Tekrar Tekrar Okumak!

Ey arkadaş! Her parlayan şey, yakıcı ateş değildir. Evet, tekrar ve tekerrür bazan usanç veriyor; fakat umumî değildir. Her yere, her kelâma ve her kitaba şamil değildir. Usanç verici addedilen pek çok zahirî tekrarlar, belâgatça istihsan ve takdir edilmektedir. Evet, insanın yediği yemekler; biri gıda, diğeri tefekküh (meyve) olmak üzere iki kısımdır.

Birinci kısım tekerrür ettikçe memnuniyet verir, kuvvet verir, kat kat teşekkürlere sebeb olur.

İkinci kısmın tekerrüründe usanç, teceddüdünde lezzet vardır.

Kezalik kelâmlar da iki kısımdır. Bir kısmı ruhlara kut, fikirlere kuvvet verici hakikatlardır ki, tekerrür ettikçe güneşin ziyası gibi, ruhlara, fikirlere hayat verir. Meyve kabîlinden iştihayı açan kısımda tekerrür makbul değildir, istihsan edilmez. Buna binaen Kur’an heyet-i mecmuasıyla kalblere kut ve kuvvet olup, tekrarı usanç değil, halâvet ve lezzet verdiği gibi, Kur’anın âyetlerinde de öyle bir kısım vardır ki, o kuvvetin ruhu hükmünde olup tekerrür ettikçe daha ziyade parlar, hak ve hakikat nurlarını saçar. هُوَ الْمِسْكُ مَا كَرَّرْتَهُ يَتَضَوَّعُ

Ezcümle:بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ gibi âyetlerde bulunan ukde-i hayatiye ve nurani esaslar, tekerrür ettikçe iştihaları açar; misk gibi, karıştırıldıkça kokar. Demek tekerrür zannedilen, hakikatte tekerrür değildir.[1]  

İnsan fıtrat itibariyle çabuk sıkılan ve bıkan kolay terkeden değiştiren alışkanlıklarını zor terk eden bir sistemi vardır.

İnsanın meşgul olduğu şeyler insanın alemine izler bırakmakta ve tesiri altına almaktadır. Biz Kuran Şakirtleri olan Risale-i Nur Talebeleri Sürekli Bir halde Kur’an-ı Kerim, Risale-i Nur, Cevşen okumaktayız. Defalarca okumamıza rağmen tekrar okumaktayız.

6000 sayfadan ve 14 cilt eserden müteşekkil Risale-i Nuru Tanıdıktan itibaren ömrünün son demlerine dek okuyan nice insanlar var. Görünüşte bu 14 cilt külliyatı insan 100 defa okusa 60.000.000 (altmış milyon) sayfayı tekrar okumuştur.

Zahirde bu fiiliyat fuzulidir. Bir defa 3 defa okunsa yeter neden bu kadar okunuyor diye Risale-i Nur Dairesi haricinde olan kimseler söylemektedir. “Hem uzak yerde taşlar görünmez, dağlar görünür.[2]” daire içine girmeyen kimse için bu tip sözler gayet normaldir. Zahirde haklıdır Hakikatte haksızdır.

Bir kuş düşünsek. Yerden zıplayıp kanat çırpmasıyla havada kalabilir. Sürekli kanat çırpmayıp sadece 1 defa kanat çırpsa o kuş uçması imkansızdır.

Bir bina yapıldığını düşünelim. Bir tuğla koyulur üzerine bir tuğla daha onun üzerine bir daha..

Bir lamba yanması için saniyede 60 defa yanıp sönmesi lazım. Ve hakeza…

Bu misallere bakacak olursak kuş havada kalması için daima kanat çırpmalı, tek tuğla ile bina olmaz ve ampül devamlı yanıp sönmeli ki aydınlatsın.

Şimdi sürekli olarak risaleleri okumak zahiri tekrarın hakikatı bu misallerde ki gibi elzemdir gereklidir. Eğer üst üste bu okumalar tekrarlar yapılmazsa bina yapılamaz. Birde şu var ki bunu söyleyenler “benim oğlum bina’ okur döner döner bir daha okur”  atasözünü nevinden söylemektedir. Baksak ki bizler bu hakikatları okuyarak Akıl, kalb, ruh, vicdan, sır, hayal.. başta olmak üzere latifelerimizi hüşyar uyanık tutmaktayız. Kendisine baksak ne dava ne dava şuuru var. Bildiği sadece tv kanallarında boğulup latifelerini söndürmekle meşguldür.

İman ve Kur’an hakikatlerini okuyarak bizler pervanemizi sürekli döndürmekteyiz ve yolumuza devam etmekteyiz.

Şayet okumak terkedilir ben biliyor edasında davranıp ülfet ve gaflet belasına düşülürse okumayı terk eder ve sıkıntılar tezahür eder daireden hissesiz kalırız.

Ancak وَ اُتُوا بِهِ مُتَشَابِهًا kabîlinden[3] olan hakikatlar insanda tekrara meylettirir.

Selam ve Dua ile

Muhammed Numan ÖZEL

 www.NurNet.org

[1] İşarat-ül İ’caz ( 30 )

[2] Sikke-i Tasdik-i Gaybi ( 146 )

[3]  “(Cennet ehline) Rızıkları birbirine benzer şekilde kendilerine sunulur.” Bakara Sûresi, 2:25.

Sende yorum yazabilirsin