŞBİRLİĞİ İLE

ULUSAL SEMPOZYUM DUYURUSU

Risale-i Nur Perspektifinden Dünya-Ahiret Dengesi

1-Kapsam ve Amaç

Dinî düşünce ve uygulamanın ferdî ve toplumsal hayattaki yeri, önemi ve merkeziyeti gibi hususlarda değişimler yaşanıyor. Bu anlamda, Batı toplumlarında ve onlarla kültürel, ekonomik ve siyasî ilişkiler içinde olan dünyanın diğer önemli bir kısmında da dinin etki ve öneminin azaldığına inanılmaktadır. Bu değişim süreci dünyevileşme olarak ifade edilmektedir. Küreselleşmenin bir boyutu olarak, dinin etkisini kaybettiği tüketim merkezli Batılı hayat tarzının ve değerlerin dünya genelinde yaygınlık kazandığını söylemek mümkündür. Bununla birlikte, dinin bireysel ve toplumsal hayatta önem kazandığını gösteren, dinî canlanışa işaret eden emareler de mevcuttur.

Zaman ve şartlara bağlı olarak farklı mahiyette tezahür etse de ferdî ve  toplumsal hayatta  önemli unsurlardan birisi, dinî inanç ve değerlerdir. İnsanoğlu, önemli sayılabilecek birtakım sorulara din sayesinde cevap bulabiliyor. Din, insan hayatına bir anlam katıyor, bir hedef gösteriyor. Hayatın anlamının keşfedilmesine yardımcı oluyor. Hayatı farkında olarak yaşamaya yardımcı oluyor. ‘Ben kimim?’, ‘Nereden geliyorum, nereye gidiyorum?’ gibi temel sorulara cevap vermenin yanı sıra toplumu bir arada tutan ve toplumsal dayanışmayı sağlayan ortak değerlerin tesisine katkı sağlıyor. Yine sorumluluk duygusunun gelişmesinde ve toplumsal hayatı şekillendiren değer, norm ve kuralların üretilmesinde önemli rol oynuyor. Eylemlerimiz için birer kılavuz görevi görüyor. İnananların ebedi kurtuluşu ve mutluluğu için yol gösterici oluyor. Dolayısıyla dinî duygular hem dünya hem de  ahiret hayatı bakımından saadet vesilesidir. Bu açıdan,  dünyevileşme, dindarlar için sınırlı bir dünya hayatı için sonsuz bir ahiret hayatının feda edilmesi anlamına geliyor.

İşte bu ulusal sempozyumun genel amacı; din-toplum ilişkilerini araştırmak, dünyevileşme sürecinin sebep olduğu sorunları teşhis etmek, tartışmak ve çözüm önerileri sunmaktır. Bu anlamda Said Nursi’nin çağdaş Kur’an tefsiri Risale-i Nur Külliyatı, dünyevileşme süreci bağlamında incelenmesi gereken önemli bir kaynaktır. Risale-i Nur Külliyatı dünyevileşme süreci açısından incelenecek, özelde İslâm toplumunun ve genelde bütün insanlığın dünyevî ve uhrevî saadetine hangi ölçüde katkı sağladığı ilim ehli tarafından araştırılıp tartışılacaktır.

2-Sempozyum Alt Başlıkları

a) Teorik ve Felsefî Tartışmalar

İnsanın Mahiyeti, Fıtratı ve Hilafeti

Hayatın Manası Nedir?

İlim-İman-Amel İlişkisi ve Varoluşu Anlamlandırmaya Katkısı

Dünyanın Manası ve Mahiyeti Nedir?

Din-Dünya İlişkisi ve Dengesi

Kemiyet-Keyfiyet İlişkisi

Dünyevileşme Nedir?

b) Dünyevileşmenin Tezahürleri

Modern Dünyanın İçinde Bulunduğu Durum

Para ve Dindarlık

Din ve Kişisel Menfaatler

Hazcılık

Güç ve Şöhret Sarmalı

 c) Dünyevileşme ile İrtibatlı Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Irkçılık, Sosyal Adaletsizlik ve Toplumsal Dengesizlik ve Çözüm Önerileri

Şiddet Kültürünü Besleyen Faktörler ve Çözümleri

Sorunların Çözümünde Nursi’nin Acz, Fakr ve Şefkat Esaslı Hizmet Mesleği

Sorunların Çözümünde Nursi’nin Muavenet, Şefkat ve Yardımlaşma Esaslı Yaklaşımı

Nursi’nin İktisat Anlayışının Problemlerin Çözümüne Katkısı

Tüketim Alışkanlıklarının Yönetimine İlişkin Çözümler

Ahiret İnancının Sorunların Çözümündeki Rolü

Dünyanın Mahiyeti ve İnsanlığın Mutluluğu Yönünde Kullanımı

d) İnsan, İman, Ahlak ve Dünyevileşme

Bütüncül Ahlak Anlayışı ve İnsanlığın Geleceği

İlim ve İmana Dayalı Ahlak Anlayışının Boyutları ve Nitelikleri

Pozitivist İlim Anlayışına Karşı İmanı Güçlendirmenin Önemi

Sorumluluk ve Hesap Verebilirlik Duygusunun Geliştirilmesinde İmanın Rolü

Şefkat ve Merhamet Duygularının Geliştirilmesinde İmanın Katkısı ve Rolü

İnsanın Mükerrem Oluşu

İnsan ve Edep

3- Önemli Notlar / Tarihler

1. Sempozyum 2-4 Mayıs 2014 tarihlerinde Dicle Üniversitesi’nde gerçekleştirilecektir.

2.Tebliğlerin Sempozyum Sekretaryasına ulaştırılmasıyla ilgili takvim şöyledir:

a) Tebliğ özetleri, 250 kelimeyi aşmayacak şekilde en geç 30 Kasım 2013 tarihine kadar Sempozyum Sekretaryasına http://www.iikv.org/dunyaahiret web sitesi üzerinden ulaşmalıdır. Kabul edilen özetlerin yazarlarına en geç 31 Aralık 2013 tarihine kadar bilgi verilecektir.

b) En fazla 15 sayfayı aşmayacak uzunluktaki tebliğler, hakemler tarafından değerlendirilmesi ve müzakerecilerin hazırlanabilmesi için tam metin olarak en geç 28 Şubat 2014 tarihine kadar Sempozyum Sekretaryasına ulaşmalıdır.

c) Sempozyumda sunulmak üzere kabul edilen tebliğ yazarlarına en geç 15 Mart 2014 tarihine kadar bilgi verilecektir.

3. Tebliğler Risale-i Nur Külliyatı ışığında, yukarıdaki başlıklar çerçevesinde hazırlanmalıdır. Bu kapsama uymayan tebliğler kesinlikle dikkate alınmayacaktır.

4. Risale-i Nur Külliyatı ve Nursi üzerine yapılmış muhtelif dillerdeki akademik çalışmalarwww.nursistudies.comwww.nuronline.org ve www.iikv.org sitelerinde bulunmaktadır. İlave bilgi ve kaynak Sempozyum Sekretaryasından temin edilebilir.

5. Sempozyum dili Türkçedir.

SON TEBLİĞ ÖZETİ GÖNDERİM TARİHİ : 30 KASIM 2013

Bediüzzaman Sempozyumunu Göremeyen Gazeteler

Malumunuz 22 Eylül Pazar günü 10. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyum’u yapıldı. Sempozyum’a katılım bi hayli yüksekti. Çeşitli ülkelerden 300’den ziyade akademisyen gelmişti. Ayrıca Milletvekilleri Bekir Bozdağ, Hüseyin Çelik, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez vs…

Yukarıda saydığım protokoldeki isimler tek tek konuşma yaptılar. Gerçekten takdire şayan konuşmalardı. Risale-i Nur’a bu kadar vukufiyetleri varmıymış, diye şaşırdığım isimlerde olmadı değil.

Ertesi gün büyük bir heyecanla gazete manşetlerine bakayım dedim. Bu protokoldekilerden birinin ifadesi en azından gazetelere yansır ve bu vesileyle Üstad’ın da haberi yapılmış olur kanaatindeyim. Ancak, Yeni Asya, Zaman ve Star –ki Star’da küçük bir yer ayrılmıştı- gazeteleri dışında hiçbir gazetenin anasayfasında sempozyuma ilişkin bir haber yoktu. Düşünün dünya Üstad’ı anlatmaya geliyor ama birileri hala bunu bir sır gibi saklamaya çalışıyor.

Ramazan ayında bir hocanın hamilelerle ilgili bir şahsi görüşünü bir hafta ekranlara taşıyıp İslam’a karşı ön yargı oluşturmaya çalışan medyadan ne beklenirdi ki!

Yazacak çok şey var ama bundan sonraki satırları size bırakıyorum.

Osman Can / Nurnet.org

Bediüzzaman, Allah’ın Müslümanlara hediyesi!

10. Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, İstanbul Ataköy’deki Sinan Erdem Spor Salonu’nda 20 bin kişinin katılımıyla başladı. 3 gün sürecek “Hakikat Arayışında Nübüvvetin Rolü; Risale-i Nur Perspektifi” konulu sempozyuma 40 ülkeden 400 akademisyen iştirak ediyor. Suriye’den gelen Şeyh Mahmut Hasani, Risale-i Nur’u okuyunca kendini uçsuz-bucaksız denizlerde gördüğünü belirterek, “Bediüzzaman, ümmet-i İslamiyeye Allah’ın bir hediyesidir. Allah onunla adeta ümmetin imanını kurtardı.” dedi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ‘büyük bir alim, iman ve dava adamı’ olarak tanımladığı Said Nursi’nin Kur’an ve Peygamberimiz’i doğru anlayıp anlattığını söyledi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ise Bediüzzaman’ın, Hz. Muhammed’in gerçek mirasçısı olduğunu ifade etti.

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın düzenlediği “Hakikat Arayışında Nübüvvetin Rolü; Risale-i Nur Perspektifi” konulu sempozyum, Mısırlı Hafız Mahmut el Tuhi’nin Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Açılışta konuşan, İstanbul İlim ve Kültür Vakfı Başkanı Prof. Dr. Faris Kaya, sempozyumda nübüvvetin sadece şeklî yönleriyle değil, yaratılışa bakan yönü ile ele alınacağını söyledi. Programda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sempozyum için gönderdiği mesajı okundu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise insanlığın en büyük ihtiyacının Kur’an’ı ve Hz. Peygamber’i doğru anlamak olduğunu belirtti. Bozdağ, son zamanlarda “Kur’an bize yeter” diyenler için “Allah Resûlü olmadan Kur’an’ı hiç kimse doğru anlayamaz ve anlatamaz. Kur’an olmadan da ne peygamberlik müessesesini ne de Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’i doğru anlama, doğru anlatma şansımız vardır.” dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik de Türkiye’nin bugünkü güzel günlerinde, Bediüzzaman Said Nursi gibi manevi büyüklerin açtığı yol ve istikametin çok geniş kitleler tarafından paylaşılmasının çok büyük bir payı olduğunu kaydetti. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da, “İnanıyorum ki Efendimiz’in (sas) sancağı altında bu mübarek, çileli ve sabır gerektiren yolun temsilcisi müminler, barışı 7 milyar insanın gönlüne aktarabilmek için hiçbir ayrım gözetmeksizin anlatmaya gayret edeceklerdir.” diye konuştu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise “Vahiy olmadan, akıl doğrulara ulaşamaz. Peygamberler olmasaydı medeniyetler olmazdı.” dedi. Suriyeli Şeyh Mahmud Hasani de yaralı bir memleketten geldiğini belirterek, “Risale-i Nurları okuyunca kendimi adeta uçsuz bucaksız derin denizlerde gördüm. Lakin ben de yüzmeyi bilmiyorum. Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatı’nı okuyunca Resulullah’ın ahlakı üzerine gördüm. O’nun yarası beden yarası değil, ümmet yarasıdır. Bediüzzaman, ümmet-i İslamiye’ye Allah’ın bir lütfu. Allah onunla adeta ümmet-i Muhammediye’nin erkani imaniyesini kurtardı. Onu hapishaneler ve sürgünler yıldırmadı. Bediüzzaman Allah’ın hakikatlerini haykırmakta kimseden korkmadan hapishaneleri kürsü olarak kullandı. Risale-i Nur bu asra ve gelecek asra ilim talep etme ruhunu aşıladı.” şeklinde konuştu.

İstanbul’daki açılışa Üstad’ın talebelerinden Mehmet Nuri Güleç (Fırıncı Abi), Salih Özcan, Abdullah Yeğin gibi isimler de katıldı. Birçok akademisyeni de bir araya getiren sempozyuma İtalya, Somali, İngiltere, Güney Afrika, Suriye, Mısır, Rusya, ABD ve Almanya gibi çok sayıda ülkeden 13’ü kadın, 83’ü erkek 96 tebliğci, 300’ün üzerinde gözlemci katılıyor. Üç gün sürecek sempozyum boyunca dünyanın dört bir yanından gönderilen 100’den fazla tebliğ sunulacak ve müzakere edilecek.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Allah Resûlü olmadan Kur’an’ı hiç kimse doğru anlayamaz ve anlatamaz. Kur’an olmadan da ne peygamberlik müessesesini ne de Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’i doğru anlama, doğru anlatma şansımız vardır.” dedi.

Nübüvvetin İlahi rehberliğine her zaman muhtaç olacağız!

Prof. Dr. Mehmet Görmez (Diyanet İşleri Başkanı):Peygamber Efendimiz’in (sas), en büyük mucizesi, yeryüzünün en bedevi toplumundan en medeni toplumu inşa etmesidir. Nübüvvetin ömrü nebinin ömrüyle mukayyed olmamıştır. Nübüvvetin hükmü getirmiş olduğu semerelerle bugün de caridir. Nübüvvetle insanlık bilgisine ulaşan İlahi rehberliğe her zaman muhtaç olacağız.

Prof. Dr. Cottını (Vatikan İslami İlimler Enstitüsü Rektörü):Peygamberlik müessesesi iki büyük dinin de ortak yönüdür.

Prof. Dr. Abdülhamit El Enis (Birleşik Arap Emirlikleri):Risaleler sırf bir talebenin değil, bir ümmetin hayatını etkiledi.

Prof. Dr. Aslam Islahi (Jawaharlal Nehru Üniversitesi, Hindistan):Sanıyordum ki biz azınlıkta olduğumuz için dünyanın başka yerlerinde Müslüman yoktur. Ama karşımda binlerce Müslüman’ı görünce adeta beni sevinç basıyor. Burada parlak yüzleri, İslamî hizmetleri görünce, Hindistan’da azınlıkta olan bizleri İslamiyet için adeta koşmaya teşvik ediyor kamçılıyor. İnşallah Bediüzza-man’ın eserleri Risale-i Nurlar da Hindistan’da yayılacaktır. Ben bu nuru alıp götürmeye geldim.

Dr. Krıstın Johnston Largen (Gettysburg Lutheran İlahiyat Okulu, ABD): Böyle bir toplantıya özellikle hanımların iştirak etmeleri benim için gelecek adına büyük ümit anlamına geliyor. Özellikle ben bir Hıristiyan olarak Bediüzzaman Hazretlerinin Müslüman-Hıristiyan diyaloğuna önem verdiği için benim için çok özel bir yeri var.

ÜSTAD SAİD NURSİ SESLENDİRİLDİ.

1991 yılında başlayan Bediüzzaman Sempozyumları’nın 10’uncusuna Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin talebelerinden Mehmet Nuri Güleç (Fırıncı), Abdullah Yeğin, Salih Özcan ve Said Özdemir de katıldı. Geçen sene vefat eden talebesi Mustafa Sungur’un rahmetle yâd edildiği programda, Bediüzzaman Said Nursi, 3D hologram modelleme yöntemi ile seslendirildi.

Zaman