Türkiye büyük işler yapıyor

Ciddi bir imtihandan geçiyoruz, İslam alemi olarak Türk milleti olarak imtihandan geçiyoruz.
Böyle zamanlarda bazı hususi ibadetler yapılmalı, Kur’ana daha iyi sarılmalı, namaza-ibadete daha fazla zaman ayırmalı, ahlaka-dürüstlüğe çok ciddi özen gösterilmeli, teknolojide-ilimde- bilimde dünyada söz sahibi olmalı, çok iyi örnek Müslüman olmak için gece gündüz çalışmalı, nefsimize- neslimize sahip çıkılmalı, ihlâstan zerre taviz verilmemeli, cesur yürekli bir o kadar akıllı olmalı, ittifak edilmeli, ehli İslam bir birinin kusurunu aramaktan vaz geçip İslam’a nasıl katkıda bulunabilirim diye dertlenmeli.
Canını hiçe sayıp şahadete yürüyen milyonlar var, gün bu gün.
Şeytan ve aveneleri mertçe karşımıza çıkmıyor, yedi bin yıldan beri böyle, ona tabi olanlarda böyle yapıyor, bazen sağdan, bazen soldan, bazen kahraman zannettiklerimizden, bazen hürmet ettiklerimizden bize yanaşıyorlar, tahrip yolunu, kolay yolu seçiyorlar, hile ile iş yaptıkları için aldanıyoruz.
Cenabı Hak Sünnetullah çerçevesinde her şeyi bir sebebe bağlamış, sağlığı doktordan- hastaneden, rızkı topraktan-gayretten, hidayeti Nebilerden verecek.
Cenabı Hak “Dinimi koruyacağım, Nurumu tamamlayacağım” Buyuruyor.
Allah sebepleri halk eder, inananlar yapamazsa inanmayanlara, facire de hizmet ettirir, oda olmazsa unsurları harekete geçirir. Deprem verir, yangın verir, taun verir yaptırır.
Yunus (as)’ mın vazifesi bitmemişti ama o balığın karnında idi. Bütün esbap birleşse onu oradan kurtaramazdı, vazife kalacak mı? Tabii ki hayır.
Allah balığa seslendi “Yunus sana rızık değil mahpustur” Dedi Yunus( as)’mı sahili selamete çıkardı. Dava düşmez, dava Allah’ın davası. Biz kendimize bakalım Allah’ın davasına ne kadar omuz vermişiz diye.
Küfür, cehalet, sefahat, terör. Dört büyük tehlike
İslamiyet her türlü inançsızlık ve itikatsızlıkla mücadele eder. İmansızlık, düşünce kıtlılığıdır, ruhta lakaytlık ve laubaliliktir, idrakte yüzeyselliktir. İnsan, düşündüğü zaman insandır. İnsanı hayvandan ayıran özellik onun muhakeme etme gücü ve idrak yeterliliğidir
İslamiyet’in menşei ilim, esası akıldır. Cehalet de küfür gibi dehşetli bir karanlıktır. İslamiyet, cehaletin baş düşmanıdır. Aklını çalıştırmayan ve cehalet ile savaşmayanları Kur’an-ı Kerim “ pislik” olarak nitelendirmektedir.
Bu nedenle İslamiyet, ilim tahsilini kadın ve erkek herkese farz kılmıştır.
Kimden gelirse gelsin, kaynağı ne olursa olsun terör, bir insanlık suçudur. Masum ve savunmadan mahrum insanları hedefleyen bu cinayet, en dehşetli bir ihanet ve korkunç bir zülümdür. İslam, tarih boyunca zulmü alkışlamamış, hep mazlumun yanında olmuştur. Bu dehşetli zulmü ne insaniyet ne de İslamiyet kabul eder.

Bu gün Suriye’de olanlar bu topraklarda çok defa sahnelendi.
Üstad Bediüzzaman’ı sürgüne gönderdiler, işkenceler yaptılar, defatlerce zehirlediler, neden? Allah kafirleri, facirleri davasına hizmet ettirdi, çünkü Müslümanların gücü davayı anlatmaya yetmiyordu.
Mustar dualar kabul edilir. Kırık sandalda kırık kalp dua eder denizin fırtınası durur, sükût bulur.
Üstad Bediüzzaman Hazretleri sabaha kadar dua etti, Allah(cc) Yunan’lılara maymunu musallat etti.
(Yunan Kralı I. Aleksander Anadolu’yu işgale hazırlanıyordu, o gece onu bir maymun ısırdı, üç hafta içinde öldü.)
Ardından da
“ Ey maymun-i meymûn!
Kâfirleri mahzun, Yunan’ı da mecnun eyledin.
Öyle bir tokat vurdun ki, siyaset çarkını bozdun.
Lloyd George’u kudurttun, Venizelos’u geberttin.
Mizan-ı siyasette pek ağır oturdun
Ki, küfrün ordularını, zulmün leşkerlerini bir hamlede havaya fırlattın.
Başlarındaki maskelerini düşürüp maskara ederek bütün dünyaya güldürdün.
Cennetle mübeşşer olan hayvanların isrine (safına) gittin.
Cennette saîdsin; çünkü gazi, hem şehidsin.”
Diye mersiye yazdı.
Şimdi dünyada ne kadar fitne gurubu varsa birlik olmuş, ülkemizin gelişmesini engellemek istiyorlar, ekonomiden, terörden üstümüze geliyorlar, şehitler veriyoruz.
Büyük nimetler büyük bedellerle gelir, dava büyük, hasım büyük, Mehdi büyükse süfyan’da büyük. Düşmanın dehşetinden belli ki, Türkiye büyük işler yapıyor.
Baksana dünya karşımıza dikildi, sabırlı olalım Allah pahalıya satmasın.
Allah nurunu tamamlayacak kafirler istemese de. İçimizdeki birlik beraberliği bozmayalım, ittifak edelim, ehli iman içte ve dışta ittifak etmeli, ittihadı İslam bir an önce gerçekleşmeli, tarihe bakın hep içimizdekilerle vurdular bizi, en dehşetli darbeyi bizden görünen insanlarla vurmuşlar.
Aslan ne yapar, yılan ne yapar biliriz, ona göre tedbir alırız, ama insan ne yapar bilemeyiz, dehşetli kabiliyeti var, insan yaradılış itibarıyla hudutsuzdur.
İki insan nükleer başlı füzenin düğmesine bassa bütün insanlık, dünya hercümerç olur.
Cehalet; İnanç zafiyeti, ahlak zafiyeti, Yaradan’ını bilmemektir. Allah’ı bilmeyen herkes cahildir, Ebu Cehil belki bazı ilimleri biliyor olabilir ama ittifakla cahillerin babası ilan edildi.
İnsanlarımıza, halkımıza dinimizi öğretmeliyiz. Milli Eğitim, Diyanet, toplum mühendisleri, cemaatler bu konuda kafa yormalı. Bin dört yüz yıldır Müslümanlar orucu bozan şeyleri sormaktan daha ileri boyutlara geçmeli, İslam’ım Müslüman’ım deyip” kahrolsun şeriat” denmeyeceğinin farkına varmalı.
Yesrip neden Medine oldu? Çünkü Peygamber(sav) Efendimiz oraya ahlak, fazilet, din götürdü.
Yani medeniyet ahlak demek, fazilet demektir. İlimle teknolojiyle bilim gelir medeniyet gelmez, medeniyet vahyidir İslami dir.
Dünyanın ve ülkemizin, inim inim inleyen İslam coğrafyasının huzuru, güveni, kurtuluşu İslam da, Kuranda, bu topraklardaki Müslümanlarda.
Sosyal hayatta İslam’a canlılık kazandırmalıyız, Müslümanlar dünyada hissedilir olmalı, karar mekanizmalarında görev almalı, tüketen değil üreten olmalı.
Üç kişi merdiven altında bir şirket kuruyor değeri bu gün 1 trilyon, bunu Müslümanlar neden yapmıyor veya yapamıyor diye sorgulanmalı.
Küffarla tavizsiz mücadele şiddetli bir şekilde devam etmektedir, bu mücadele Hazreti Muhammed(sav)’e Peygamberlik verildiği gün başladı kıyamete kadar sürecek, galibiyetler, mağlubiyetler alındı ama dava, bayrak, sancak yere düşürülmedi. Tam altı asır hiç mağlup olunmadı, dünyaya huzur barış eşitlik geldi, insanlar mutlu yaşadı.
Neden yeniden olmasın?
Çetin KILIÇ
Kaynaklar;
Risalei Nur Külliyatı
Şener DİLEK
Mustafa KARAMAN

Sende yorum yazabilirsin