• Kur’ani 3 Kavram Eşliğinde İnsanın Tefekkür Yolculuğu: Kâinât, Âlem ve Dünya

    “Dünya”, Kur’anî bir tabirdir. “Ahiret” in zıddı olarak ifade edilir. Kur’anda, dünya ile yakın manalı olarak “âlem” tabiri kullanıldığı gibi “Kün” emriyle mahlukatın yaratılması noktasında dolayısıyla “kâinât” tabiri Kur’anda kullanılmış oluyor. Kur’anın irfanî ve hikmetli bir tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı’nda da bu 3 tabir kullanılır. İnsan bu 3 kavramın ifade ettiği hakikatleri idrak şeklinde 3 aşamalı bir tefekkür yolculuğu […]

    Kur’ani 3 Kavram Eşliğinde İnsanın Tefekkür Yolculuğu:  Kâinât, Âlem ve Dünya
  • Mevlid Kandili

    “Dünyadaki hayatımız bize sanki pek uzunmuş gibi gözükse de ve dünyada ebedî kalacakmışız gibi, ömür sermayemizi değerlendirmekte bazen ihmaller göstersek de; onu sadece –bir Rebi-ül Evvel’in 12. Pazartesi günü gibi– sadece içinde  yaşadığımız günden ibaret olarak varsaymamız”, hakikî istikbalimiz ve ebedî menfaatlerimizin bizi beklediği âhiretimiz için daha faydalı olabilir. (Prof. Dr. Mustafa NUTKU)

    Mevlid Kandili
  • Allah Kainatı nasıl idare eder?

    İnsan ise acz ve fakr içinde olmasına rağmen kısır aklı ve duygularıyla kâinata bakıyor, aklı ve duyguları ile Cenab-ı Allah’ın yüksek kudretini ihata edemeyince bu sefer şüpheye düşüyo (Rüstem Garzanlı)

    Allah Kainatı nasıl idare eder?
  • İslam eşler arasında adaleti emreder

    Evlilikte en uygun davranış olan hünküf yani denklik, şer’i bir düsturdur. Bu da İslâmiyetin kadına verdiği hak ve hürriyetin açık bir göstergesidir. İslâmî kaynaklarda çok evlilik değil; tek evlilik teşvik ediliyor, keza erkeğe eşleri arasında adaletli davranmayı önemle vurgu yapılmıştır. (Rüstem Garzanlı)

    İslam eşler arasında adaleti emreder
  • Medresetüz Zehra’ya tahsis edilen para

    Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Van, Bitlis ve Diyarbakır’da kurmayı plânladığı üniversite idealini hayata geçirmek ve gerekli desteği sağlamak maksadıyla, 1907 yılında, İstanbul’a geldi. Ancak 1908’de İkinci Meşrûtiyetin ilânı ve bir takım siyasî istikrarsızlıklar sebebiyle girişimleri sonuçsuz kaldı (Rüstem Garzanlı)

    Medresetüz Zehra’ya tahsis edilen para
  • Ahlaksızlık Pandemisi

    Dünya genelinde yaşanan Covid-19 pandemisi gibi ülkemizde ve İslam coğrafyasında da ahlak pandemisi yaşanmaktadır. Bu pandemi dünya genelinde toplumları tehdit ederek en kolay yayılma mecraları da sosyal medya mecraları olarak tablo görünüyor. Bu sebeple teknolojik emziklerin kullanımında hem kendimizi hem de neslimizin murakabesini yapmamız gerekiyor. 

    Ahlaksızlık Pandemisi
  • Ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır

    İnsanlığın muzdarip olduğu  coronavirüs hastalığına  ben de pek yakında yakalandım. Coronavirüse karşı genelde yaşlılar ve kronik hastası olanlar mukavemet gösteremedikleri  bilinmektedir. Benim de  yaşımın ilerlediği ve  kronik hastası oldoğum için daha fazla ölümü tahattur etmeye başladım (Rüstem Garzanlı)

    Ehl-i iman için ölüm rahmet kapısıdır
  • Sırrın ölçüsü nedir?

    Açığa çıkarılan sır, sır olmaktan da çıkar. Hz. Ali (ra) “Sır, yani içinde sakladığın şey senin esirindir. Onu ortaya çıkardığın zaman sen ona esir olursun” buyurmuş. (Rüstem Garzanlı)

    Sırrın ölçüsü nedir?
  • Bekaya Nasıl Ulaşabiliriz-2? (Lem’alar, 3. Lem’a, 3. Nükte’nin Şerhi)

    Şu mes’ele münâsebetiyle deriz: Ey insanlar! Fâni, kısa, faidesiz ömrünüzü; bâki, uzun, faideli meyvedar yapmak ister misiniz? Mâdem istemek insaniyetin iktizasıdır, Bâki-i Hakîki’nin yoluna sarfediniz. Çünkü: Bâkiye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur. Mâdem her insan gâyet şiddetli bir sûrette uzun bir ömür ister, bekaya aşıktır ve mâdem bu fâni ömrü, bâki ömre tebdil eden bir çâre var ve […]

    Bekaya Nasıl Ulaşabiliriz-2? (Lem’alar, 3. Lem’a, 3. Nükte’nin Şerhi)
  • Ezan şehidi Menderes

    Türkiye Cumhuriyeti tarihine kara bir leke olarak geçen Başbakan Adnan Menderes’in idam edilmesinin üzerinden 60 yıl geçti. 1950-1960 yılları arasında Başbakanlık yapan Adnan Menderes, 27 Mayıs darbesi sonrasında kurulan düzmece mahkemeler ve sahte delillerle 17 Eylül 1961 tarihinde idam edilmişti. (Mehmet Abidin Kartal)

    Ezan şehidi Menderes

Son Yazılar

Kur’ani 3 Kavram Eşliğinde İnsanın Tefekkür Yolculuğu:  Kâinât, Âlem ve Dünya

Kur’ani 3 Kavram Eşliğinde İnsanın Tefekkür Yolculuğu: Kâinât, Âlem ve Dünya

“Dünya”, Kur’anî bir tabirdir. “Ahiret” in zıddı olarak ifade edilir. Kur’anda, dünya ile yakın manalı olarak “âlem” tabiri kullanıldığı gibi “Kün” emriyle mahlukatın yaratılması noktasında dolayısıyla “kâinât” tabiri Kur’anda kullanılmış oluyor. Kur’anın irfanî ve hikmetli bir tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı’nda da bu 3 tabir kullanılır. İnsan bu 3 kavramın ifade ettiği hakikatleri idrak şeklinde 3 aşamalı bir tefekkür yolculuğu […]

Devamını oku ›
Mevlid Kandili

Mevlid Kandili

“Dünyadaki hayatımız bize sanki pek uzunmuş gibi gözükse de ve dünyada ebedî kalacakmışız gibi, ömür sermayemizi değerlendirmekte bazen ihmaller göstersek de; onu sadece –bir Rebi-ül Evvel’in 12. Pazartesi günü gibi– sadece içinde  yaşadığımız günden ibaret olarak varsaymamız”, hakikî istikbalimiz ve ebedî menfaatlerimizin bizi beklediği âhiretimiz için daha faydalı olabilir. (Prof. Dr. Mustafa NUTKU)

Devamını oku ›
Allah Kainatı nasıl idare eder?

Allah Kainatı nasıl idare eder?

İnsan ise acz ve fakr içinde olmasına rağmen kısır aklı ve duygularıyla kâinata bakıyor, aklı ve duyguları ile Cenab-ı Allah’ın yüksek kudretini ihata edemeyince bu sefer şüpheye düşüyo (Rüstem Garzanlı)

Devamını oku ›
İslam eşler arasında adaleti emreder

İslam eşler arasında adaleti emreder

Evlilikte en uygun davranış olan hünküf yani denklik, şer’i bir düsturdur. Bu da İslâmiyetin kadına verdiği hak ve hürriyetin açık bir göstergesidir. İslâmî kaynaklarda çok evlilik değil; tek evlilik teşvik ediliyor, keza erkeğe eşleri arasında adaletli davranmayı önemle vurgu yapılmıştır. (Rüstem Garzanlı)

Devamını oku ›
Medresetüz Zehra’ya tahsis edilen para

Medresetüz Zehra’ya tahsis edilen para

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Van, Bitlis ve Diyarbakır’da kurmayı plânladığı üniversite idealini hayata geçirmek ve gerekli desteği sağlamak maksadıyla, 1907 yılında, İstanbul’a geldi. Ancak 1908’de İkinci Meşrûtiyetin ilânı ve bir takım siyasî istikrarsızlıklar sebebiyle girişimleri sonuçsuz kaldı (Rüstem Garzanlı)

Devamını oku ›