Tecrübe ve Hamiyet ittifak Etmeli

Tecrübe ve Hamiyet ittifak Etmeli

 

     Risale-i Nur Külliyatı ve hizmeti sadece bu ülkenin Ehl-i Sünnet Müslümanlarına değil, tüm insanlığa rahmet olarak nüzul eden Kur’an-ı Hakim sofrasında bu asırın insanlarına hususi bir ikramdır.

     İnsanın kalb, ruh ve aklı başta olmak üzere latifelerini tatmin ederek, içtimai meselelere ışık tutan ve prensipler halinde satır arasından çıkan vecizelerle en can alıcı noktalara işaret etmektir. İşaret edilen bu hususlar bir binanın temelini, bir ağacın çekirdeğini teşkil etmektedir. Bizlere düşen dikkat, tefekkür, teenni, ecele etmeden ve devamlı bir surette okumaktır.

     Tecrübe, yaşanan ve tarassudat neticesinde elde edilen doğruluğu hakkalyakin ile sabit olmuş hadisatın neticesidir.

     Hamiyet ise, gayret manasındadır.

     Ekseriya yenilikçi olarak addedilen kimseler hamiyet sahibidir. Gayretlidir. Bir problem varsa bunun üzerine gidilip çözülmesi yönünde gayret ve himmetini sarfederler.

     Gelenekçilik ise, biz bu hali muhafaza edelim gerekirse bir arpa boyu yol almayalım. Problemler tezahür etmesiyle de yadsıyarak üstünü kapatmak, sümen altı etmek yolunu tercihe sebep olmaktadır. Bu fiil ise ciddi manada problemlere sebep olmaktadır.

     Bunu gören hamiyet ve gayret sahibi kimseler meselelerin üzerine giderek görünen bu kötü gidişata dur demek için çaba sarf etmektedir. Ne var ki bu hamiyet sahiplerine eskiler – tecrübe sahibi olan kimseler – tecrübeleriyle bu gayurlara tecrübelerini kullanıp bir projektör gibi istikametle yol göstermelidir.

     Şayet hamiyet ve tecrübe elele vermezse tecrübeli olanlar muhafazakarlığı, gayyur olanlar reformist/yenilikçi olacaktır. Buna yakın tarihten bir misal verecek olursak Tecrübeyi temsil eden Abdulhamidciler ve reformist olan ittihadcılar. Yaraları tedavi etmek fikrinde olan Halife-i Peygamber!”[1] olan Abdulhamid-i Sani hal edilip tahtan indirildikten sonra ittihadcılar tarafından koca imparatorluk, 9 senede çöküşü çığ gibi hızlanmıştır.

     Bu hadise gösteriyor ki tecrübeliler ve gayyur kimseler elele verilmelidir. Tecrübeliler fiziken bu zamanda olsalar da maziyi her daim devridaim etmekteler. Bu devridaim esnasında dimağ ve kalb maziye mahkum olup, fiziken bu zamanda yaşamak ise merdümgirizliğe ve inkisar-ı hayal ve yeise sebep olmaktadır.

     Netice itibariyle bu insanlar kabuğuna çekilip münzevi oluyor. Münzevi olmak yerine tecrübelerini hamiyet sahiplerine aktarıp ellerinden tutsalar kısa sürede tecrübe ve hamiyetin ittifakından azim neticeler hasıl olacaktır.

“Nev’-i beşerde tekemmül vardır. Bu tekemmül kanunu, ikinci mürebbinin ve ikinci mükemmilin evvelki mürebbilerden daha ekmel olmasını iktiza eder.. Alelekser, halefin mehareti, selefinden daha ziyadedir.” [2] bu kaide beşeriyetin her icra sahasında caridir. Maharetli olanlarla ittifak etmek kısa sürede tekemmüle sebeptir. Kim ne işte maharet sahibiyse o işte meleke sahibi olanlarla hem hal olmasıyla o işin inceliklerini kolayca kavrayacaktır. Yenilikçiler hadisata daha net bakar ama Gelenekçiler ise tehlikelerini görür. Senelerdir aynı yolu kullananla, ilk defa orada geçen o yolun tehlikelerini bilmekte aynı değildir. Selef ve halef asırlar üzerinde birbirine bakıp mabeynlerinde bir encümen-i şûra teşkil edeceklerdir.” [3] Bu ise ancak hakiki manada meşveretten geçmektedir. Zahiri meşveret batını istibdad-ı mütenevvi ise, koyun postuna girmiş kurttan başka bir şey değildir.

“Selef … halefin heves-i şebabanelerine tevafuk etmediklerinden meyl-i teceddüde ve fikr-i icada ve cür’et-i tağyire sebeb olmuşlardır.”[4] Halef ve selef ittifak etmedikçe, gayyur olan halef daima “meyl-i teceddüde ve fikr-i icada ve cür’et-i tağyire” temayül edecektir. Bu da ihtilafa sebep olacaktır. Halef selefi kâmil görse, tezyid eylemese; meylinin tatminini başka tarzda arar, bazan aks-ül amel yapar.”[5] Hakka ve hakikate hizmet ederken, hizmet etmenin bir takım ruhu ve oyunu olduğunu unutmamak gerekir. Bu aheng ise halef ve  selefin ittifakıyladır.

     Hamiyet sahibi kimseler, tecrübe sahibi olan kimselerle ittifak edin.

     Tecrübeliler sizde hamiyet sahibi olanlarla elele hizmet edin kabuğunuza çekilip münzevi ve merdümgiriz olmayın. Elele hizmette istihdam olun.

Dikkat ve tefekkürle okudukça, bu muazzam eser külliyatının tılsım-ı kâinatın muammasını keşf ve halleden bir keşşaf olduğunu, hal ve istikbalin bir mürşid-i ekberi ve bir rehber-i a’zamı olduğunu, yine dua ve himmetinizle idrak ediyoruz.”[6]

“Risale-i Nur’un nuranî ve parlak eczalarını elde edip dikkat ve tefekkürle okumaktan başka bir kurtuluş çaresi yoktur. Risale-i Nur’u okuyan herkes, bu hakikatı idrak etmiş ve etmektedir.”[7]

“Bilhâssa ve bilhâssa şurası çok ehemmiyetli ve pek mühimdir ki, en başta ve en evvel Risale-i Nur’u dikkat ve tefekkürle devamlı olarak okumak ve o muazzam eser külliyatındaki Kur’an ve iman hakikatleriyle kendimizi teçhiz etmek ve bu esas ve şartlarla, o hârika eser külliyatını bir an evvel ikmal etmektir.

İşte bu nimet-i uzmaya nail olan her genç ve herkes; bire yüz, bin kuvvetinde, kendine, vatan ve milletine faideli olur. Vatan, millet, gençlik ve Âlem-i İslâm çapında hizmet edebilecek bir vaziyete gelebilir. Bunun için, başta Hazret-i Üstadımız Bedîüzzaman ve onun hakikî ve ihlaslı talebeleri olmaya lâyık sizlerden dua istirham ediyoruz ki, Risale-i Nur’un mecmualarını bir an evvel temin edelim, arayalım, bulalım, dikkat, tefekkür ve ihlasla okuyalım. Kur’an ve iman hizmetine bu vaziyette koşalım.[8]

اَللّٰهُمَّ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَ لاَالضَّالِّينَ آمِينَ

Selam ve dua ile

Muhammed Numan özel

[1] Asar-ı Bediyye ( 464 )

[2] İşarat-ül İ’caz ( 51 )

[3] Münazarat ( 80 )

[4] Muhakemat ( 26 )

[5] Sünuhat-Tuluat-İşarat ( 26 )h

[6] Asa-yı Musa ( 252 )

[7] Asa-yı Musa ( 252 )

[8] Tarihçe-i Hayat ( 623 )

 

www.NurNet.Org

Sende yorum yazabilirsin