Etiket arşivi: sierra leone

Gine ve Sierra Leone: “Fadika Ailesi Risale-i Nurun Arkasındadır” (Foto)

Merzifon Nur Talebeleri olarak  ilgilendiğimiz  Sierra Leone ‘nin komşusu olan Gine’ yi de Risale- i nur ile tanıştırmak için kurban bayramı vesilesi ile iki kişi olarak, Fransızca risaleler çoğunlukta 150 kg yükümüzle gittik.

Gine, Batı Afrika’da olup nüfusu 11 milyondur Birçok yer altı ve yer üstü zenginliği olup % 90 ‘nın  üzerinde Müslüman bir nüfusa sahip fakirül hal bir İslam ülkesidir. Gine’de  telefon ve e-mail ile irtibat kurarak tanıştığımız Ebubekir Fadiga ve ailesi  Gine’nin en saygın ve herkesin tanıdığı kıraat-ı kuran ve İslam hizmetinde olan büyük bir ailedir.

Bizi ilk görmelerinden itibaren büyük bir ilgi ve içtenlikle karşıladılar ve misafir ettiler. Türkiye ‘den getirdiğimiz kurbanları Gine ve Sierra Leone’de kestik ve yaklaşık 6000 kişiye pay usulü dağıtıldı.

Bayram namazını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile protokolde yaklaşık beş bin kişi ile  birlikte kıldık. Namazdan sonra kurban faaliyetleri esnasında  Gine ‘nin milli televizyonu, radyosu ve gazetesi hep yanımızdaydı. Bizde televizyon, radyo ve gazetelere Risale-i nuru, hizmetimizi, üstadımızı, uzun uzun tanıttık. Kurban bayramının 2. günü  tüm kanallar gazeteler ve radyolar yapılan programı ve konuşmalarımızı tüm ülkeye yayınladılar.

Allah‘ın izniyle ve risale-i nur talebelerinin duasıyla ilk olarak geldiğimiz Gine’de  Risale-i nuru, üstadımızı, hizmeti hemen herkes öğrendi.

Daha sonra  11 camiye 3’er 4’er dağıtılan 32 kurban Gine’de kesildi.  Bu gidilen camilerde Üstad, risaleler, hizmetimiz, geliş gayemiz anlatıldı  ve getirdiğimiz elif cüzleri, Kuran ve Risalelerden verildi.  Caminin bir tanesinde  bütün cemaat toplanmış bizim için ve kurbanları gönderenler için hep birlikte yüzlerce Yasin-i Şerif okundu ve duası hep birlikte yapıldı.

Cemaatin ileri gelen şeyhleri “biz sizin tarihinizi çok iyi biliyoruz” dediler ve bu geliş gidişlerin çok önemli olduğunu, İslam kardeşliğinin önemini ve onlara sahip çıkmamızın gerekliliğini vurguladılar.Kurban faaliyetlerinin sonunda çeşitli okulları, öğretmenleri ziyaret edilerek fransızca, arapça risalelerden bırakıldı.

Akşamları Fadiga ailesiyle risale-i nur’dan dersler yapıldı. Ebubekir Fadiga 1. söz ve 4. sözden çok etkilendi. “Benim evim, bahçem bundan sonra Risale-i nur medresesi ve Bediüzzaman’ın evidir” dedi. Bahçedeki büyük çatılı alanı getirdiğimiz kitaplarla büyük bir kütüphane oluşturarak hem ailesiyle hem arkadaşlarıyla, alimlerle bir araya gelip, belli günlerde dersler yapacağını  bundan sonra görevinin Risale-i nurları yaymak ve sahip çıkmak olduğunu tekrar tekrar söyledi. Böylelikle Gine’de ilk Medrese-i Nuriyemiz açılmış oldu.

Ebubekir Fadiga’nın arabası ile Sierra Leone’ye gittik. Kabala, Mile 91 ve Freetown‘da kurban kesim programları oldu. Mile 91 şehrinde gençlerin sayısı yaklaşık 100 kişi olmuşlar ve 3 tane köyde ders başlatmışlar oralarda dersleri devam etmekte olup 20 tane genç Risale-i nur okuyarak Müslüman olmuşlar.

Kabala şehri Sierra Leone’nin en dindar yeridir. Daha önce burada hiç bizim program gibi, bir kurban programı olmamış, burada 11 camide 2 ‘şer 3’er kurban kesildi ve çok etkilendiklerini söylediler. Türkiye’ ki nur talebelerine selamlar gönderdiler.

Dersanemizin bulunduğu  Freetown ‘da gençler, bayanlar, alimler derslerine devam etmekteler ve sayıları 150’ ye yaklaşmış.

Ebubekir Fadiga Sierra Leone ‘deki hizmetleri görünce çok etkilendi. “Bundan sonra Fadika ailesi Risale-i nurun arkasındadır’’ dedi.

Tüm abi ve kardeşlerin geçmiş kurban bayramlarını tebrik eder ilk defa gittiğimiz Gine ve Sierra Leone’deki Risale-i Nurun inkişafı için dualarınızı bekliyoruz.Binler selam.

Merzifon Nur Talebeleri

www.NurNet.org

Sierra Leone’da Risale-i Nur Okuyarak Müslüman Oldular

Bismihi Sübhanehu

Aziz sıddık ağabeylerimiz ve kardeşlerimiz Merzifon Cemaati olarak ilgilendiğimiz Sierra Leone % 65’ i Müslüman, % 35’ i Hıristiyan olan fakir-ül hal bir İslam ülkesidir. Sierra Leone Batı Afrika’da olup, komşuları Gine ve Liberya’dır.  Dünya elmasının %70’ i bu ülkede bulunmaktadır.

Ramazan  münasebetiyle üç kişi olarak gittiğimiz Sierra Leone’ye yanımızda yine yüzlerce Arapça , İngilizce eserler , Kuran-ı Kerim ve yüzlerce Elif Cüzü olarak toplam  ikiyüz  kg  yükümüzle yola çıktık.

Freetown ‘da dersanemizde talebelerin ve imamların dersleri  devam etmekte talebelerin sayısı 100 civarına ulaşmış ve imamlarda kendi aralarında derslerine Arapça ve İngilizce risalelerden devam etmekteler. Bu talebelerin aralarında Risale-i nur’dan 33 pencere ve meyve risalesi okuyarak Müslüman olmuş talebeler var.     

Gençlerden Musa ismindeki talebe daha önceden şarkı  besteleyen birisiyken şimdi risalelerle tanışmış, şarkı bestelemeyi bırakıp namaza başlamış ve risale-i nurları okuyor ve çok sevinçli olduğunu söylüyor.Babası onu içki almaya gönderiyor ama O almaya gitmiyor. Ebubekir ismindeki kardeş ise Müslüman olduğu halde burs için Hıristiyan okuluna gidiyor. Kilisedeki faaliyetler müzik, gezi vs. bu kardeşi tatmin etmiyor. Önceden Hıristiyan şimdi risalelerle Müslüman olan Muhammet kardeş onu dersaneye getiriyor ve Ebubekir aklındaki tüm müşküllerini hallettiğini ve dersanede kalbinin ve ruhunun tatmin olduğunu söyledi.

Hıristiyanlar kiliselerde ve okullarda Hıristiyan gençlerini mükafat olarak Nijerya ve Amerika  ve değişik ülkelere  götürüyorlar. O gençlerden birisi olan Alişuz ismindeki kardeş, Muhammet  kardeşin verdiği risaleleri okuyor ve Müslüman oluyor. Üçü erkek üçü bayan 6 kişi de Müslüman olduktan sonra camide toplu şehadet töreni gibi cemaatin önünde şehadet getiriyorlar ve bu talebeler orada risale-i nur okuduktan sonra Müslüman olduklarını söylüyorlar. Müslüman olan ve Risale-i nur dersine katılan bayanlar hicap dedikleri tesettüre girip hiç çıkarmıyorlar.

Dersaneye gelip giden talebeler üzerlerinde önünde risale-i nur talebeleri, altında külliyatın resmi ve en alttada tefsir-ul kuran,  sırt kısmında Medreset-uz Zehra yazılı tişörtler yaptırmışlar. Onları giyip, bu şekilde çarşı, pazar her yerde dolaşıyorlar. Mile 91 şehrinde de  bu tişörtlerden giyinmiş 50 – 60 nur talebesi şehrin girişinde karşılama yaptılar.

Bu şehirde de risale-i nur okuyup Müslüman olan talebeler var.

Freetown’da  nur talebeleri okul müdürleri ile konuşmuşlar okullarda tüm öğrenciler önünde risale-i nuru tanıtıp, dersler yapacaklar. Mile 91 şehrinde de grup kurmuşlar köylere risaleleri anlatmaya gidiyorlar . Köyün birine gittiklerinde bakıyorlar ki talebenin birinin ismi Muhammet ve Hıristiyan olmuş haç takıyor bu gençle ilgineniyorlar ve risalelerden anlatıyorlar. Buradaki talebeler  devamlı köylere derslere gideceklerini ve bu şekilde tüm hakikatları bütün ülkeye yayacaklarını söylediler.

Ramazan dolayısıyla 6 -7 bölgede binlerce kişiye iftarlar ve ramazan paketleri verildi, 10 adet büyükbaş hayvan kesilip yüzlerce kişiye dağıtıldı.

Sierra Leone’deki Kurban Bayramı programının bir bölümünde ise İnşallah komşu ülke olan Gine’nin başkenti Konakry’de kurban faaliyeti vesilesiyle Fransızca ağırlıklı risaleleri Allah (c.c.) namına tanıtıp, dershanemizi açmak olan gaye-i hayalimizi gerçekleştirmek için  dualarınızı bekliyoruz.

Geçmiş kandilinizi ve gelecek Ramazan Bayramınızı  tebrik eder Alem-i İslama hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’dan dileriz.Bütün abi ve kardeşlere binler selam.

MERZİFON NUR TALEBELERİ

05.08.2013

www.NurNet.org

Eski Papaz: İslamla savaşmak için eğitildim

Musa Bangura’nın hayatını değiştiren olayı yazar Ramazan Kayan, Mehmet Paksu’ya anlattı.

Kutlu Doğum Haftası doğrultusunda Afrika’nın Siare Lone ülkesine gittiğini belirten Kayan, orada çok ciddi misyonerlik çalışmaları yapıldığını kaydetti. Kayan, Siare Lone’nin Dünya’nın en zengin elmas yatakları ve verimli topraklara sahip olmasına rağmen İngilizlerin sömürgeci politikaları yüzünden halkın fakir ve aç kaldığını anlattı.

“1960’lı yıllara kadar sömürge ülkesi olmuş. İngilizler çekildiği vakit ülkedeki elmas yataklarını yüz yıllığına kiralayıp el koymuşlar. Ülkede korkunç bir fakirlik var. Başkente günde sadece iki saat elektrik verilebiliyor. Ayrıca halk günlük yaşıyor. Çünkü günde bir öğün ya da iki öğün yemek bulabilen o günü kurtarmış oluyor” diyen Kayan şunları söyledi:

“Ülke nüfusunun yüzde 60’ı Müslüman, yüzde 30 Hristiyan, yüzde onu ise ilkel kabile dinleri. 30-40 yıl önce yüzde 5 olan Hristiyan nüfusu misyonerlik çalışmalarıyla bugün yüzde 30’a çıkmış. Önce fakirleştirmişler, sonra cahilleştirmişler, da sonrada Hristiyanlaştırmışlar. Gezdiğimiz her yerde adım başı kilise, kilise okulu, kilise sağlık ocakları bulunuyor. Müslümanlar fakirlik yüzünden okul açamadıkları için çocuklarını kilise okullarına göndermişler. Kilisede Hristiyanlık ve İncil zorunlu ders olunca çocuklar Hristiyanlaştırılmış. Müslümanların imkânları olup okul açabilseler Kur’an ve İslam zorunlu ders olacak. Böylelikle halk da misyonerlerin ellerinden kurtulmuş olacak.”

Ramazan Kayan, Siare Lone’de isminden oldukça fazla söz edilen, İslam için yaptığı çalışmaları ile tanınan ve papaz iken sonradan Müslüman olan Brader Musa ile tanıştıklarını söyleyerek onun ilginç hikâyesini şu sözlerle şöyle anlattı:

“Musa, Ben Hristiyan bir ailede doğmuş gerçek adı Moses Mark Bangura imiş. Ailesi onu kilise okuluna göndermiş. Okul başarısını görünce kilise onu rahip yapmak istemiş ve rahip eğitimine almışlar. Rahiplik eğitimi bittikten sonra Nijerya’ya Evangelist eğitimi almaya göndermişler. Evangelist, Hristiyanların en radikal ve en karşı olan mezhebidir. Daha sonra ise ondaki yetenekleri keşfettikleri için Güney Afrika Cumhuriyeti’ne göndermişler. Orada ‘Müslümanlarla nasıl mücadele edilir, Müslümanlar nasıl Hristiyan yapılır’ gibi konularda eğitim almış. Ülkesine geri geldiğinde halkı Hristiyanlaştırma noktasında çalışmaya başlamış. O sırada bir Rüya görüyor. Rüyasında Müslümanlığa davet ediliyor. Dedim sonra ne oldu? O da ‘Önce şeytanın beni dinimden uzaklaştırmak için benimle uğraştığımı düşündüm. Unutmaya çalıştım. Bir değil, iki değil derken periyodik olarak görmeye başladım. Üç ay Rüya beni kendi halime bırakmadı. Sonra şu rüyayı bir de Cami imamına sorayım, dedim. Anlattım. İmam bana ‘Sen ne şanslı bir insansın, Allah seni doğrudan İslam’a çağırıyor. Araya hiçbir şey koymadan bunu yapıyor. Hemen Müslüman ol’ dedi. Şimdiye kadar kimse beni İslam’a davet etmek için karşıma çıkmaya cesaret edememişti. Eve gittim ve düşünmeye başladım. Sonra Müslüman olmaya karar verdim. Bir Cuma günü Moses Mark olan ismimi Musa yaptım. Cuma günü Müslüman oldum.’ diye anlatınca şaşırdım.”

“MÜSLÜMAN OLDUĞUM GÜN EŞİMİ, ARABAMI VE EVİMİ ALDILAR”

“O günde başkentte papazların toplantısı vardı. Yerel kıyafetlerimle gittim. Bana biraz takıldılar. Başpiskopos bugünkü otumu sen yöneteceksin. Notları alacaksın. Ben de söze ‘Bugün 14.30 itibariyle ben ne bir rahibim, ne bir Evangelist, ne de bir Hristiyan’ım. Bir Müslümanım.’ diyerek başladım. İsmimde filan dedim ve rüyamı da anlattım. Ortalık bir anda karıştı. Onlar söylenirken ben gittim. İki papaz peşimi bırakmadı ve evime gelerek sabaha kadar ikna etmeye çalıştılar. Sonra anladılar ki; biz bunu kaybettik. Fakat Müslüman olduğum gün eşimi, arabamı, evimi benden aldılar. Bir ceketimle çıktım.

O ara üst düzey kilise yetkilileri toplanıp benimle ilgili karar vermeye çalışıyorlardı. Benim öz abim bu çok gayretli ve çalışkan bir kişi eğer onu ortadan kaldırmazsak Hristiyanların başına bela olur, demiş. Annem hemen bana haber ulaştırdı. Kaç buradan, seni ortadan kaldıracaklar, diye. Ben o zaman Müslümanların lideri Şeyh Mustafa’nın evine sığındım. Beni orada üç ay kadar sakladılar. Her yerde beni arıyorlar. Üç ay sonra o âlim hükümet yetkililerine ve üst düzey kesimlere “Bu ülkede nice kimseleri Hristiyan yaptınız sesimizi çıkarmadık. Bir Hristiyan papaz Müslüman olunca öldürmeye çalışıyorsunuz. Eğer bu kişiye bir şey olursa biz bunu din savaşı sayarız ve savaş çıkarırız” deyince ortalık duruldu.

Sahaya indim. Bir mobiletim vardı. Tebliğe ilk nerden başlayacağımı düşündüm. Rahip olduğumda ilk gittiğim köye döndüm. O köyü ben Hristiyan yapmıştım. Onları İslam’a davet ettim ve ilk günde 37 kişi Müslüman oldu ama bu seferde Cami istediler. Para yok, pul yok ne yapacağım.

Ben Hristiyanlık’ta İncil’i çok iyi biliyordum. Sonra düşündüm papazlarla düello yapayım. Onların hepsine haber yolladım. Gelin halkın önünde tartışalım. Radyo, televizyon veya stadyum olur. Gelin tartışalım. Siz beni yenerseniz ben Hristiyan olmaya hazırım, ben sizi ikna edersem siz Müslüman olursunuz, dedim. Allah bana yardım eder diye düşündüm. Ve o günden bugüne bu yolla 613 tane papaz Müslüman oldu. Halk bunu görünce 5 bin yüz 15 kişi Müslüman oldu, dedi. Ama Musa, Müslüman olanların bu sefer farklı ihtiyaçları olduğunu ve bunun içinde ‘Why İslam’ diye bir teşkilat kurduğunu anlatarak ‘Bunların sorunlarını gidermeye çalışıyorum’ dedi.

ÜZÜCÜ İKİ OLAY

“Bir defasında meşhur bir papaz geldi. Halk stadyumda toplanacak biz orada münazara yapacaktık. Anlaşma gereği masrafların yarısını Müslümanlar yarsını da Hristiyanların toplaması gerekiyor. Ama bizim imkânımız olmadığı için toplayamadık. Bu 1000 dolarlık bir paraydı. Diğer üzüldüğüm nokta ise o kadar kişiye İslam’ı tebliğ ettim ama hala annem babam Müslüman olmadı.”

Kaynak: Moralhaber

Sierra Leone: ”Medresemiz Var ve Risale-i Nur Okuyoruz”

Bismihi sübhanehu

Aziz sıddık abilerimiz ve kardeşlerimiz Merzifon cemaati olarak ilgilendiğimiz Sierra Leone Batı Afrika’da küçük  bir ülke olup %65 Müslüman,  %35 Hıristiyan 7 milyon nüfuslu 2001’de iç savaşın bittiği ve yeni yeni gelişmeye çalışan fakirulhal bir İslam ülkesidir.

Bu ülkeye geçen sene üç kere gittik. Başkent  Freetown’a dershanemizi açtık. Çevre şehirlere hizmetler yayıldı. Alimler,gençler, çocuklar, bayanlar arasında hizmetler hızlı bir şekilde yayıldı.Bu gruplar dershanede ve çeşitli illerde derslere devam etmektedirler. Gün geçmiyor ki yeni bir hizmet fotoğrafı göndermesinler. Ülkede Risale-i Nur programları radyolar ve televizyonda devam ediyor. Sierra Leone Risale-i Nur hizmetleri ile nurlanmaya devam ediyor. Risale-i nurun cazibesine katılanlar günden güne artıyor.

Geçen sene üç kere bu ülkeye gittik. Bu sefer meslek, meşrep tarzı ve hizmetleri yakından görmeleri için iki kişiyi davet ettik. Bunlardan birisi Şeyh İssa Sesay, bu zat hizmetlere ailecek sarılmış bir zat ve on beş tane imamın baş imamıdır. Diğer zat Mohammed Konto Koroma, üniversite de İslam Tarihi derslerine giriyor. Yetimhanesi ve okulu var. 20 Mart da İstanbul’a geldiler. Sabahın ilk ışıkları ile birlikte sabah namazına Eyüp Camii’ne gittik. İstanbul’un haşmetli camilerini, Topkapı’daki kutsal emanetleri görünce Türkiye’nin alem-i İslam’ın mühim bir merkezi olduğunu belirttiler. Akşam doktor ağabeylerin dersine katıldık ve doktor ağabeyler Sierra Leone hizmetlerini duyunca Sierra Leone ile yakından ilgileneceklerini söylediler. Bu zatlar gelirken ellerinde 40-50 mektup getirmişler. Bu mektuplar Sierra Leone nur talebelerinden Türkiye nur talebelerine mektuplardı. Yazılan mektuplarda değişik hissiyatlarını dile getirmişler. Risale-i Nur okuduktan sonra imanlarının yenilendiğini, bu geliş gidişlerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini, kalb ve akıllarının  İslam’a, Kur’an’a hizmet için umutla dolduğunu, dünya ve ahiret bakış açılarının değiştiğini, Cenab-ı Allah’ın esmasının kâinattaki tecellilerini daha iyi anladıklarını ve Türkiye nur talebelerine çok dua ettiklerini bu mektuplarda dile getirmişler. Seyahatimiz boyunca gittiğimiz illerdeki ağabeylerin mektupları alması ile elimizde bu mektuplardan   sadece 3-4 tanesi kaldı.

İstanbul’dan Ankara’ya gittik. Demetevlerdeki derse katıldık. Sabah bir esnaf ağabeyin işyerinde sabah dersine katıldık. Ve bu gördükleri derslerde eğitim aldıklarını söylediler ve ülkelerine döndüklerinde bunların hepsini uygulayacaklarını söylediler. Ankara’dan Konya ya geçtik ve burada vakıf ağabeylerin programına katıldık. Buradaki kalabalığı görünce ve ağabeylerin haletleri onları çok etkiledi.Yaklaşık 300 vakıf ağabeylerin duasını aldıktan sonra Konya’ dan Isparta’ya geçtik ve nurların ilk yazıldığı yerler olan Çam Dağına çıktık ve oradanda Barla’ya geçtik. Barla’da Üstadımızın ilk gelenlere sorduğu meseleler anlatılıyordu. “ Kardeşim medreseniz var mı Risale-i Nur okuyor musunuz “ denildiğinde eğer Üstadımız  hayatta olsaydı bize sorsaydı”Evet Üstadımız medresemiz var ve  Risale-i Nur okuyoruz  ” diyeceğiz dediler. Oradan Isparta’daki Üstadın evine gittik. Üstadın emanetlerini görünce çok duygulandılar. Akşam Isparta’da derse katıldık. Oradan Sorgun Çorum Amasya derslerine katılarak Merzifon’a geldik.

Merzifon’da Kaymakam Bey, Belediye Başkanı ve Müftü Beyi ziyaret ettikten sonra imam hatip lisesinde konferans verdiler ve her gittikleri yerde hizmetleri Üstadı Risale-i Nuru anlattılar. Bize söyledikleri şu oldu: biz şimdi Sierra Leone’ye gittiğimizde boş durmayacağız, yakında üniversite mezuniyet töreninde, okullarda ,televizyonda konferanslarda ve çevre ülkelerde Risale-i nurları anlatacağız dediler. Ve gittiklerinde bu manalar tahakkuk etti. Televizyonda karşılıklı Risale-i nurdan meseleleri müzakere ettiler. Konferanslarda, seminerlerde Üstadı,hizmeti tanıttırıp, imamlar kendi camilerinde Risale-i Nur grup derslerine devam ediyorlar ve Freetown Merkez camii imamı toplantılarında Risale-i Nurdan anlatıyor.

Şeyh İssa ve Mohammed Konto Koroma Sierra Leone’ ye dönerken yaklaşık 150 kg yükle ve bu yükün çoğu Kur’an-ı Kerim ve Risale-i Nur kitaplarında oluşuyordu. Yükleri ağır fakat kalpleri Risale-i Nur Hizmeti iştiyakıyla dolu bir şekilde Sierra Leone’ye gönderdik. Gelecek şuhur-u selasenizi tebrik ederiz, binler dua ve selamlar…

Merzifon Nur Talebeleri

Sierra Leone Mektupları Cevap Bekliyor!

Mektuplar Sierra Leone’den yeni geldi.

Getirenler ekte fotoğraftalar.Merzifon’dan abilerle yüzleri simsiyah ama nurlu abileri getirmişler Sierra Leone’den… Mektupları yollayanların isimleri belli ama alıcıların adları yok.

Risalei Nur-u tanıdıktan ve istifade ettikten sonra heyecana gelen yavrular, bu kitapların menbaı olan memleketteki “Nur Talebelerine” hitaben yazmışlar. Yani kim isterse cevap yazabilir.

Sanki asrı saadetteki sahabelere yazmışlar, sanki üstadın kendisine ya da has talebelerine yazmışlar. Sanki ahirete yazmışlar… Çok duygu ve anlam yüklü mektuplar. Sanki cevap yazmaya cesaret eden yok gibi. Sanki kendinde bu liyakatı gören yok gibi. Sanki bu mektupların ağırlığı altında ezilme korkusu yaşanıyor gibi. Yapmayın, bu yavruların ümitlerini ve hayallerini boşa çıkarmayın. Yazıverin kısa da olsa bir kaç satır…

Cevabınızı bana ya da gruba yazar iseniz, kendilerine ulaştırılacaktır.
drturgutozcan@gmail.com

Saygılarımla

Not: 2013 yılında ingilizce bilmiyorum diyen olmaz herhalde ?