Kategori: Soru – Cevap

BİR MAHKÛMUN SORULARINA CEVAPLAR-3

BİR MAHKÛMUN SORULARINA CEVAPLAR-3

Soru 7: Mektubat kitabından 9. Mektubun Sâlisen diye başlayan kısmını açabilir misin? Cevap 7: Üstad bu bölümde şöyle diyor: “SALİSEN: Görüyorum ki, şu dünya hayatında en bahtiyar odur ki, dünyayı bir misafirhane-i askerî telâkki etsin ve öyle de iz’an etsin ve ona göre hareket etsin. Ve o telâkki ile, en büyük mertebe olan mertebe-i rızâyı çabuk elde edebilir. Kırılacak şişe pahasına daimî bir elmasın fiyatını vermez; istikamet ve lezzetle hayatını geçirir. Evet, dünyaya ait işler, […]

Devamını oku ›
BİR MAHKÛMUN SORULARINA CEVAPLAR-2

BİR MAHKÛMUN SORULARINA CEVAPLAR-2

Soru 5: Esmaü’l-Hüsna ve Tevhid hakikatlerine kilitlendim. Kerîm ve Vedûd gibi bazı isimleri, ya da istediğin isimleri seçip açarak bana gönderebilir misinİZ? Cevap 5: Esmaü’l-Hüsna konusunun piri, Üstad Bediüzzaman’dır. ÖzellikLe 30. Lem’a, ism-i A’zam bahisleri; 24. Söz’ün tamamı veya en azından 1. Dal’ı; ayrıca 32. Söz’ün 3. Mevkıfı’ndaki kadın ve çiçek bahsi; ayrıca 10. Söz’deki Hakikatler kısmı muhteşemdir. Bana sadece […]

Devamını oku ›
Nübüvvet ve İnsanların Peygamberlere İhtiyaçları

Nübüvvet ve İnsanların Peygamberlere İhtiyaçları

Eskiden beri insanların görüşleri müsbet ve menfi olarak ikiye ayrılmıştır.

Devamını oku ›
BİR MAHKÛM’UN SORULARINA CEVAPLAR-1

BİR MAHKÛM’UN SORULARINA CEVAPLAR-1

Soru 1: Ceza evinde görülen rüyalar ile özgürken görülen rüyalar arasında fark var mıdır? Cevap 1: İnsanın gördüğü rüyalar kişinin temelde karakter yapısına bağlıdır. Dışa dönük ve sosyal karakterli kişiler, dış dünya ve sosyal çevresi ile ilgili rüyalar görürler. İçe dönük ve asosyal karakterler ise, kendisi ve en yakın çevresi ile ilgili rüyalar görür. Rüyalarda kişisel gelişim etkin rol oynar. […]

Devamını oku ›
Risale-i Nurun Makam Tanzimi

Risale-i Nurun Makam Tanzimi

Osmanlıca Külliyat’ta olan her bir risale ve kısımların Latin harflerle basılan Külliyat’ta geçmediğini görüyoruz. Bunun bazı sebepleri vardır. Bazı mahrem risaleleri herkesin okumasına ihtiyaç olmadığı, aksine zararı olduğu açıktır. Herkese hitap etmeyen risaleler de Osmanlıcada bırakılmıştır. Ayrıca yanlış anlaşılabilecek bazı risaleler ve ifadeler Latin harflerle yayınlanmamıştır.

Devamını oku ›