Yazıları Gönderen:Kalem

“-ALLAH’IN SİZE LANETİNİ İSTER MİSİNİZ?”

Bu soru kime sorulursa sorulsun, hemen kesin bir ifadeyle “Hayır, asla..” gibi cevaplar alınır. O cevabı verenlerden bilhassa nisa taifesinden bazıları, acaba o sözleriyle umumî yerlerdeki giyimlerinin tezat halinde olduğunun farkında mıdırlar? (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)

Devamını oku ›

Kurban ve Gazoz

Bu yazı başlığını görünce yadırgayıp; “- Kurban ile gazoz arasında ne alâka var?”  diyeceklerin çok olacağını biliyorum. Ben de, onlarla aynı kanaatteyim: “- Kurban ile gazoz arasında ne alâka var?” Fakat; ben değil, bazı kişiler kurban ile gazoz arasında yanlış bir alâka kurmaya çalıştıkları için, burada bu konu üzerinde duruyorum… (Prof. Dr. Mustafa Nutku’nun yazısı..)

Devamını oku ›

Sokullu Mehmet Paşa Kimdir? Kısaca Hayatı

Haçlı Donanması`nın misillemesinde Osmanlı donanması İnebahtı`da yenildi. Alınan ağır yenilgi karşısında Osmanlılara gelen bir Venedik elçisine “Biz sizden Kıbrıs`ı alarak kolunuzu kestik, siz ise donanmamızı yenmekle yalnızca sakalımızı kestiniz; unutmayın ki, kol bir daha yerine gelmez, ama sakal eskisindende gür çıkar.” dedi. Gerçekten de Sokollu`nun dediği oldu ve Venedikliler barış istemek zorunda kaldılar. Daha sonra Osmanlı Donanması Tunus`u İspanyollardan aldı. (Sokullu Mehmet Paşa’nın kısaca hayatı)

Devamını oku ›

Kur’ândaki “Belağat”in Fevkalade Tesiri!

Belağat, güzel, etkili ve yerinde söz söylemek demektir. Kur’ân’ın en büyük mucizesi sözlerindeki insanüstü belâğattir. Nâzil oluşundan günümüze kadar hiç bir insan onun kısa bir sûresinin dahi benzerini söyleyememiştir. Çünkü onun sözleri gibi güzel söz söylemek insan kudretinin üzerindedir. İşte bu durum Kur’ân’ın en açık mucizesidir. İnsanoğlu Kur’ân’ın sözlerinin benzerini söylemekten âcizdir. Öyleyse Kur’ân Allah kelamıdır. Bedîüzzaman Hazretleri, Kur’ân’ın indiği […]

Devamını oku ›

İmam Hatip Okulları Hakkında Bediüzzaman’la Yapılan Röportaj

Bazı hocalarımız daha derse başlamadan önce on dakika; “Ne işiniz var ki buraya geldiniz? Hayatta hiçbir beklentiniz olmayacak. Diğer liselerde okuyanlar yüksek okullara gidecek. Onlar kaymakam, doktor, öğretmen olacaklar. Sizin hiç bir kıymetiniz yok. Ölü mü yıkayacaksınız. Gidin evinizde tavuk besleyin, yumurtanın tanesi yedi buçuk kuruş…” diye nutuk atarlar, bize hakaret etmeyi derslerinin bir parçası haline getirmişlerdi.. (Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı’nın 1 Kasım 1957’de Bediüzzaman ile yaptığı Röportaj)

Devamını oku ›