Tesettür ve Avret Nedir?

Tesettür lügatte, örtünmek, gizlenmek, bir şeyin arkasında saklanmak anlamlarına gelir. Bir fıkıh terimi olarak ise erkek veya kadının şer’an örtülmesi gereken yerlerini örtmesidir. Tesettür Arapça “setr” kökünden gelmektedir. Aynı zamanda Allah’ın Settar isminin bir cilvesidir. Kâinatta zerrelerden şemse, bitkilerden hayvanlara ve insanlara kadar her şey bu tesettür emrini yansıtırlar.1

    Avret ise lügatte “Gizlenmesi lâzım gelen şey. Dinen örtülmesi vâcib olan âzâ. Utanılacak ve hayâ edilecek şey.” mânâlarına gelmektedir. Erkek veya kadının şer’an örtülmesi gereken yerlerine de “avret yeri” denir.  

   Erkeğin, erkek ve kadın için avret yerleri göbekle diz kapağı arasındaki kısımdır.Diz kapağı da uyluktan olup avret yeri sayılır. Buna delil ise Peygamberimizin (asm) “Erkeğin avret yeri göbeği ile diz kapağı arasıdır.”2 ve “Diz kapağı avret yerindendir.”3 hadîsleridir. Kadının, erkek için avret yeri eli, yüzü ve ayağı hariç her yeridir. Kadınların birbirlerine avret yeri ise erkeğin erkeğe avret yeri gibidir yani göbek ile diz kapağı arasındaki kısımdır. 

   Kadınların yüzleriyle ellerinden başka, sarkan saçları dâhil bütün bedenleri avrettir. Yüzleri ve elleri ise bir fitne korkusu bulunmadıkça namazda da namaz dışında da avret değildir. Hatta ayaklar da avret sayılmaz çünkü ayaklarla yolda yürünür ve yoksullar için bunları örtme zorluğu vardır. 

   Hür kadınların kolları, kulakları ve salıverilmiş saçları da örtülmelidir. “Kadınlar kendiliğinden görünen yerler dışında, zînetlerini göstermesinler.”4 ayetinde kasdedilen, zinetlerin takıldığı yerler olup, eller ve yüz bundan müstesnadır. Hz. Âişe’den (r.anhâ) nakledilen “Allahû Teâlâ erginlik çağına ulaşan kadının namazını başörtüsüz kabul etmez.”5 hadîs-i Şerîfi saçları da tesettür kapsamına alır.

   Bediüzzaman Said Nursî de “Tefahhuş ve tefessüh etmeyen bir güzel kadın, nâzik ve seri’-üt teessür olduğundan; maddeten te’siri tecrübe edilen, belki semlendiren pis nazarlardan elbette sıkılır. Hatta iştiyoruz, açık saçıklık yeri olan Avrupa’da çok kadınlar, bu dikkat-ı nazardan sıkılarak ‘Bu alçaklar bizi göz hapsine alıp sıkıyorlar.’ diye polislere şekva ediyorlar. Demek medeniyetin ref’-i tesettürü, hilâf-ı fıtrattır. Kur’ân’ın tesettür emri fıtri olmakla beraber; o maden-i şefkat ve kıymettar birer refika-i ebediyye olabilen kadınları tesettür ile sukuttan, zilletten ve mânevî esaretten ve sefâletten kurtarıyor”6 diyerek kadınlar için tesettürün önemine değinmiştir.

   Akıllara “kimsenin bulunmadığı yerde avret mahallini örtmek gerekir mi?” sorusu gelebilir. Avret mahallini örtmek, hem Hakk’ın hem de halkın hakkı bulunan önemli bir husustur. Bu itibarla kendisinden başka kimsenin bulunmadığı bir yerde dahi avret mahallinin örtülmesi, sahih olan kavle göre vâciptir.7 

Said YÜKSEKDAĞ

said_yuksekdag@hotmail.com

 

Dipnotlar:

1-http://www.saidnursi.de/aile/gulistan/8289-tesettur-hur-olmaktir.html

2- Ahmed b. Hanbel, II, 187

3- Zeylai, Nasbu’r-Raye, I, 297

4- Nûr Sûresi, 31. Âyet

5- İbnMace, Tahâre, 132; Tirmizî, Salât, 160

6- Lem’alar, Said Nursî, s. 455, Yeni Asya, 2013

7-http://www.shazinem.net/merak-ettiklerimiz-bilemediklerimiz/144073-islam-fikhi-3000-secme-fetva-17.html

Sende yorum yazabilirsin