Tesettür Fıtrî midir?

Sosyal hayatta sıkça tartışılan bir mes’ele de tesettürdür.
Kimileri bu ehemmiyetli mes’eleyi sıradanlaştırarak teferruat olarak görmekte kimileri de Kur’ân’da böyle bir emrin olmadığını ve tesettürün fıtrata aykırı olduğunu iddia etmektedirler.

Öncelikle Kur’ân’da tesettür emrinin olmadığını iddia edenler için Kur’ân’daki tesettürü emreden ayetlere göz atalım. Evet, “Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle. Baş ve boyunlarını örtmek için cilbablarını üzerlerine alsınlar.”1 ve“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Ziynet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Başörtülerini yakalarının üstüne koysunlar.”2 âyetleri gayet açık ve net bir şekilde tesettürü emretmektedir.

Bediüzzaman Hazretleri “Kur’ân merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder. Tâ hevesat-ı rezilenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler. Âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir meta’ hükmüne geçmesinler.”3 diyerek Kur’ân’da yer alan tesettür emrinin önemine değinmiştir.

Şimdi de tesettürün fıtrata uygun olup olmadığına değinelim. Evet, Risâle-i Nur’un ehemmiyetli bir esası olan tesettür şiarı4 hakkında Bediüzzaman Hazretleri, tesettürün kadınlar için fıtrî olduğunu ve fıtratları iktiza ettiğini belirtmektedir.

Peki, neden tesettür kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor? Cevabı Bediüzzaman Hazretlerinden dinleyelim: “Çünkü kadınlar hilkaten zaife ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için, fıtrî bir meyli var. Hem kadınların on adetten altı-yedisi ya ihtiyardır, ya çirkindir ki; ihtiyarlığını ve çirkinliğini herkese göstermek istemezler. Ya kıskançtır; kendinden daha güzellere nispeten çirkin düşmemek veya tecavüzden ve ittihamdan korkar, taarruza maruz kalmamak ve kocası nazarında hıyanetle müttehem olmamak için, fıtraten tesettür isterler.”5 “Hem kadınlarda, ecnebi erkeklere karşı fıtraten korkaklık, tahavvüf var. Tahavvüf ise, fıtraten tesettürü iktiza ediyor.”6

Tesettürün fıtrî olduğunu açıklayan Bediüzzaman Hazretleri aynı zamanda kadının bir siperi ve kal’ası çarşafı olduğunu söylemektedir. Bediüzzaman Hazretlerinin bu beyanının ne kadar doğru ve yerinde olduğunu anlamak için sözü kendisine bırakalım. “Mesmuatıma göre: Merkez ve payitaht-ı hükûmette, çarşı içinde, gündüzde, ahalinin gözleri önünde, gayet âdi bir kundura boyacısı, dünyaca rütbeten büyük bir adamın açık bacaklı karısına bilfiil sarkıntılık etmesi, tesettür aleyhinde olanların hayâsız yüzlerine bir şamar vuruyor.”7

Elhasıl:“Demek medeniyetin ref’-i tesettürü, hilaf-ı fıtrattır. Kur’ân’ın tesettür emri fıtrî olmakla beraber, o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediye olabilen kadınları, tesettür ile sukuttan, zilletten ve manevî esaretten ve sefaletten kurtarıyor.”8

Said YÜKSEKDAĞ

said_yuksekdag@hotmail.com

 

Dipnotlar:

1) Ahzab Sûresi, 59. âyet.

2)Nûr Sûresi, 31. âyet.

3) Sözler, Said Nursî, s. 663, Yeni Asya, 2013

4) Kastamonu Lâhikası, Said Nursî, s. 382, Yeni Asya, 2013

5)Lem’alar, Said Nursî, s. 454, Yeni Asya, 2013

6)A.g.e. s. 455 

7)A.g.e. s. 455

8)A.g.e. s. 455

 

 

Sende yorum yazabilirsin