Torunuma Mektup

Yeryüzünde yüz binlerce araba var. Her arabayı bir şoför idare eder. O araba, şoförün istediği yere gider. İnsan vücudu da arabaya benzer. Bu araba sırat-ı müstakimde ilmihalin trafik işaretleriyle yoluna devam ederek ebedi saadete gider.

Haramlar arabayı sırat-ı müstakimden dışarı çıkarır. Bu trafik kazasıyla araba yolda kalır. Tövbeyle araba tamir edilir, yine sırat-ı müstakimde yoluna devam eder.

Bu yolun tarifnamesi, ilmihaldir. İnsan hangi ırktan hangi dinden olursa olsun, nerede yaşarsa yaşasın, sırat-ı müstakime çıkabilir. İslamiyet’in trafik işaretlerine dikkat ederek cennete gidebilir. İslamiyet evvela dünyayı cennet eder.

İslamiyet’in akılla zıtlaşması yoktur. Fakat İslamiyet’i aklın mihengine vurmak yerine aklı İslamiyet’in mihengine vurmak lazım. Çünkü akıl bir alettir. Onun vazifesi İslamiyet’i anlamaktır. Her insan İslamiyet’i anlar. İslamiyet’te her sorunun ispatlı cevabı vardır. Anlamadım diyen varsa anlamadığı nokta ya kitaplarla ya da alimlerle açıklığa kavuşturulabilir. Benim en fazla istediğim şey, edebi sanatları İslamiyet’in hizmetine sokabilmek…

Onun da zamanı gelecek…

Necip Fazıl diyor ki:

Anladım, sanat Allah’ı aramakmış.

Marifet bu, gerisi çelik çomakmış.

Allah’ı anlamak tabirinin manası İslami hayatı aramaktır. Nasıl İslami bir hayat yaşayabilirim? Maddi organlarımızın maddi ihtiyaçları vardır. Midenin gıdaya olan ihtiyacı gibi. Manevi organların da manevi gıdalara ihtiyacı vardır. Mesela akıl İslamiyet’i anlamak ister. Hafıza Kur’an’ı öğrenmek ister. Gözümüz, Alak Suresi’ne uymak ister. Bu surenin başında diyor ki: “Oku, seni yaratan Rabb’inin adına; ki O, insanı alakadan yarattı.

İnsan merak ederek alaka duyduğu her şeyle meşgul olurken manevi hayat ondan uzaklaşabilir. Ve insan maddeden ibaret kalır. Halbuki kalp iman ve ibadet ister. Gönül, sohbet ister, dost ister. Çok dikkat ettim, maddi organlar biyolojide anatomide geniş geniş anlatılırken manevi organlardan hiç söz edilmiyor. Halbuki ağaç maddi bir cisimdir. O ağacın çiçek yaprak meyve açması maneviyatıyla ilgilidir. Çünkü Allah’ın hayat sıfatı her şeyi kuşatmıştır. Hayatsız cisim yoktur. Bu noktadan vahdet-i vücut nazariyesine gitmişler. Vahdet-i vücudun gerçek tarifi şöyledir: Her şey Allah’tandır. Allah’tan başka ilah yoktur.

Hücredeki hareket, maddenin maneviyatıdır. Çünkü hareket hayattır, hayat Allah’ın sıfatıdır.

Su ne kadar pis olursa olsun, buhar temizdir. İslam’ın aşkıyla yanıp buhar olanlar yükselir, Esmaü’l Hüsna’yla bütünleşir, saadet-i ebediyeye ulaşır.

Allah’a emanet ol.

Hekimoğlu İsmail / Zaman Gazetesi

Sende yorum yazabilirsin