Erkek ve Kadın Fıtratında Erdem Farklılıkları

“Hattâ erkeklerde iki güzel haslet olan cesaret ve sehavet kadınlarda bulunsa, bu emniyete ve sadakata zarar olduğu için, ahlâk-ı seyyiedendir, kötü haslet sayılırlar.” Lemalar (Sözler N.) – 206

İlk bakışta modern telakkilerle çelişiyor gibi görünse de aslında fıtrat, toplumsal roller ve aile içi güven ekseninde derin bir konudur. İslam ahlakında ve Bedîüzzaman hazretlerinin yaklaşımında bir özellik, bulunduğu yere ve kişiye göre değer kazanır. Bir kişide “izzet” olan bir davranış, başkasında “kibir” olabilir.

Erkeğin fıtraten koruyucu ve rızık temin eden taraf olması nedeniyle bu özellikler onda birer “cemal” ve “kemal”dir. Buradaki eleştiri, kadının bu özellikleri aile dışına karşı ve ölçüsüz kullanması üzerinedir. Kadının aile içindeki en önemli görevlerinden biri, kocasına ait olan malı ve evi muhafaza etmektir. Bir kadının, kocasının rızası dışında veya aile bütçesini sarsacak şekilde dışarıya karşı “aşırı cömert” savurgan olması, sadakat ve emanet şuuruna zarar verebilir. Bu durum eşler arasındaki güveni ve emniyeti zedeler.

Buradaki cesaret, “kahramanlık” anlamındaki şecaat değil, daha çok “pervasızlık” veya “yabancılara karşı fazla girişkenlik” anlamında kullanılır. Kadının fıtratındaki “nezaket” ve “haya”, onu dış dünyadaki suistimallerden koruyan bir kalkandır. Bir kadının yabancılara karşı erkekvari bir cesaret sergilemesi, onun fıtri nezaketini ve aileye mahsus sadakat kalesini sarsabilir.

Üstad Hazretleri, kadının en büyük kuvvetinin “ihlası, şefkati ve letafeti” olduğunu savunur. Eğer bir kadın, fıtri olan ihtiyat ve çekingenlik yerine erkekvari bir cesaret sergilerse, bu durum onu korumasız bırakabilir veya aile içindeki dengeyi bozabilir. Aynı şekilde, mülkü muhafaza etmesi gereken birinin evin hanımının, mülkü dağıtmaya odaklanması, o görevin doğasına aykırıdır. Neticede rollerin karışması sosyal ve ailevi zararlar getirir.

Buradaki “kötü ahlak” nitelemesi, bu özelliklerin kadını kendi doğal ve huzurlu alanından sadakat ve emniyet dairesinden çıkarıp, onu suistimallere açık hale getirmesiyle ilgilidir.

Çetin Kılıç

Kaynak: Lemalar

Cevap YazCevabı iptal et